1. bölüm

430 29 8
                                    

Hâlâ taşınıcağımıza inanamıyorum. Nasıl olurda bütün hayatımızı, komşularımızı, evimizi bırakıp apar topar bir yere taşınırız anlayamıyorum. İşte bunlar babamın tayininin çıktığından beri bozuk plak gibi söylediğim sözler. Ama dinleyen mi var? Adım Diana SKY. James ve Elizabet SKY'ın kızıyım. Tek çocuğum ve 15 yaşındayım. 3 gün önce annem, babamın işi yüzünden Londra'ya taşınmamız gerektiğini söyledi. Bu haber yüzüme tokat gibi çarpmıştı. Iswiçre'de oturuyorduk. Bahçeli evimiz bana bir köpek alma imkânı kazandırmıştı. Ama Londra'da binaya taşınacağımız için, saolsun ailem bu imkânımı elimden aldı. Yol kısa sürmüştü ama ben sonsuzluk gibi bir zamanın içindeydim. İyi bir Sherlock HOLMES hayranı olduğum için buraya gelince içim bi tuhaf oldu. Yeni evimize gelmek üzereydik. Ben camdan bakarken babam James bana gideceğim yeni okulumu gösterdi. Soluk pembe rengindeydi ve küçük bir okuldu. Eski bir basketbol sahası vardı. Altında da futbol kaleleri. Yanından hızlıca geçmemize rağmen gözüm okul kapısının önünde benden bir kaç yaş büyük ve sigara içmekte olan çocuklara takıldı. İçim bir korku kapladı. Ama tabii endişelenecek bir şey yoktu. En azından benim için. Ailem kendimi korumak için orta okulda beni askeri okula kaydetmişti. Yaniii, babamı bile dövebilirdim... kargo arabası arkamızdan geliyordu. Annem Elizabet'in bi binayı yerinden sökmediği kalmıştı. Onu bunu boşverin de yeni evimize (yada evden geriye kalanlara) gelince en büyük şoku yaşadım. Babam James (artık adını ezberlemişsinizdir) yol boyunca evimizi övüp durmuştu. Ama şimdi gerçek bir eve özlem duyuyorum. Burası soluk bir turuncumsu renkle boyanmış eski bir binaydı. Trafiğin ve pazarların bulunduğu sokak gibi bir yerde kalıyordu. Burada hiç huzur bulamayacağımızı en başından anlayarak babamın işine lanet okudum. Eski evimiz temiz ve huzurlu bir mahalledeydi. Okuluma fazla uzak deyildi. Yakın olduğum bir arkadaş gurubuna sahiptim. Öğretmenlerimiz ilgili ve kibardı. Her pazar ailemle pikniğe giderdik. Babam iş adamıydı ve çalıştığı bayiyi yönetiyordu. Annem çalışmıyormuş ama eskiden sporcuymuş. İlk başta kendi okulunda basketbola başlamış sonra onu ve onun gibi kızları beğenince okulları kızlar basketbol grubu kurmak istemiş ve işleri ilerleterek onları turnuvalara götürmüşler. Girdiyi son maçta ufak bir sakatlık geçirmiş ve takımı 2. olmuş. Galiba spor aşkım burdan geliyordu...

Gökyüzündeki KrallıkHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin