İnsanlar etrafımıza toplanmış durumda. O kadar kalabalıklaştılar ki Emma'yı göremez oldum. Başım ağrımaya başlıyordu... bize çarpmak üzere olan kamyon az ileride durmuş, yerde kaydığını belli eden tekerlek izleri vardı. Gözlerimi kapadım ve herkesin susmasını bekledim. Emma kalabalığın arasında tekrar fırlayıp yanıma geldi. Yüksek sesle herkesin susması için bağırdı. Ve bir anada ortalık sessizliğe boğuldu. Endişeli bir ifadeyle yanıma geldi:
"İyi misin?"
Ne cevap vermeliydim acaba.
"Ne oldu?"
"Hiçbirşey... seni kaldırıma çektim."
Ama ben buna inanmıyordum. Çünkü bir milim bile hareket etmediğime emindim. Çevremizdeki insanlardan bana gerçeği açıklaması için bakıyordum ama hepsi sessizliğini koruyordu. Ambülans ve polis geldi. Kamyonun şöförü olduğunu düşündüğüm birisi Emma'ya onu affetmesi için yalvarıyordu. Emma onu sakinleştirmeye çalışıyordu. Zaten adamın bir suçu yoktu. Yola atlayan kişi bizdik. Yinede polisler bizi karakola götürmek zorundaydı. İfadelerimizi almaları gerekiyordu. Adamı götürdüler ama bizim işimiz olduğu için onları ikna ettik ve gitmedik.
Ben hâlâ olanlara inanmıyordum. Beni o kadar kısa bir süre içerisinde kaldırıma çekmesi imkânsızdı. Ama ağzımı açmadım.Sonunda duraktayız... annem ve babam gözlerimin yaşlı, yüzümünde korkmuş bir ifade içinde olduğunu gördüklerinde meraklandılar. Bir açıklama istediler. Ama ben daha ağzımı açmadan Emma söze girdi:
"Sadece sizden ayrılacağı için biraz üzgün." Annem ve babam bana gözlerini doldurarak baktılar ve bunun sadece 3 ay süreceğini, sonrasında tekrar birlikte olacağımızı söylediler. Ama bunu söylerken sesleri titriyordu. Artık hiçbirşeyi sorgulamak istemiyordum. Otobüs kalkmadan son birkez aileme baktım. Çok üzgünlerdi... sanki birdaha hiç geri gelmeyecekmişim gibi.
Ve arkalarında onu gördüm... O adamı... Richard Elmer Fargo...
☆☆☆
Nefes nefese kalmışım. Otobüs çoktan kalkmıştı. Benim bu panik hâlimi gören Emma sordu:
"Neyin var?"
"Orda... ailemin tam yanında... onu gördüm..."
"Kimi?"
"Richar Fargo'yu"
O sıra Emma'nın yüzü aynı kafedeki gibi kireç gibi oldu. Gözlerinde korkmuş bir ifade belirdi. Bunu bu sefer normal karşılamaya çalıştım. Ailemin bir hırsıza bu kadar yakın durması beni korkutuyordu. Ama Emma'nın yüzünde beliren ifade bundan daha fazlası varmış gibi gösteriyordu. Kendini toparlamaya çalıştı ve benimle olan göz temasını kesti.
Yarım saat kadar yol aldıktan sonra iskeleye vardık. Tam neden iskelede olduğumuzu soracaktım ki boynumun arka tarafında bir ağrı hissettim. Gözlerim karardı. Son bilincimle Emma'ya baktım. Elinde bir iğne... boynuma saplamıştı.
☆☆☆
Gözlerimi tekrar açtığımda ahşap duvarları olan bir odadaydım. Başım felaket dönüyordu. Dışardan çok tuhaf sesler geliyordu. İkinci kez bayılacağımı biliyorum. Bunun için son gücümle ağayı kalktım. Küçük daire şeklindeki camsız pencereden baktım. Su vardı... bir sürü su... o an anladım ki bir gemideydim. Ve sonra tekrar etraf karardı.Göz kapaklarım yavaşça açıldı. Hayret... su yok, ahşap duvarlar yok, başım ağrımıyor. Burası çok güzel ve büyük bir odaydı. İpek yorganlı ve kuş tüyü yastıklı bir yatakta uzanıyordum. Ayağı yavaşça kalktım. Bütün baş ağrım gitmişti. Odanın girişindeki devasa kapıya doğru yürüdüm. Geçtiyim duvarlarda bir sürü kralın, kraliçenin ve hükümdarın olduğunu tahmin ettiğim fotoğraflar vardı. Çıkmadan dışardan gelen seslerle merak salıp pencereden baktım. Bir sürü insan. Dans ediyor, eğleniyor, şarkı söylüyordu. Sanki bir şeyi kutluyorlardı. O kadar korktum ki kapıya doğru adeta koştum. Kapının iki kolunu tutup tam açacaktım ki kapı dışarıdan açıldı. İçeri bir hizmetli girdi. Beni görünce o kadar şaşırıp sevindi ki elindekileri düşürdü. Sonra kendini toparlayıp:
"Merhaba prenses. Urahoma'ya hoşgeldin."
😱😱😱Arkadaşlar eğer yorum yapıp vote atarsanız beni çok mutlu edersiniz. Teşekkür ederim...

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Gökyüzündeki Krallık
Sci-fiHiçbir şeyden habersiz sıradan bir kız, nerden bilicek Uranos'un varisi olduğunu... Asırların en küçük ve ilk kız yöneticisi krallığı ayakta tutabilecek mi? Hadi hep beraber öğrenelim...