LEVİATHAN EFSANESİ

316 14 0
                                        

     Yahudi inancında ve kültüründe birçok gerçeküstü yaratıktan sıkça söz edilmektedir. Öyle ki bu yaratıkların adları önce Tevrat'ın farklı bölümlerinde, Biblik dönemden sonra ise; II. Bet Ha Mikdaş döneminden kalan Ölü Deniz Yazıtları'nda, Talmud'da, Midraşik kayıtlarda, ilerleyen yüzyıllarda önemli din bilginlerinin yorumlarında onlardan bahsedilmektedir.

     Bu efsanevi kahramanlar çağdaş yazarların roman ve kitaplarına da esin kaynağı olmuşlardır. Söz konusu yaratıklar; denizlerde yaşayan LEVİATHAN, karada yaşayan BEHEMOTH ve havada yaşayan ZİZ adlı yaratıklardır.

      Eski İbranice’de Leviathan, modern İbranicede Livyatan olarak söylenen bu ismin anlamı; ‘Kıvrılan, Bükülen’ demektir. Leviathan’dan Tevrat’ta bir su canavarı olarak söz edilir. Bu yüzden onun adı doğrudan su canavarı olarak da kullanılabilir. Edebiyat dünyasının çok ünlü romanlarından biri olan, Herman Melville’in MOBY DICK adlı eserindeki kahraman  su canavarı bir Leviathan’dır.

     YAHUDİ EDEBİYATINDA LEVİATHAN;

     Yahudi edebi kaynaklarında Leviathan, denizlerin en diplerinde yaşayan bir canavar olarak betimlenir. Diğer bir efsanevi yaratık olan Behemoth ile birlikte, Kıyamet Günü, gerçek inançlılara destek olacaktır.

     Midraş kitabına göre, Leviathan yaratıldığı zaman, önceleri erkek ve dişi olarak çift yaratılmışlardı. Fakat çoğalmaları halinde; dünyadaki canlıları yok edebileceklerini düşününce, Tanrı dişi olanı öldürdü ve etini, kıyamet gününde, Maşiyah geleceği zaman, gerçek inançlıların yiyebilmesi için sakladı.

     Raşi Yaratılış Kitabı ile ilgili yorumlarının 1:21 satırını şöyle yorumlar: “Tanrı su canavarlarını yarattı” cümlesi, efsaneye göre Tanrı, dişi ve erkek Leviathan’ları yarattı. Sonra dişiyi öldürdü, etlerini tuzlayarak inançlılara dağıttı. Böylece canavarlar çoğalmadı ve insanlara zarar veremedi” şeklindedir.

     Talmud kitabının Baba Batra 74 b bölümünde "Leviathan yok edilecek,eti de kıyamet günü inançlıların sukasında yemek olarak sunulacaktır.Leviatan’ın derisi sukanın tentesi olarak kullanılacaktır.O gün inançlılar şöyle dua edeceklerdir ‘Evreni ve hepimizi yaratan Tanrı’m, şimdi  Leviathan’ın derisinden yapılan bu sukada oturup yemek yiyor ve sana şükrediyorum.Gelecek yıl Yeruşalayim’de olmayı diliyorum."

     Bütün Agada kitaplarında olduğu gibi, Yohanan bar Nafa'nın kitabında da Leviathan’ın anormal büyüklükteki boyutlarından bahsedilmektedir.” Önce hepimiz bir gemiye bindik. Birdenbire, başını denizden çıkaran bir balık gördük. Daha önce anlatıldığı gibi boynuzları vardı. Diğer deniz yaratıklarına hiç benzemiyordu.300 mil hızla yüzen Leviathan’ın kuvvetli ve yırtıcı dişlerini gördük.” Rabbi Yohanan’ın yanında olan Rabbi Dimi ise; "Leviathan acıktığı zaman ağzından yayılan ateşlerle, denizin diplerinin sularını kaynatır. Ve eğer başını kaldırıp, cennete daldırırsa, hiç bir canlı yaratık onun tarafından yutulup yenmekten kurtulamaz. O,aslında Akdeniz’de yaşar ve Yarden(Ürdün) Nehri’nin suları, onun ağzından dökülürler."

     Midraş'ın, Pirke le –Rabbi Eliezer bölümünde, Leviathan'ın,balinanın içindeki Yona'yı(Yunus Peygamber), balina ile birlikte yuttuğundan bahsederken, canavarın bir balinayı bütün olarak yutacak bir güce sahip olduğunu anlatmaktadır.

Tevrat'ta Leviathan;

İyov (Eyüp) kitabının 41. bölümünde, Tanrı’nın İyov’a hitaben yaptığı konuşmada, Leviathan bütün detaylarıyla anlatılmaktadır.

"Livyatan’ı olta ile çekebilir misin?
Burnuna sazdan ip takabilir misin?
Yahut çengelle çenesini delebilir misin?
Sana çok yalvarır mı?
Sana tatlı sözler söyler mi?
Ömrünce kölen olmak üzere seninle anlaşır mı?
Kuşla oynar gibi onunla oynar mısın?
Onu kızların için bağlar mısın?
Balıkçılar onu satın alırlar mı?
Tüccarlar arasında onu pay ederler mi?
Derisini kancalarla doldurabilir misin?
Başını da balıkçı zıpkınları ile? (…)
İki çenesinin arasına kim girebilir?
Yüzünün kapı kanatlarını kim açabilir?
Çepeçevre dişleri dehşettir. (…)
Aksırmaları ışık saçar.
Gözleri de fecrin kirpikleri gibidir.
Ağzından alevli meşaleler çıkar…
Burun deliklerinden duman çıkar…
Soluğu közleri tutuşturur,
Ve ağzından alev çıkar (…)
Yüreği taş gibi serttir…
Üzerine varılsa kılıç işe yaramaz
Ne mızrak, ne kargı, ne de zırh…
Derin suları bir kazan gibi kaynatır…
Karada benzeri yoktur
Korkusu olmasın diye yaratılmıştır."

EfsanelerBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin