Çağla’dan
Yan hücreme gelen yeni mahkum bütün gece ağlayıp kendi kendine sayıklayıp durmuştu. Neden girmişti içeri merak ediyordum.. Bizim koğuşa gelince hepsini öğrenirdim..
Gün ışımaya başlayınca, son bir aydır durmaksızın ağrıyan başıma masaj yapmaya başladım. Sürekli ağrıyordu ama neden anlamamıştım..
Kilit sesini duyunca, yattığım yerden doğruldum. Derin içeri girince bir oh çektim.. Derin ile uğraşması çok sarıyordu. “Beni çok özlüyorsun demi Derin..” dedim. Gözlerini devirip “Yaa sorma ölüyorum hasretinden.. Hadi kalk Banu hanım seni istiyordu..” dedi.
Sabahın köründe, kargalar bokunu yememişken.. Ayağa kalkıp önünden dışarı çıkıp beklemeye başladım. Derin kolumdan tutunca onunla beraber adımladım.
“Sen değil de Banu hanım özlemiş belli.. Ne derdi varmış sabah sabah..”
“Bilmiyorum..” dedi. Yeme beni Derin..
“Nasıl bilmezsin Derin ama.. Ya beni öldürürse bak kardeşsiz kalırsın..”
“Bir sürü kardeş bulurum kendime..” Dediklerine güldüm “Hiç biri ben etmez.. Hem beni hemen unutacak mısın aşk olsun Derin..” dedim.
“Ben seninle nasıl kanka oldum anlamış değilim..”
“Benim havama dayanamadın ondan hep.. Bide ilk mahkumun benim ya hep özel olacağım.”
“Çok özelsin.. Tamam ciddi olalım..”
“Emredersiniz komutanım.”
Derin çaktırmadan gülerken, yönetim koridoruna saptık. Derin kapıyı çalıp beni ileri doğru hafifçe ittirdi.
Oturan Esra'yı görünce kaşlarımı kaldırdım ne alakaydı.. Esra buradaysa bana laf söylemek düşmezdi.. Bakışımdan anlamış olacak ki, hafifçe kafasını salladı. Sadece o cevap verecekti..
“Geç otur bakalım Çağla.. Sizinle bir konu hakkında konuşmak istiyorum..”
Esra yerinde dikleşti “Evet Banu Hanım, sabahın köründe ne konuşacaksınız merak ediyoruz.” Dedi. Esra bacım bayılıyorum sana..
“Gece yeni bir mahkum geldi.. Zengin bir ailenin çocuğu, onu sizin koğuşunuza vereceğim.. Onu korumanızı istiyorum..” dedi.
Esra bir kaç saniye durakladı “Koruyalım korumasın da, uyuşturucu kullanıyorsa yanımıza bile yaklaşmasın.” dedi.
“Hayır, temiz çıktı..”
“Peki. Kimmiş neciymiş bu kız..”
“Gece Karadağ. Karadağ’ların varislerinden biri..”
Oha oha yüz kere oha.. Ne işi vardı burada.. Esra'da küfür etmemek için dudağını ısırdı.. “Türkiye’nin zenginlerinden birinin kızı ne yapmış olabilir de buraya düşmüş olabilir..” dedi.
“Tecavüz etmeye çalışan birini bıçaklamış..” dedi. Duyduklarımdan sonra yumruğumu sıktım.. Şerefsiz piç.. Esra kızarırken “Peki o şerefsiz ölmüş mü?” diye sordu..
“Hayır ağır yaralıymış.. Zengin bir ailenin çocuğu oda.. Yani nüfuz savaşı verecekler.. O aile Gülden eliyle, kızdan kurtulmaya çalışacaktır diye tahmin ediyorum.” Dedi.
Esra günlük sinir krizine girerken elini önündeki masaya vurup “Hayatta izin vermem. Kızı koruyacağız ama Gülden’i seçerse.. siz anladınız Banu hanım..” dedi. Gülden hepimizin canını yakmıştı..
“Teşekkür ederim hanımlar.. Şimdi kahvaltıya geçebilirsiniz..”
Gardiyanlar içeri girerken, Derin varmı diye bakındım ama ortalıkta yoktu.. Dışarı çıkar çıkmaz, Esra bana doğru bakmaya başladı.
“Kız seçimini yapsın.. Gülden’i seçerse kendi haline bırakırız.” Dedi. Kafamı sallayıp onayladım. Gülden’i seçeceğine intihar etse daha iyi olurdu..
“Haklısın.. ama ilk önce güzelce anlatırız..” dedim.
“Anlatırız tabi..” dedi. Yemekhaneye yaklaşınca, gardiyan bizi bıraktı..
Gece'den
Yandaki hücrenin sesini duyunca, gözlerimi geri açtım.. Geldiğinden beri ağlıyordum, gözlerim şişmişti. Aklımdan tek düşünce geçiyordu.. Ya o şerefsiz ölürse..
Kapımın önünden geçerken konuşmaları kulağıma geldi..
“Sen değil de Banu hanım özlemiş belli.. Ne derdi varmış sabah sabah..”
“Bilmiyorum..”
“Nasıl bilmezsin Derin ama.. Ya beni öldürürse bak kardeşsiz kalırsın..”
Gardiyanla sanki arkadaşıyla konuşur gibi konuşuyordu.. Anlam verememiştim..
Ne kadar daha orada öyle oturdum bilmiyorum ama hücremin kapısı açılınca hemen ayağa kalktım. Dün gece beni karşılayan gardiyan buradaydı..
“Gel bakalım Gece, baban ve avukatlarınız geldi..” dedi.
Hemen yanına geçip ilerlemeye başladık.. Görüşme odasına gelince, Derin hanım kapıyı açtı.
Babamı görünce hemen boynuna atılıp sarıldım.. Son yarım saattir olmayan gözyaşlarım geri düşmeye başladı..
Hüngür hüngür ağlamaya başlayınca babam yanaklarımdan tutup, gözlerimin içine bakmaya başladı..
Benim gibi mavi gözleri dolu doluydu.. “Gece'm güzel kızım benim.. Ne olursa olsun seni kurtarmak için elimizden geleni yapacağız.. Tamam mı babacığım.” Derken gözyaşlarımı siliyordu.. Kafamı salladım. Alnımdan öpüp, sandalyeyi çekti.. Oturunca karşımda ki avukatlara bakmaya başladım..
Uzun boylu bir adam ile kızıl saçlı bir kadın avukat vardı..
“Merhaba Gece Hanım.. Öncelikle geçmiş olsun.. Ben Erhan Özsoy..” diye kendini tanıttı. Kafamı sallayıp kadına döndüm.
“Bende Azra Kaya.. Geçmiş olsun..”
“Teşekkür ederim.” Deyip yan tarafımda oturan babama döndüm.. “Bu genç avukatlar mağdurların böyle davalardan hep başarıyla yada az bir ceza alarak çıkmalarını sağlamışlar.. Bende bize çok yardımcı olacaklarını düşündüğüm için, yardım istedim..” dedi. O kadar laftan sadece birini seçmiştim. Ceza..
Bakışlarım Azra hanıma kaydı.. “Gece Hanım öncelikle, gece yaraladığınız Tunç Erdener organ kaybına uğradı.. Kullandığınız çakı ile pek mümkün olmayan birşey.. Büyük ihtimalle ceza alın diye karaciğerinin bir kısmı alındı.. Aldırıldı.. Bu durumda ağır yaralamaya giriyor. Nefsi müdafa dahi olsa ceza veriyorlar maalesef..” dedi. İdrak etmek için bir kaç saniye öylece durdum.. Babam elimi tuttu.
Azra hanım “Ama kamera kayıtlarında alenen suçlu o.. Deniz hanım kayıtları kopyalamasaydı, kayıtlar silinecekmiş. Deniz Hanım, Erdenerler kayıtları silerken gizlice kameraya aldırmış.. Bu bizim için avantaj olacak ve Tunç Erdener’in taciz ve tecavüzden en az 15 yıl.. ona yardım edenlerin yardım ve yataklıktan en az 5 yıl ceza almalarını sağlayacağız..” diye devam etti. Ablam onun için mi yanımdan gitmişti..
Anladım derecesinde kafamı salladım. Babama döndüm.. Kardeşlerim ne yapıyordu.. Özellikle Güneş öğrenmişmiydi..
“Şebnem, ablam ve Güneş nasıl..”
“Şebnem olayın şokundan ancak çıkabildi.. Deniz ortalıkta yok ama dün merkez de kavga çıkartmış.. Güneş'in haberi yok.. Yalın’ı arayıp öğrenmemesini istedim..”
Güneş belli bir süre daha öğrenmemeliydi..
“Anladım baba.. Yani bir süre daha buradayım anlaşılan..” dedim.
Erhan bey “Maalesef öyle Gece Hanım.. En ince ayrıntısına kadar sık dokuyup sizi çıkartacağız..” dedi.
Umarım çıkartırlardı...
Çağla’dan
Kahvaltıdan sonra kısmımıza dönüp, Banu hanımın bize dediklerini kızlara anlatmaya başladık.. Gülden durumu çıkana kadar kızı koruma kararı aldık..
Millet benim arkama bakmaya başlayınca, arkamı döndüm. Derin'in yanında giren kıza bakmaya başladım.. Mavi gözleri buradan bile belli oluyordu.. Çok güzeldi, fazlasıyla güzeldi.. Kalbim teklerken derin bir nefes aldım..
Korkuyla bizlere bakarken Derin onu benim hücremin yanına doğru yönlendirdi.. Ben geri kızlara döndüm.
Esra tek kaşı kalkmış bize bakıyordu.. Ceylan abla “Maşallah bu kız neymiş öyle..” diye ilk tepkiyi verdi.. Gizem “Bu gacıyı biz nasıl koruyacağız..” diye devam etti.. Diğer kızlar bu dediklerine kafa salladı..
Esra'ya baktım.. Bakışından, başıma bir çorap öreceğini anladım..
“Çağla ilgilenecek..”_________________
Merhaba Arkadaşlar
Bu ceza hakkında bir kaç birşey söylemek istiyorum.. Hukuk dersi gördüm. Ceza hukunu az çok biliyorum.. O yüzden cezaları kendi kafama göre şekillendireceğim haberiniz olsun.
Umarım beğenirsiniz.. 😇

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Heyhat (GirlxGirl)
General FictionGece Karadağ Buradaydı... Burada yaşadı... Burada çok şey yaşadı... Burada sevdi... Burada sevdiğini kaybetti... Burada öldü... Buradan gitti... .... "Sana bakınca, zaman ve mekan kavramı mı yitiriyorum Çağla.." Çağla, yorgun da olsa sevdiği kadını...