Geçmiş-16.Bölüm

1.1K 115 15
                                    

Gece'den

Çağla ile Ceylan abla koğuştan çıkınca, hemen hücreme gidip üstümü değiştirdim. Hücremden hızla çıkıp Gizem'in hücresinin önüne geldim, daha yemeğe gitmemişti. Kapısını tıklatıp, kafamı kapıdan uzattım. “Gelebilir miyim?” diye sordum.

Okuduğu kitaptan kafasını kaldırıp “Tabi gel.” Dedi.

İçeri doğru ilerleyip tam önünde durdum.

“Bir sorun mu var Gece?”

“Senden bir şey isteyeceğim.”
....

Çağla'dan

Yemekhaneye geldiğimizden beri, Derya bana  pis pis gülüp duruyordu. Hayırdır derecesinde kafamı sallayıp gözlerimi kıstım.

“Ne var, niye öyle bakıyorsun.”

“Hayırlı olsun kardeşim.. Bizi ne zaman diyeceksiniz acaba..”

“Gece ne zaman isterse.. Şuan utanıyor.”

Esra bana dönüp “İlk dakikadan, hanımcı olarak tarihe geçtin. Tebrik ederim Çağla..” dedi.

Derya, Esra’nın koluna vurup “Hanımcı olmanın neresi kötü, anlat bakalım Esra Hanım.” Dedi.

“Kötü bir şey değil birtanem..”

Ceylan ile ikimiz gülmeye başlayınca, Esra bize gözlerini kısıp bir bakış attı.

“Gülmeyin. Gece ile Gizem geliyor. Çağla saklan bence...”

Gülmeyi kesip, konuşa konuşa gelen ikiliye baktım. Gece'nin ciddi hali beni endişelendirdi.

Gece yanıma oturup bana gülümsedi. Gizem ise ikimize bir bakış atıp, Aylin ile konuşmaya başladılar.

Elimi dizine koyup “Niye yan yana geldiniz bir sorun mu oldu?” diye sordum.

“Endişelenme bir şey yok. Hadi yemeklerini yemeğe başla , güçlü olman lazım.”

Kafamı sallayıp, yemeklerime döndüm. Gülden içeri, köpekleri ile gülerek içeri girdiler..

Bizim masaya bakıp gülmeye devam edince, Gece yerinde huzursuzca kıpırdandı..

“Karadağ.. Duyduğuma göre hücrede kriz geçirmişsin. Uyuşturucu bulamayınca kendinden geçtin galiba.. Bu kadar keş olduğunu bilmiyordum.”

Gece yavaşça ayağa kalktı.. Gülden’e bakıp “Bana bulaşma yoksa fena olur.” Dedi. Ben Gece'nin kolundan tutarken, Gülden ayağa kalktı. Bizim ekip topluca ayağa kalkarken, Gece aradan yavaşça yürüdü.

“Bak sen, ne yapacaksın göster bakalım.” Gülden’in bunu demesiyle, Gece ileri doğru hızla atılıp, sol elinin tırnaklarını Gülden’in yüzüne hırsla geçirdi. Sağ eliyle saçını kavrayıp aşağı doğru çekerek, dizlerinin üstüne çökmesini sağladı.

Bazı mahkumlar gardiyanlar gelmesin diye kapıyı  tutarken, ben Gece'ye doğru ilerlemeye başladım.

Cebinden çıkarttığı, emaneti Gülden’in boğazına dayayıp “Sakın kımıldamayın.. Sana gelince Gülden, bir daha benimle uğraşma. Yoksa hayatımı düşünmem, seni bir köşede öldürürüm. Duydun mu beni..” Dedi.

Gülden kafasını sallayıp “Duydum bırak beni..” dedi.

Gece bana bakıp Gülden’i hızlıca  hızla yere itti.. Gece'nin elinde ki emaneti, Esra hızla alıp hemen Aylin'e verdi. Esra kafasını sallayınca kapının önünden hemen çekildiler.

Derin hemen, Gece'nin koluna yapışırken, hızla yemekhaneden çıkarttı. Arkasından ilerleyecekken, önüme Hüseyin dikildi..

“Geri bas Çağla. Hepiniz koğuşlarınıza dönün çabuk.” Diye bağırdı. Esra yanıma gelip “Gece'nin nereye gittiğini söyle bize.” Dedi.

“Banu Hanım'ın yanına götürüldü.. Şimdi koğuşuna git Esra. Çağla ilaçlarını ben revirden getiririm hem de Gece'nin durumunu öğrenirim.”

Kafamı sallayıp, Esra’nın beni çekelemesine izin verdim. Koğuşa gelince hemen, Esra'nın odasına geçtik.

“Gece'ye hanginiz emanet verdi. Mal mısınız siz.”

Gizem elini kaldırıp “Ben verdim. Ama senin haberin olduğunu ve hatta şifremizi söyledi. Şifreyi söyleyince bende verdim ne bileyim böyle bir bok yiyeceğini.” Dedi.

Elimi anlıma vurdum. Esra, hırsla elinin masaya vurup “Bütün emanetleri kaldırın ortadan. Bundan sonra sadece ben vereceğim.” Dedi.

Hepimiz kafamızı salladık. Başıma keskin bir ağrı girerken, elimle başımı tuttum. Hadi ama hiç zamanı değildi. Hepsi endişeyle bana bakmaya başladı.

....

Gece'den

Son 5 dakikadır, Banu Hanım ile karşılıklı durmuş barışıyorduk. Önümde bir ileri bir geri gidip duruyordu.. Kapının tıklatılmasıyla “Gel” diye bağırdı.

Gülden yüzünde yara bantlı şekilde içeri girdi.. Boyunda ki kanları görünce gülümsedim. Keşke daha derin bastırsaymışım.

“Öncelikle Hanımlar.. Aranızda ne düşmanlık var bilmiyorum ama bu böyle giderse ikinizi de hücreye atarım haberiniz olsun. Gülden, Gece'yi tahrik etmekten hücreye gideceksin.”

“Bana saldıran o, hücreye giden ben. Zengin çocuğu olunca böyle oluyor demek ki.”

“Bana bak.” Yana adımlarken, Derin aramıza girdi.

“YETER. Gece bir laf söylersen sende yanına gidersin. Sana gelince Gülden, Tahrik eden sensin. Gece'de ceza alacak merak etme. Şimdi Derin, Hüseyin’e  söyle Gülden’i hücreye götürsün.”
Derin, Gülden’i dışarı çıkartırken, Banu Hanım bana baktı.

“Sana ne oluyor Gece..”

“Damarıma basıyorlar Banu Hanım. Olmadığım birine dönüşüyorum onlar yüzünden.”

İçimdeki uyuyan canavarı uyandırıyordum.

“Cezana gelince bir hafta havalandırma yasak. Ablan gelmeden cezan bitsin Gece.. Beni onunla uğraştırma. Şimdi çıkabilirsin.”

“Bir dakika ablam sizi niye uğraştırsın ki.”

Tamam bu söylediğime inanamıyordum ama öğrenmem lazımdı. Deniz Karadağ, Allah bilir ne yapmıştı. Kadın böyle demişti.

“Çağla’nın seni dövdüğü gün buradaydı.”

“Ne. Ama ben o gün onunla hiç görüşmedim.”

“Evet. Sen baygınken geldi yanına.. Ama ondan önce Çağla’nın yanına girdi.”

Korkuyla ona bakarken yutkundum.
“Çağla ile 5 dakika kadar konuştu ondan sonra çıktı. Ne konuştuklarını bilmiyorum ama Çağla bembeyazdı.”

Derin bir nefes verdim... Ablam Çağla ile birlikte olduğumu duyunca ne tepki verecekti çok merak ediyorum.

Heyhat (GirlxGirl)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin