Geçmiş-18.Bölüm

1K 112 27
                                    


Gözlerim hareketsizce yatan kardeşimdeydi. O kadar kötü bir haldeydi ki tarif edemiyordum. Gözlerimden yaşlar süzülürken, silmeye tenezzül bile etmedim.

“Uyumayı çok seversin biliyorum ama bu kez uyan be kardeşim uyan... Lütfen uyan. Lütfen...”  sesim yavaşça kısıldı..

Ellerimi, camın üstüne koyunca kelepçelerim cama vurdu. Çıkan ses ile bakışlarım bileklerime kaydı. Kendi hayatımı mahvettiğim gibi kardeşimi de peşimden sürüklüyordum. Benim yüzümden olmuştu.

Ablamın yansımasını camdan görünce ona doğru döndüm. Elini omzuma koyup “İyi olacak. Şebnem güçlüdür biliyorsun.” Dedi. Gözleri ağlayamadığı için kıpkırmızıydı..

Şebnem’e geri dönüp “Biliyorum.” Diye mırıldandım.
Bir süre sonra  “Elif daha uyanmadı demi..” diye sordum.

“Hayır. Buraya geldiğimizde kötü bir sinir krizi geçiriyordu. Hemen sakinleştirici yapıldı. Zaten hırpalandığı için vücudu güçsüzdü.”

Ah be Elif'im...

“Benim yüzümden.”
Mırıldanmam ile ablam bana sinirli bir şekilde baktı. Umursamayıp geri Şebnem'e doğru döndüm.

Derin'in bana doğru yürüdüğünü  görünce ona  döndüm. Elindeki anahtarı sallayıp “Kelepçelerini çıkartayım gel...” dedi.

Derin kelepçelerimi çıkartınca, ablama bakıp Derin’in koluna dokundum. Sesimi alçaltıp “Çağla’nın haberi var mıdır?” diye sordum.

“Hüseyin söyleyecekti.. Endişelenme, Esra ona göz kulak olur.”

“Olur biliyorum da.. Bir yerde bayılmasından korkuyorum.”

“Seninle birlikte olmaya başladığından beri bayılmadı Gece. Sakin ol olur musun? Zaten canın Şebnem için yanıyor. İyice kendini strese sokma.”

Evet canım kardeşim. Şuan odak noktan kardeşimiz olmalı. Sevgilin değil.”

Ablamın sesiyle yavaşça arkamı döndüm. Sinir tepeme çıkarken “Ben kardeşimi her zaman düşünürüm abla.” Dedim.

Ablam hiç istifini bozmadan “Belli oluyor. Seni dövmüş birini soruyorsun.” Dedi. Ses tonundan bunu onaylamıyordu belliydi.

“Bana hala zarar vereceğini mi düşünüyorsun?”

“Evet. O kızdan seni korumak istedikçe, sen ona gidiyorsun. Sana çok zarar verdi. Daha da verecek
..”

“Sen bizi dışarıda koruyamadın ki, içeride koruyasın. Beni geçtim, sen kendi öz kardeşini dahi koruyamadın. Hani bizi korumaktan bahsediyorsun ya..  Eğer yetişeydin şuan, burada bu şekilde olmazdık. Nede ben şuan Çağla diye birini tanıyordum. Nede Şebnem yoğun bakımda yatıyor olmazdı.”

Ağzımdan çıkan laf bir ok gibi ablama giderken, eli havaya kalktı. Yüzüme okkalı bir tokat beklerken kendini bir adım geriye atıp elini aşağı indirdi. Gözlerinde ki kırgınlık dalgası geçti. Kafasını iki yana salladı. “Yazık. Çok yazık.” Dedi. Söylerken ki ses tonu ise acı çeker gibiydi.

Napıyorsunuz siz.”

Annemin sesiyle ikimizde ona doğru döndük. Annem, babamın kolunda hızlıca yanımıza geldi.

“Kardeşiniz içeride canı ile cebelleşiyor siz kavga mı ediyorsunuz. Eğer bir daha kavga ederseniz, Gece  seni cezaevine geri yollatırım. Deniz seni de hastaneye aldırmam. Duydunuz mu beni.”

Sessizce kafamı salladım . Deniz ablam yüzüme kırgın bir şekilde bakıp annem ile babama döndü.

“Anne, baba  ben aşağıda olacağım. Şebnem uyanırsa bana haber verir misiniz?”

Heyhat (GirlxGirl)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin