Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Boynunda ara ara gidip gelen bir sıcaklıkla gözlerimi zorla açmaya çalışıyordum kafam sanki vücüdümüm altında kalmış gibi hereket etmekte zorlanıyordum göź kapalarımda güneşin sıcaklığını his eder gibiydim bedenimin üstünten sanki bir tren geçmiş gibiydi her yerim ağrıyla sızlıyordu kalkmak icin bedenimi haraket ettirmeye çalıştım ama bu çok zordu ne kadar bu durumdaydım ve bu duruma nasıl düşmüştüm hiç bir fikrim yoktu yavaşça gözlerimi açıp hafifçe kendimi yükarı çekmeye çalışıyordum ama kollarım beni kaldıramıyacak kadar güçsüzdü terar denemeliyim bu sırada omuzumdaki beden hareket etmişti kulaklarımda bir çınlama başım dönüyordü kollarım iplerle bağlanmış gibi hereket ettikçe bir yerlere takılıyor gibiydi .
Ezhar şükürler olsun diye bir ses duymuştum neden sese doğru dönemiyordum boynumda inanilmaz bir baskı vardı demin bana seslenen beden benim görüş açıma girmişti . Doruktu bu yanımdaydı nasılsın diye sordu bana ne oldu neden hareket edemiyorum ve her tarafım acıyor doruk ezhar hatırlamıyorsun sen bir kaza geçirmişsin arkadaşların ambulans çağırıp hastaneye getirdiler durumun gerçekten çok kötüydü seni kaybedecem diye çok korktum şükürler olsunki kendine gelebildin eğer uyanamasâydın kötü şéyler olabilirdi doktor bizi çok korkttu kafanı çok sert çarpmışsın uyanamasaydın komaya girebileceğini söylemişti meriçin son söyledikleri aklıma gelmişti beynimde fırtına kopmuş gibiydi ve herşey darma dağın parçalarım dört yana savrulmuş gibiydi hala bana nefretle bakan gözleri canlanıyordu dişlerimi sıkıp ya meriç diye sordum meriç kim diye sordu ve ben daha cevap vermeden o piçmi sen hala onumu düşünüyorsün kaza olduktan sonra oradaki herkes hastaneye gelmiş koridorda beklemişler doruk bizim eve anneme gelip gelmediğimi sormak için geldiğini bu sirada kazadan haberi olduğunu söylemişti doruğun arabasına binerek hastaneye gelmişler bu sırada sınıf arkadaşım tuğçe meriçin yakasından tutmuş ve bunlar hepsi senin suçun diye bağırdığını söyledi doruk tuğçe meriçi biraktıktan sonra ona ne olduğunu sormuş ve herşeyi öğrenmiş olduğunu söyledi meriçin bana sarf ettiği bütün cümleleri eksiksizce doruğa söylemişti meriçle aranızda ne var diye sordu doruk
Bunu konuşmak istemiyorum diyerek kafamı ellerimi tutmuş ellerine bakıyordum doruk elimi biraz daha sıktı bana lütfen söyle bu onun yanına bırakmazsın diyerek doruk lütfen bu konuyu kapat ve bir doktor çağır canım yanıyor diye cevap verdim kafasını sallayarak onayladı ve dışarı çıktı bu sırada annem ve babam ağlayarak içeri girdi bizi çok korkuttn diyerek annem boynuma sarıldı annem lütfen yavaş ol canım yanıyor diye acıyla beni bırakmasını söyledim annem af edersin oğlum diyerek geri çekildi babam kaza nasıl oldu diye sordu hatırlamıyorum daha fazla soru sormalarını istemiyordum emre ezhar uyanir uyanmaz bana haber ver diye telefon numarasını doruğa vermiş az sonra doktor ve doruk içeri girdi doktor bir gözden geçirdiktan sonra çok şanslısın evlat bu günde yuyanamasaydın ümidimizi kaybedecektik annem allah korusun diyerek korkuyla ve ağlayan gözlerle bana baktı doktor biraz dinlenmesi için hastayı yanlız bırakmalısınız diyerek odadan onlara dışarda beklemelerini söyledi doruk içerde biraz daha kalamazmıyız diye sordu tekrar girersiniz ama şimdi onu yanlız bırakın diye cevap verdi doruk hiç yanımdan ayrılmak istemiyordu .
Ama çıkması gerektiğini biliyodu tamam meriç ben aşağıda olacağim bir sorun olursa hemen gelirim diyerek odadan çıktı annemde yanağıma bir öpcük kondurarak onlarda çıktılar yanlız kalmıştım hemşire içeri girip bir ağrı kesici yaptiktan sonra oda çıkmıştı oda derin bir sessizliğe burunmuştu kafamda milyonlarca soru vardı ve hiç birine mantıklı bir cevabım yoktu az kalsın hayatıma mal olacaktı diyerek meriçin söylediği sözler aklıma geliyordu gözyaşlarım istemsizce akıyordu kendime direnmeye çalışıyordum buna değermiydi bilmiyorum lanet olsun sana meriç hala senin için ağlayan gözlerime lanet ediyordum hıçkırıklarımı içime doğru bastırıyor dışarı çıkmasınlar diye ağzımı sıkıca bastırıyordum kapı birden açıldı yine hemşiredir diye kafamı kaldırmadan öylece hareketsiz kaldım nasılsın meriç diyen sese doğru yavaşça kafamı kaldırdım beynim sanırım benimle oyun oynuyordu bu olamaz diye içimden geçirdim hayatımın içine eden beni azraille göz göze getirin bu olamaz bu kadar yüzsüz olamaz diyerek kafamı kaldırdım senin burda ne işin var diye bağırdım çık dışarı meriç ezhar lütfen beni af et böyle olacağını bilemezdim af et diyerek gözleri ağlamaktan kan çanağına dönmüş gözleriyle bana bakıyordu ulan sen beni anlamıyormusun siktir git hayatımdan çık tabi sayende ne kadar hayatım kaldıysa hala gelmiş bir de utanmadan af diliyorsun .
Hayır diye cevap verdi burdan gitmek istemiyorum taki sen beni af edene kadar ezhar hayatımdan ve odadan siktir git diyorum bir daha ne seni nede sesesini ne duymak nede görmek istemiyorum meriç yani benden vazmı geçiyorusun ezhar diye sorudu lan siktir git ben senide senin için atan bu kalbide ve senin için yaşayan her zerremi sikeyim lan ben hayallerimi çarmaga gerdim sen daha neyi soruyorsun yanıma yaklaştı elimi tutmak için elini uzatmıştı yüzümü yan tarafımda duran pecereye döndüm kollarımı birleştirdim bana yaklaşmasını istemiyordum o sırada bir yumruk sesi duymuştum lan piç senin burda ne işin var siktir git belanı saydırma diye bağırdı doruk onu kolundan tutup dışarı atmaya çalışıyordu o buna dirensede karşı koyamıyordu doruk ondan çok daha güçlüydü.
Korkma dedi doruk o piçin sana tekrar zarar vermesine izin vermiycem onu dışarı atmıştı teşekkürler doruk sen gelmeseydin ne yapardim bilmiyorum diye cevap verdim bana izin ver sana yardım etmek istiyorum ama sende ondan uzak durman gerekiyor ezhar onu artık hayatımda istemiyorum derken bile içim acıyordu gözlerim dolmuştu ve kendimi çok çaresiz his ediyorum doruk bana yaklaşıp sarıldı ve ben seni asla bırakmıycam diyip saçlarımın kokusunu derince içine çektiğini his ettim o an onun kollarinda kendimi güvende his etmiştim güçlü kollarıyla beni gitgite daha sıkı sarıyordu canım yanıyor diye mırıldandım doruk ;üzgünüm bal böceğim diyerek ellerimi dudağına götürüp öptü...