Doruk o beynimi siken son sözünü söyleyip çekip gitmişti artık beni okadar iyi tanıyorduki kafamdan neler geçtiğini biliyormuş gibi beynimi kemirecek en ince ayrıntıyı bulup bunu içime atmaktan çekinmiyordu benim en zayıf noktam meriçti ve o bunu çok iyi biliyordu.
Doruk o fotoğraftan bahsedince yine o gün canlanmıştı karşımda ne kadar güzel bir anıydı hayatımda meriçle ilk o gün bu kadar yakındık bir yetişkin olarak ilk o gün his etmiştim kalbimin ona karşı degesini nasıl kaybettiğini .
Mericin ensemdeki elinin sıcaklığını hala his eder gibiyim .
Bu piç nasıl oluyorda beni bu hale getirebiliyordu hayat tecrubelerini sanki benim üzerimde deniyordu belkide oda ayni şekilde his ediyordu bu yüzeden can damarıma basa biliyordu doruk bundan emindi ben onun teklifini kabul edecektim bundan emindi .
Peki ya sonra ne olacaktı ve bunu neden kanıtlamak zorundaydık.
Yaşanmış ve bitmiş bir ilişki için neden bu kadar çaba bu neyi değiştirecekti .
Doruk erhana sadece acı çektirmek istediğini söylüyor ama kendi acısını görmezden geliyordu.
Oynamak istediği bu oyun beni çok korkutuyordu kafam milyonlarca düşünce ile darmadağın haldeydi ve ne yapmalıydım belkide onu red etmeliydim belkide bu sayede bende dorukta hayatımıza bir çeki düzen verebilirdik .
Kafamı iki elimin arasına alarak derin bir of çektim kararsızdım ve bu duygu beni derin bir çukurda karanlıkta bırakıyordu .
Doruk yarın yine geleceğim bunu oturup konuşalım ve senden ricam bunu ikimizin iyliği için yap lütfen.
Artık istersen karşına bir daha çıkmam .
Zaten burak bir süre burda olacak sadece o gidene kadar sonra yemin edrim sen hayatımdan çık dersen bir daha yoluna bile çıkmam .
Bu düşünceler beynimde dönüp dururken sanırım ona bir iylik borcum vardı o benim hiç bir anım da yanlız bırakmamıştı ve benim arkadaşımdı .
Şuan benden bir iylik istiyordu ve bu defa sıra bana gelmişti.
Çokta zor olmasa gerek yapacağım tek şey biraz yalan aşk sözleri olacaktı ama bunları ilk doruğa söyleyeceğim aklımın ucundan bile geçmezdi.
Düşlerimde bunu bir çok kez merice sarf ettiğim sözleri şimdi gerçek hayatta doruğa söyleyecek olmam ne kadarda garip dedikleri gibi hayeller paris hayatlar istanbul .
Doruk beni aramış ve birazdan yanıma geleceğini söylemişti aslından bunu yapmak istediğimden emin dilim ve cevabımı bildiği halde yinede soracaktı.
Aşağı inip anneme doruk gelecek o geldiği zaman odama gönderirmisin dedim ve tekrar odama gittim yatağa uzandım gözlerimi tavana bakarak defalarca yaptığım gibi yine meriçli hayaller kurmak istiyordum ama artık hayallerimi bozan duygular vardı eskisi gibi mutlu olamıyordum keşke yine mutlu olabilsek ve bütün bu olanlar sadece bir kabus olsaydı diye geçiriyordum içimden ben hayaller içinde kaybolup gitmişken kapının çalınmasıyla kendime geldim .
Kapıda duran doruktu ezhar diye seslendi içeri girebilirmiyim kapıya gidip onu içeri buyur ettim .
Ne söyleceğini bildiğim için direk lafa girmiştim tamam doruk istediğini yapacağım ama sadece burak gidene kadar daha sonrasına karışmayacağım gerisini sen hal edersin doruk verceğim cevaptan her ne kadar emin olsada yinede mutlu olmuştu kabul ettiğin için teşekkürler ezhar merak etme bir sorun çıkmayacak dedi.
Üzerinden yük kalkmış gibi sandalyeye yayıldı sen kontrole gittin dilmi diye sordu bir sorun kalmamıştır umarım.
Evet babamla dün gittik sen burdan çıktıktan sonra.
Doktor iyi olduğumu söyledi sonunda kurtuldum diyerek mutluluğumu dile getirdim .
Doruk iyi olmana çok sevindim bundan sonra kendine daha çok dikkat etmelisin ve artık kimse içinde üzülme .
Ve bir şey daha söyleyeceğim yarın saat üçte kardesim burda olacak benimle gelmen gerek dedi .
Yarın burakmı geliyor bu kadar çabuk beklemiyordum doğrusu .
Ama neden benimde gelmem gerekiyor sen gidip onu alabilirsiñ.
Doruk; ikimiz gitmeliyiz unuttunmu sen artık benim sevgilimsin ve benimle gelmen gerek daha ilk günden burağı şüphelendirmek istemiyorum zaten seni sürekli sorup duruyor ona seni biraz anlattım seni çok merak ediyor .
Ezhar; doruk ben kendimi daha buna hazır his etmiyorum onu tanımıyorum ya benden hoşlanmazsa ?
Doruk bir kahkaha atarak bu kadar korkma kardeşim kimseyi yemez merak etme sadece kendin ol yeter çünkü yapmacık insanlardan hoşlanmaz eğer onu etkilemek istersen arabalardan ve motorlardan çok hoşlanır zaten söylediğine gore burda bir araba fuarı düzenlenecekmiş o bu fuarda tanıtım amaçlı bulunacak yani rahat ol .
Ezhar; Peki kardeşin burda ne kadar süre olacakmış ?
Doruk; Bana kesin bir şey söylemedi bende bilmiyorum ve bana bir süprizi olacakmış ne kadar ısrar etsemde bunu bana açıklamadı.
Ezhar; bir sürprizimi varmış ne yapmayı düşünüyordu acaba diyerek düşünceye dalmıştım doruk hey seninle konuşuyorum daldın gittin iyimisin diye sordu iyim bir sorun yok sadece biraz dalmışım kusura bakma dedim ama aklımda bu ne olabilirdi bir fikrim yok .
Doruk tamam dilmi yarın geliyorsun dilmi diye tekrar etti .
Tamam diyerek başımı salladım yarın seninle burağı karşılamaya geleceğim .
Doruk burak geldikten sonra bize geçelim hemen çekip gitmen olmaz ailene bizimle olacağını haber ver seni yarın merak etmesinler hem birazda erken çık her ihtimale karşı en azından bir saat önce çıkmamız lazım yani sen saat ikide hazır ol .
Sorun dil aileme sizde olacağımı söylerim annem seni çok seviyor sürekli ne kadar efendi çocuk diye bahsediyor annem kolay kolay kimseyi övmez anlaşılan onun gözüne girmişsin .
E bende sevilmeyecek adam dilim hani şu endama şu boya bak bide alıçı gözüyle bak bir giderim var dilmi diyerek kasılmıştı onun bu hali çok komikti olmaz olurmu hiç tabi bir giderin vatr ama kıtlıkta diyerek kahkahayı basmıştım .
Neee kıtlıktamı diyerek omzuma sert bir yumruk atmıştı hop hop yavaş ol diyip omzumu ovaladım daha yeni iyleştim ve yine hastaneye dönmek istemiyorum dedim .
Doruk elini saçına koyarak kafasını kaşıdı ve bir gözünü kapatıp özür dilerim bunu unutmuştum çok acımadı dilmi diyerek omzumu oda ovalamaya başladı .
Elin çok ağırmış acımadı dersem yalan olur demiştim .
O an hiç beklemediğim bir şey yapmıştı vurduğu omzumun üzerinden tişortumun kolunu yukarı doğru sıyırarak dudaklarını omzuma koydu.
Gözlerini kapatım uzun bir öpücük kondurmuştu benimse gözlerim bu hareketiyle şaşkınlıkla açılmıştı.
Doruk bir süre orda öylece durduktan sonra yavaşça dudağını omzumdan ayırdı şaşkınlıkla doruk ne yapıyorsun buda neydi şimdi diye sordum kafasını kaldırıp gözlerimin içine baktı .
Ben küçükken düşsem yada bir yerim acısa annem orayı öperdi bana söylediğine göre öpünce geçermiş .
Doruğun gözleri yaşla dolmuştu ağlamamak için gözyaşlarını tutmaya çalışsada istemsizce yanağından süzülü vermişti elinin tersiyle silmek istemişti onun elini tutup aşağı indirdim ve gözlerine baktım anne özlemi çektiği üzgün gözlerinden haykırır gibi görünüyordu elimi yanağına koyarak göz yaşını silmemle hızla bana sarılı vermişti az önce tuttuğu gözyaşları yağmur gibi iniyordu hıçkırmamak için bastırdığı çığlıklar ınıltı gibi çıkıyordu bana sıkıca doladığı kollarını biraz daha sıktı bedenim onun kollarında yok olmuş gibi kucağına gömülmüştüm .
Canım acıyordu beni çok sıkı sarıyordu kemiklerimi ezmek ister gibi ama yinede sesimi çıkarmamıştım çünkü şuan birine ihtiyacı olduğu çok belliydi .
