Bölüm : 39

92 3 8
                                        

Onun burda ne işi vardı ben kimseden yardım etmesini istememiştim .

Onu aramış olamam gözlerimi sıkıca kapatıp başımı salladım rüya bu kesin ben rüya görüyor olmalıydım..

Bu çocuğu anlamak gerçekten çok zordu ama .

Meriç bu her an değisen bir insandı onu çözmek çok zordu .

Bir an geliyor beni yerin yedi kat dibine gömerken bir an geliyor bana yardım ediyordu .

Daha aradan kaç saat geçmişti yüreğimi bir kurşun gibi darmadağın eden sözlerini ne cabuk unuttun.

Bu gerçek yüzüme bir tokat gibi çarpıyordu.

Ben bu kadar zayıf bir insan dilim kafama bir tokmak gibi vuran hisle kendimi ondan ayırdım iyim ben beni tutmana gerek yok .

Meriç ayaklarım yolu zikzak çizerek yürüyüşümü durup bir süre izledi .

Tamam gayet iyi durumdasın ama kolundan tutmama izin ver yoksa düşeceksin .

Zaten motorun yanına geldik gerek yok meriç .

Meriç motora bindi sonrada bende arkasına bindim ona tutunmak istemiyordum elimi motorun arkasında olan demiri tutmaya çalıştım .

Meriç bana tutun düşmeni istemem zaten sarhoşsun diyerek kolumu kendi beline koydu .

Saat geç oldu şimdi  sokaklar boş bu iyi  oldu diyerek motoru çalıştırdı bir süre gittikten sonra eve gitmediğimizi fark
ettim .

Meriç nereye gidiyoruz ?

Bir şey sorma sadece bekle diyordu şuan nereye gidiyoruz  bilmiyordum  oturduğumuz mahalleye geldiğimizde  mahalleye girmeden toprak yola saptı .

Bense uykuya yenik düşmüş gözlerle bulanık gördüğüm ve eskiden çok sık beraber geldiğimiz mahallenin dışında bulunan eski terk edilmiş evi hayal meyal görüyordum .

Meriç burda ne işimiz var ?

Meriç motoru uygun birde durdurdu ben motordan yavaşca inerken şaşkın gözlerle etrafa baktım orda bizden başka kimse yoktu .

Burda ne işimiz vardı bayadır görmediğim bu bahçe  ve ev aynı çocukluğumda hatırladığım gibiydi .

Çocukken ne zaman bir suç  işlesek yada üzgün olsak sığındığımız tek yerdi diğer çocuklar bu eve girmeye korkardı .

Evin etrafına çevrilmiş kırık dökük duvarları içini  ot sarmış bahçesi ve camları kırık odaları vardı .

Bahçesinin en güzel ve rahat yeri kocaman olmuş çam fistığı ağacının altında saatlerce gölgesinde oturur hayaller kurardık .

Meriç her zaman zengin olma hayelleri kurarken heyecanla neler yapmak istediğini anlatır durur bense onu hayranlıkla sessizce dinlerdim .

Meriç güzel arabalar ve kocaman bir evi olsun isterdi bahçesinde havuzu olmalı sıcak yaz gecelerinde havuz kenarında buz gibi içecekler çeşit çeşit  yiyecekler olsun isterdi .

Sürekli hayalini kurduğu bu rahat hayatı bak gör bir gün hepsine sahip olacam derken yüzündeki hırsla bakan yemyeşil gözlerini kocaman açar bense sadece o gözlerde yansayan hayran bakışlarımı görürdüm .

Meriçle yine saklanmak için girdiğimiz bu evde camdan atlamak istememle tişortumun camın kenarına takıldiği gün gelmişti aklıma .

ATEŞ VE KÜLBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin