Jeongguk'a düşeceksiniz.
Bu bölümde yazan dizeler bana aittir. Bana haber vermek şartıyla kullanabilirsiniz.
Lütfen bol bol yorum yapın.
Çiçek aldım sana
Koklatmak istedim doya doya
Yaparım sandım ama
Koydum çiçeğini mezarının taşına.
Dediler bana sakın ağlama
Söyle nasıl dayanayım bu acıya?
Senin ölüm haberin
Açtı kocaman bir yara.
" İşe yarar mı sence? " dedi Jeongguk şiiri yazdığı kağıdı Han Nehri'nin hafif rüzgardan dolayı dalgalı suyuna bırakırken.
Şiir yazılı olan kağıdı Jeongguk gemi haline getirmişti. Şiirin yazarı kendisiydi.
" Dediğim gibi bir kitapta okumuştum. Böyle şeyler yapmak seni rahatlatırmış. "
Jeongguk çömeldiği yerden kalkıp " Nasıl rahatlatabilir ki? " diye sorduğunda Mi Cha ilerleyen minik gemiye baktı. Çok geçmeden ıslanıp dibe çökeceği kesindi.
" O gemi annenin yanına gidiyor gibi hissedeceksin ve bu seni rahatlatacak. " dedi Mi Cha tekrar. Bu fikri önceden de söylemişti. Jeongguk'a bir kalem kağıt verdiğinde Jeongguk onu kırmamak adına dinlemişti.
" Veya şöyle diyeyim Jeongguk. " dedi Mi Cha. " O gemideki yolcular senin acın, annen ise gemiyi teslim alacak kaptan. "
Jeongguk hafifçe gülümsedi. Çocukca gelebilirdi bu fikir ama fazla umursamadı. Onun bildiği böyle şeyler cam şişenin içine konup öyle gönderilirdi. Bu farklı olmuştu.
Mi Cha kollarını Jeongguk'un beline sarıp " Sana dünyadaki bütün mutluluğu toplayıp önüne sermek isterdim. " dedi. " Bütün acını tamamen unutturmak isterdim. "
Jeongguk ona kaşlarını çatıp baktığında Mi Cha onun çekik gözlerine odaklamıştı.
Jeongguk derin sesiyle " Saçmalama istersen. " dedi. O ortamın içine ettiği için Mi Cha yüzünü buruşturmak istedi ama kendini tuttu. " Mutluluğum sensin ve acım senin sayende eskisi gibi yoğun değil. Benden her şeyi unutmamı bekleme. "
Mi Cha onun haklı olduğunu düşündü. Bir anne nasıl unutulurdu ki? Annesini hiç görmemiş bir çocuğun bile yüreği anne diye sızlardı. Öyle ki Jeongguk annesini çok seven birisiydi.
" Bazen yaşadığım şeylerin bir şakadan ibaret olduğunu düşünüyorum. " dedi Jeongguk. " Annemin her mezarına gittiğimde kendimi rüyada hissediyorum. Sanki annem beni o rüyadan uyandıracakmış gibi hissediyorum ama unutuyorum ki annem benim ebedi uykuda. "
Mi Cha dudağını ısırarak kaybolan geminin soyut izlerine baktı. Ne diyeceğini bilemiyordu. Hayatta en nefret ettiği ve beceremediği şey insanlara teselli vermekti. Yapamıyordu, kalbi acıyordu.
Jeongguk Mi Cha'yı kendine çekip şakağını öptüğünde şaçlarından bir tutam koku içine çekmişti. Hafifçe gözlerini yumarken " O geminin içinde bir yolcu daha var Mi Cha'm; Bizim aşkımız. " diye fısıldadı.
***
" Resim yeteneğimin olduğunu düşünmüyorum. " dedi Jeongguk.
Mi Cha ona şaşkınca bakarken " Çizdiğin resimleri gördüm Jungkook. " dediğinde Jeongguk masanın üstünde duran resim defterine baktı.
Jeongguk'un yatak odasındaydılar. Mi Cha Jeongguk'a kendisini resmetmesini rica etmişti. Jeongguk da resim yeteneğinin köreldiğini fark ettiğinden bunu reddetmişti.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Bus 2 | chaegguk
FanfictionMi Cha şunu fark etmişti; Jeongguk birisine eğer değer veriyorsa o kişinin canını kendine eş değer tutuyordu. Yani onun canı yanıyorsa kendisinin canı yanıyordu. O mutluysa kendisi mutluydu. BUS kitabının devam kitabıdır. 10.03.19' 20.08.19'
