4

76 12 4
                                    

Multimedia : Kaldıkları yazlığın konumu denize bu şekilde. Yazlığı, fotoğrafta koyduğum evlerden birisi olarakda düşünebilirsiniz fakat bu sizin hayal gücünüze kalmış. Yanlızca yazlığın denize göre ve plaja göre nasıl bir konumda olduğunu göstermek istedim.

"Pembeye ne dersin? " demişti arkamdan gelen ses. Döndüğüm zaman şaşkınlıktan ağzım açık kalabilirdi. Galiba yakışıklılık onun
en büyük özelliğiydi.

Sarı saçlı ve mavi gözlüydü. Kaslarıysa t-shirtünden belli olabiliyordu. Kendimi fazla kaptırmak istemediğimden geri deniz yataklarına doğru döndüm.

"Niçin pembe?" Diye sordum. Arkamdan bana yaklaştığını duyabiliyordum.

"Renk konusunda "pro" yum diyebilirim" diyip güldü. Ardından devam etti. Bu sefer yanıma gelmiş ve bana bakıyordu. Ben de ona baktım. Genç adam ,"Ten rengin açık , saçların açık kahve , gözlerin mavi.... ve kişiliğinden anladığım kadarıyla...pek sıkıcı bi insan değilsin." dedi.

Daha beni tanımıyordu. Hatta ilk defa bursda görmüştü. Üstünde fosforik sarı bir t-shirt ve altında da parlak yeşil bir şort vardı. Spor ayakkabıları ise pembeydi.

"Renk konusunda , senin deyişinle 'pro' olduğunu düşünmüyorum." Dedim. "Üzerindeki kıyafetlere bakılırsa.." diye devam ettim.

"İnsanların bana nasıl baktığını görmüyor musun ? Aslında görmemiş olabilirsin fakat sana çok yakın bir örnek veriyim. Sen. Beni ilk gördüğünde nasıl süzdüğünü gördüm." diyip hafifçe gülümsedi.

Konuyu saptırmam gerekiyordu. Ve deniz yataklarına geri döndüm. 2 tane almakta fayda vardı.

Yaşlı amcaya dönüp mavi ve pembe olanı istediğimi söyledim. Yanımda kollarını birleştirip beni izleyen gencin gülümsediğini görebiliyordum.

Deniz yataklarını aldıktan sonra ,dükkandan çıktım. Tam yola yeni çıkmışken arkamdan bağırdı. "Hey!"

Arkamı dönüp baktığımda dükkanın kapısına yaslanmış bana bakıyordu. "Efendim?" Diye cevapladım. O da " burada yeni misin ? Nerde oturuyosun ? Belki bir daha görüşürüz." dedi.

Cevap vermedim. Üzgünüm ama , yakışıklı olması onun bir yabancı olmadığı anlamına gelmiyordu. Tanımadığım bi insana ne için adresimi söylerdim ki. Tekrar önüme döndüm ve yazlığa vardım. Elif kapıyı açtığında üzerinde siyah mayosu vardı. "Ahh sonunda geldin! Beni kimse denize girmekten alı koyamaz !" dedi ve elimdeki deniz yataklarından pembe olanı kapıp denize doğru koştu.

Arkadaşımı yalnız bırakmak istemediğimden üst kata çıkıp bikinimi giydim. Mavi ve minik bir kurdelesi vardı. Berk'e küçük bir not bırakarak denizin yolunu tuttum. Elif denize girmişti bile. İstediğini yapmıştı. Deniz yatağının üzerinde güneşleniyodu.

Denize girip yanına gittim. Yüz üstü yatıyordu. Denize daldım ve yatağın altından çıkıp Elif"i devirdim. Nefes nefese sudan çıkan Elif bana bağırıyordu "Salak! Ya boğulsaydım !" diye abartılı cümleler söyledi. Bense bir kahkaha krizine girip yüzmeye başladım. Elif de arkamdan yüzüyordu. Beni yakalamaya çalışıyordu. Bir süre sonra , yazlığın önünde değil çok sağında kalmıştık.

Elif "Deniz yatağı nerde?" diye sordu. Gözükmüyordu. Çok yorulmuştum ve gidip şezlonglarda dinlenmek istemiştim. Elif yatağını denizde bulamayınca , onunda hevesi kaçmıştı ve yorulmuştu. Beraber sahile çıkıp şemsiyemizin bulunduğu yere gittik.

Şezlonglarımızda birisi oturuyordu. Arkasından "Hey!" diye bağırdım. Bana döndüğünde , dükkanda karşılaştığım genç olduğunu fark ettim.

"Yine mi sen adressiz kız ?" dedi. Şezlongumuzun altından pembe deniz yatağını çıkardı. "Kendi şemsiyemin altında denizi seyrediyodum. Pembe deniz yatağının boş boş sallandığını gördüm. Bir az önce üstünde yatan sarı saçlı kadın yoktu... O da siz oluyorsunuz galiba." diyip Elif'i gösterdi. Elif de "Evet benim." dedi ve genç adam devam etti. "Sizi denize girerken görmüştüm. Bu şezlongdan kalkmıştınız . Bu nedenle deniz yatağınızı alıp buraya getirdim." dedi.

Gözleri deniz kadar maviydi. Altında bir tek şort vardı. T-shirt giymemişti. Kasları daha da belliydi. Onu incelemeyi bitirdiğimde cevap verdim. "Peki teşekkür ederiz getirdiğin için. Şimdi gidebilirsiniz bence." dedim.

Aslında gitmesine gerek yoktu. Ama yine de onu tanımıyordum ve gitmesi daha iyi olucaktı. Ayağa kalktı ve "Tanıştığımıza memnun oldum.......?" Dediğinde " Ben Deniz. Bu da arkadaşım Elif. Siz ?" Diye sordum. Kumlara bakan gözleri şimdi bana bakıyordu. "Ben de Selim. Dedi" hafifçe gülümsedim. Tepki vermedi ve yanımızdan ayrıldı.

O yürüken arkasından baktım. Uzun boyluydu. Selim... Anlayamadığım fakat anlamak istediğim bit kişilikti. İlk başta rengarenk giyinmişti , oysa şimdi yalnızca siyah bir şortu vardı.

Evlerin arkasına döndüğünde nereye gittiğini biliyordum. Yine o dükkana gidiyordu. Onunla iletişim kurmak istiyordum. Ne yapabilirdim ?

"Elif, bu deniz yataklarında bir şey var.." dedim. Pembe deniz yatağını elime aldım. Hava kapağını Elif fark etmeden açtım. Havası hafif söndüğünde. Yatağa dokunup "Baksana ne kadar solgun ve kalitesiz." dedim. Elif şişirmeyi önerdi. Fakat kalitesiz diyip diyip geçiştirdim. Yatağı elime alıp dükkanın yolunu tuttum.

Elif'den uzaklaştığımda yerde bulduğum sivri bi taşla , deniz yatağının bir parçasını yırttım. Geri götürdüğümde , yaşlı adam yoktu, Selim vardı. Sessizce "Hoşgeldin" dedi.

Deniz yatağının yırtıldığını ve yenisini almak istediğimi söyledim. Selim yere bakıyordu. Dalga geçercesine gülümsedi. "Pekii.." diyip ayağa kalktı. Deniz yataklarının yanına gitti. Yanına yaklaştım. "Hangisini istiyorsun?" diye sordu..

Onunla fazla konuşmak için lafı dolandırdım. "Pembe , yeşil , sarı ? Karar veremiyorum , sence hangisi ?" dedim. Gözlerini bana dikti ve " Bak , lafı dolandırmana gerek yok. Beni görmek için buraya geldin. Bunu da bilerek kestin . Biliyorum " diyip güldü. İyi ama nerden biliyordu !?

"Hayır ! İftira atma !" dedim. Bana bir adım daha yaklaştı ve hafifçe "Deniz , gördüm.." dedi. Bunu söylediğinde utancımından kıpkırmızı kesilmiştim. "Ben...ben...ben ne diyceğimi bil---" diye ağzımda bir şeyler gevelemeye çalışırken sözümü kesti ve "Tamam sorun değil adressiz kız. Açıklama yapmana da gerek yok. Al bu da benden sana hediye." diyip bana yeşil bir deniz yatağı verdi.

Utançla ordan hızla çıktım ve yazlığa gittim. İçeri girdiğimde kendimi yatağıma fırlattım. Deniz yatağını da yere attım. Yatakta döndüm ve tavana baktım. Onu düşünüyordum.

Anlayışlıydı..Neden bilmiyorum ama ona karşı içimde değişik bir his vardı.... Onun iyi bir insan olduğuna inanıyordum ve.... ve .... ne olduğunu bilmediğim bir duygu daha...

Yoksa , ben aşık mı oluyordum ?

PerdelerHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin