Yatağa oturdum.
"Lisa güzelim açar mısın her şeyi anlatacağım lütfen?!" diyordu Jungkook.
Sonra ayağa kalktım ve kapıyı açtım.
Yüzüne boş boş bakıyordum.
"Lisa otur lütfen her şeyi yanlış anladın yemin ederim." dedi.
Hiç bir şekilde mimik kullanmadan yatağa oturdum. Oda yanıma oturdu.
"Anlatıyorum lütfen güzelce dinle tamam mı?"
dediğinde cevap vermedim sadece yüzüne baktım.
"Anladım tamam." dedi ben cevap vermeyince.
"O kız ben Namjoon'la beraberken kaçırdığımız, yani kaçırdıkları kız. Namjoon bizimle çalışmasını istiyordu çünkü o çok güçlü bir kızdı. Ve bana aşıktı. Namjoon'da bizimle çalışsın diye beni zorluyordu. Ben önceden kimseyi sevmiyordum Lisa. Ben hayatı yaşamıyordum. Ne için yaşadığımı neden yaşadığımı hiç bir şey, bunların hiç birini bilmiyordum. Sen hayatıma girene kadar. O kız da bana aşıktı dediğim gibi ve eğer onunla çıkmasaydım Namjoon beni öldürecekti. Sadece oyun yaptık Lisa. Ona onu sevdiğimi söyledim ve bizimle çalışmaya başladı. Bizimle çalışırken her şey gayet güzel giderken o şirkete gelmemeye başladı zamanla. Ne olduysa bizimle yolumuzu kesti. Ama benim peşimi bırakmadı. Dün de arayan oydu. Bu şekilde yanlış anlayacağını bildiğim için sana anlatmadım. Seni üzdüğüm için özür dilerim Lisa ama aklından böyle bir şey bir daha geçirme olur mu? Yada beni dinlemeden konuşmadan yanlış anlaşılmalar olmasın. Seni canımdan çok sevdiğimi biliyorsun. "
derken eliyle göz yaşlarımı sildi.
" O kız hala seni mi seviyor? " dedim.
"Ayrıca bu olan senin başına gelse sen de benimle aynı tepkiyi verirdin. Böyle öğrenmem daha mı iyi oldu?" dedim.
"Evet hala seviyor. Özür dilerim Lisa. Senden saklamamalıydım. Gerçekten özür dilerim seni seviyorum." dedi.
"Bende seni seviyorum, bir daha benden ben yanlış tepki verecek olsam da bir şey saklama, benden hiç bir şey saklama Jungkook tamam mı?" dedim.
"Tamam söz." dediğin de gelip dudağımı öptü.
Bende öptüm.
Daha sonra odanın kapısını kilitledik ve yatağa yattık.
1 saat 1 buçuk saat sonra odaya Rose vurmaya başladı.
"Lan çıkın artık yuh be"
Dedi. O kapıya vurduğunda biz ayağa kalkmış ve hazırlanmıştık. Sonra Jungkook kapıyı açtı ve Rose boş boş baktı. Jungkook Jimin'in yanına gittiğinde Rose koşa koşa üstüme geldi.
"Neler yaptınız anlat :D" dedi.
"Of bi sus çekil." dedim ve mutfağa gittim. Jungkook ve Jimin masaya oturmuş yemek yiyorlardı.
Bende masaya oturdum. Rose de geldi. Herkes yemek yerken bir anda zil çaldı. Hepimiz aynı anda ayağa kalktık. Hepimizin aklına tabiki Namjoon geldi.
"Sakin olun ben bakıyorum." dedi ve kapının deliğinden baktı.
"Namjoon değil. Ama adamları olabilir." dedi. Ardından Rose'de baktı.
"LİSA BABAN BU!"
Dediğinde şoka girdim.
"BABAM MI? AY ÜVEY BABAM MI?!" dedim.
"Evet işte o bak." dedi Rose.
Delikten baktım ve evet oydu. Babamdı.
Sonra kapıyı açtım.
"Merhaba." dedi sırıtarak.
"Evinden çıkıyoruz merak etme." dedim ciddi bir şekilde.
"Kızım öyle şey mi olur, benim evim senin evin. Onun için gelmedim ki ben" dedim.
"Ne değişti de şimdi kızın oldum anlamıyorum?" dedim.
"Lisa. Ben çok düşündü-" derken lafını kestim.
"Sen hiç bir şey düşünme tamam mı? Şimdi evinden de çıkıyoruz. Bir daha da karşıma çıkma." dedim ve kapıyı sanki benim evimmiş gibi kapattım.
"Lisa, biraz fazla sert değil miydin?" dedi Jimin.
"Hayır, aksine az bile konuştum."
"Aranızdaki sorun ne?" dedi Jungkook.
"Sonra anlatırım hadi çıkalım şu evden." dedim. Herkes birbirine uzun uzun baktı. Çünkü gidecek bir yerimiz yoktu.
-❣️
.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Change | Liskook
FanfictionSen beni istemesen de ben her zaman senin olacağım. Çünkü sen bana, ben sana aitim.
