Lizkook Bölüm 2❣️

981 50 13
                                    

Hiç bir şey çalmadan depoya geri döndük. Namjoon nasıl karşılayacak bilmiyorum ama sakin bir şekilde Jimin ile depoya girdik.

"Abi ne yapıyoruz?" diye sordu Jimin.

"Hiç bir şey yapmıyoruz. Odasına gidelim yürü." dedim.

"Abi-" dediğinde lafını kestim ve söze atladım.

"Bana abi diyip durma. Biz aynı yaştayız. Sadece burda sizden üstüm. Abi demene gerek yok. Ben Namjoon gibi değilim." dedim.
 Uzun zamandır bunu söylemek aklımda vardı ama bir türlü fırsat gelmiyordu. Sonunda söyleyebilmiştim. Jimin sanki uzun zamandır bunu söylememi bekliyormuş gibi tepki verdi.

" Tamam Jungkook. Şimdi şuna cevap verir misin? Namjoon ya bizi öldürürse?"

"Öldürmez. Abartmaz o kadar." dedim ortamı sakinleştirmek için ama öldürebileceğini bile düşünüyordum.

"Tamam. Gidelim o zaman." Sanırım söylediklerim onu sakinleştirmişti ama ben de korkmuyor değildim.
Odasına girdik. Ve ikimiz de yan yana durduk. Ona öylece bakıyorduk sessizce.

"Olum ne duruyorsunuz mal gibi?"Sesi sakin geliyordu. Ama mal almadığımı öğrenince sakin gelecek mi orası sıkıntı biraz... Bize hala bakıyordu ve konuşmam gerektiğini anladım. Ve söze başladım.

" Abi, biz eczaneye gittik ama-" diyecektim ki Namjoon sözümü kesti.

"Ah ben size haber vermeyi unuttum. Mal almanıza gerek kalmadı. Ben hallettim. Umarım çalmamışsınızdır boş yere."
Dediği anda Jimin'in bana gülen yüzle baktığını fark ettim. Bende büyük bir oh çektim. Çok aşırı sakinlemiştim. Çok rahattım. Ben Namjoon'u sevmem. Önceden başka bir üstümüz vardı. Namjoon ve Kai ikisi kavga ettiler. Ve Namjoon onu öldürdü. Oradan beri onu asla ve asla sevmem.

"Yok abi çalmadık. Biz çıkalım mı?" dedi Jimin. Ve gözlerim Namjoon'a yöneldi.

"İyi. Çıkın çıkın. " dedi ve koltuğuna oturdu. Bizde odadan çıktık. Ve Jimin ile birbirimize bakıp güldük.

"Oh be! Ne stres çektim." dedi Jimin.

"Aynen ya. Çok rahatım şu an." dedim bende.

Aradan 1 saat falan geçmişti. Kendi odam da oturuyordum. Boş boş duruyordum. Daha sonra bir kız çığlığı sesi duydum. Öyle güçlü bir çığlıktı ki. Daldığım için beni 10 metre yukarı sıçrattı.
Ne oluyor diye dışarıya çıktığımda... Eczanedeki kızı gördüm. Bizim adamlardan Suga ağzını kolunu bağlamış onu zorla depoya sokuyordu. Hemen içeri tekrar girdim. Ve kapının köşesinden bakmaya başladım. Endişeleniyordum. O kızdan ne istediğini bilmiyordum. Ve o kıza böyle davranması içimi acıtıyordu. Suga kızı odaya sokarken bende odamdan çıktım. Suga'nın yanına gittiğimde ona sinirli bir şekilde baktım.

"Of ne uğraştırdı. Al şu anahtarı kaçmasın bir yere." dedi Suga, ve anahtarı aldım.

"Neden onu buraya zorla getirdin?" diyebildim. Sert tepkiler verirsem bir şeylerden şüpheleneceğini biliyordum.

"Buraya isteyerek gelen var mı da bu zorla geliyor?" dedi ve bana tuhaf tuhaf bakmaya başladı.

"Yani neden getirdin onu buraya?" diyebildim.

"Bu kızın babası zengin. Tehtitle para alacağız. Namjoon'un kesin talimatı. Kızı kaçırırsanız hepiniz ölürsünüz dedi. Of çok para gelir bundan."

Dediğinde sinirden ne yapacağımı bilemedim. Elimdeki anahtarı elime izi çıkana kadar bastırdım. Sakin kalamıyordum. Ama kendimi tutuyordum. Suga omzuma dokundu ve kendi odasına doğru gitti. Ne yapacağımı bilmiyordum. Kapıya doğru kulağımı yasladım. Ve içeriden kızın ağladığını duydum. İçime bir şeyler oldu. Ne yapacağımı bilmiyordum. Ve üstümü başımı düzeltip kapıyı açıp içeriye girdim.

Change | LiskookHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin