Lisa gözlerimin içine bakıyordu. Cevap vermeden bende bakıyordum. Uzun uzun birbirimize baktık. Daha sonra Jimin'in bağırmasıyla ona doğru döndük.
"Namjoon arıyor?!" diye bağırıyordu. Ayağa kalkıp konuşmaya başladım.
"Kaçtığını yeni öğreniyor sanırım." dedim.
"Ya sorun bumu şimdi, bu demek oluyor ki benimde kaçtığımı öğrenen Namjoon, tamamen bizi bulmak üzerine çalışacak. Çok sinirlenecek. Resmen herşeyi yakıp geçecek. Ve bizi bulmadan asla bu işi bırakmayacak. Ve bu yine demek oluyor ki, Namjoon bizi çok kısa bir sürede bulacak."
Lisa telaşlı bir şekilde konuşmaya başladı.
" Ne yapacağız? Burası bir otel, bizi bulması kolay olacak bir yer. Daha uzak bir yere gidelim ama otel olmasın." dedi.
" Ne gibi bir yer? Otel değilse nereye gideceğiz? " diye sordum.
" Bir dağ evi olabilir."
Düşündüm. Mantıklı geliyordu. --gelmese bile yapmak zorundaydık zaten--" Olabilir. Yarın çıkarız buradan."
Dedim bende net bir Şekilde. Daha sonra hepimiz oturmuş yemek yiyorduk. Daire masa etrafında da biz. Komik görünüyordu.
Tam o sırada bir ses duyduk. O ses... Hepimizi aynı anda ayağa kaldıran ses. Kızların attıkları çığlıklar, Jimin'in onları sakinleştirmesi.
"JUNGKOOK VE YANINDAKİ PİÇLER! ÇIKIN LAN ORTAYA!"
Ve benim öylece durmam. Yolun sonuna geldiğimizi hissettiyordum. Namjoon geldi ve öleceğiz bunu biliyordum."Jungkook kafayı mı yedin? Hadi şu yangın merdivenlerinden iniyoruz çabuk."
Diyerek beni sarsıyordu. Anlık cesaret ve kararla hemen cama koştum. Biz önden inerken kızlar arkadan geliyordu.
"Ah! Başımı vurdum." Dediğini duydum Lisa'nın. Ona bir şey olduğunu öğrendiğimde, içime bir şeyler oluyordu. Benim de canım yanıyordu. Yapacak hiç bir şeyim olmadığını öğrendiğimde daha da içim yanıyordu.
"Lisa iyi misin?! Bekle geliyorum." diye bağırdım.
"Saçmalama Jungkook. İyiyim, sakın gelme! İNİN AŞAĞI HADİ!" diye bağırdı.
"Emin misin!" diye tekrar bağırdım.
"Hadi hızlı olun Jungkook iyiyim ben."
Hepimiz hızlıca sokağa indik. Namjoon'un arabasını gördüğümüzde korkumuz 100 kat daha arttı. Hemen sokakta koşmaya başladık. Taksi arıyorduk, ama asla geçmiyordu. Taksi beklerken Namjoon'un adamları bizi parmağı ile göstererek.
"ABİ ORADALAR?!"
Daha sonra silah sıkmaya başladıkları an önümüzden geçen taksiye atladık. Taksiye son sürat sürmesini söyledim. Arkamızdan geliyorlardı. Her dakika aramızdaki mesafe azalıyordu. Taksiciye daha da çok hızlanmasını söylüyordum. Ara sokaktan aniden girdiğimizde daha da hızlıca giderek ara sokağa girdik. Arkamızda yoklardı. Derin bir nefes alıp verdim."Gittiler. Artık peşimizde değiller." dedim sakince.
"Şükürler olsun." Diyerek başını tutan Lisa'ya baktım.
"Çok acıyor mu?" diye sordum. Canının acıması canının yanması benimde canımın yanması demekti. Çünkü o benim.... O benim...
"Biraz.. İyiyim."
"Şişmiş. Hastaneye gidelim." dedim üzgünce.
"Saçmalama. Ne hastanesi? Alt tarafı kafamı vurdum." dedi.
"Esas sen saçmalama. Ufacık bir vuruş olsaydı şişmezdi."
"Bak tamam haklısın. Buz tutarız. Ama şimdi gitmeye gerek yok. Gerçekten iyiyim." gülümsüyordu. Gülümsemesi beni daha da çok rahatlatıyordu.
"Peki." dedim sakince. Ardından taksici bana dönerek konuşmaya başladı.
"Hala nereye gideceğinizi söylemediniz, boş yere sürüyorum." dedi ciddi bir tavırla.
"Jimin bildiğin bir dağ evi falan var mı? Biz nereye gideceğiz şimdi? Hay sikeyim." dedim sinirle.
"Var aslında... Ama tam yaşanılacak bir yer değil."
"Ne yaşaması? Bir kaç hafta idare etsek yeter." dedi Rose Jimin'e korkulu gözlerle bakarak.
"Her neyse, ne yapacağımız belli olmaz. Aşağı mahalle adında bir köy duymuştum. Buralara yakın herhalde." Taksiciye bakarak konuşuyordu Jimin.
"Evet biliyorum. Tamam çok uzun sürmez." dedi taksiyi süren adam.
---🦋HİKAYE ARTIK LİSA'NIN AĞZINDAN OLACAK ARKADAŞLAR.---🦋
Taksi ile yarım saat boyunca bir yolculuk yaptık. Jungkook'un yanında oturup camdan bakıyordum. Sonra gözüm Jungkook'a doğru kaydı. Önüne bakıyordu. Bende ona bakıyordum. Sonra bana baktı. Saçları rüzgardan gözüne geliyordu. Gülümsedi. Bende gülümsedim.
"Başın acıyor mu?" diye sordu. Hala aklının başımda olması...
"Acımıyor..." dedim gülümseyerek.
"Acımasın." dedi gülümseyerek.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Change | Liskook
Fiksi PenggemarSen beni istemesen de ben her zaman senin olacağım. Çünkü sen bana, ben sana aitim.