6○

612 67 30
                                        

Sarılıyorum hepinize kocaman. Güzel yorumlarınızı bekliyorum. ❤️

 ❤️

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

👑

İnsan olarak tüm duyguların hücumuna bir anda uğramamız pek mümkün olmuyor. En azından büyüme çağı içerisinde. Çünkü o vakitler kendinden bile bihaber, kendini ifade etmekte güçlük çeken veledin tekisindir. Hayatı öğrendiğin gibi onun sana getirdiği ve götürdüğü şeylerin, vücudunu saran ve bazen seni çıkmaza sokan duyguların esiri olursun. Öğrendikçe birikir, seninle kalır. Ve artık hepsi bir anda hücum etmek için hazırdır.

Çınar Alkan, hayatıma sadece iki hafta önce girmeye tenezzül eden adam. Cesaretini ayakta alkışlamak abes kaçmaz. Çünkü o, tüm duyguların hücrelerime fütursuzca saldırmasına sebep olmuştu. Bu sıralar onun için üzülmekle meşguldüm. Yaptığı planın doğuracağı sonuçları plana dahil etmemesi ve yüksek ihtimal tahmin edememesi onun için büyük bir kayıptı. Nasıl bir hüsrana uğrayacağının farkında değildi. Fakat git gide kafamı karıştırmayı başarıyordu. Bu da onunla ilgili iğrenç, terbiyesiz kanılara varmama sebep oluyordu.

Gerçekten, Senay'ı tavlamak için bana bu derece yaklaşması ahlaksızlığın, seviyesizliğin sınırını zorlamıyor muydu? Artık, ona karşı ifrit bir nefret besliyordum.

Yanına gidip özür diledim diye bir sarılmadığı kalmıştı. Bu da demek oluyordu ki Senay'a yaklaşmakta fazlasıyla kararlıydı. Öyle gözüküyordu çünkü beni yumuşatmak için o sözleri sarf etme cesaretini bulmuştu kendinde.

O gün, tek kelime etmeden yanından geçip gitmek istemiştim fakat beni durdurup telefon numaramı istediğini söylemişti. Ona çok saçma bir numara vermeyi canı gönülden istesem de mecburiyetten vermiştim. Sonuçta bir iki hafta sonra onu engelleyecektim, hem de büyük bir zevkle!

Size o görüşmenin ardından geçen bir buçuk haftayı anlatmak istiyorum. Numaramı verdikten sonra tek kelime etmeden gitme isteğimi yerine getirdim. Ama o, bu tavrımı soğuk duruşuma vermiş olmalıydı ki akşam, mesajlarıyla beni taciz etme girişimlerinde bulundu. Sürekli ne yaptığımı sordu, bende ona itinayla görüldü atmaya devam ettim. Cevap alamayacağını fark ettiğinde keser sanmıştım fakat bu sefer görüntü yollamaya başlamıştı. Alçısını, suyunu, kahvesini hatta ilacını...

Bir de kendini. Sırt üstü uzandığı yatakta dağılmış saçları ve uykudan şişmiş gözleriyle kameraya gülümseyerek bakıyordu. Gözleri öyle kısılmıştı ki yeşilleri, çekingen bir yıldız misali saklanıyordu. Fazla doğaldı, ve bir buçuk hafta boyunca bunu yapmaya devam etmiş, galerimin onun fotoğraflarıyla dolmasına sebep olmuştu. Silmiyordum, kim bilir belki hain planım için lazım olurdu.

Fakat benim garip saydığım başka bir şey vardı. Bu bir buçuk hafta içinde sadece bir gün geldi okula. Onun dışında ayağı ağrıdığı için rapor aldığını söyledi ve okula gelmedi. Bu süreçte ondan biraz uzak kalacağımı düşünerek serotonin hormonlarımın ayaklanacağını ve biraz olsun huzur salgılayabileceğini düşünmüştüm.

Çınar Altı Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin