Bölüm 1.

675 30 12
                                    

Karşı apartmana gelen eşya yüklü kamyona dikkatlice baktım.Arkamı döndüğümde annemin gülen yüzüyle karşılaştım.

''Artık yeni bir evimiz var.'' dedi dişlerini göstererek gülerken.Ne evdi ama (!) Yeni bir ev ,yeni bir hayat demekti. Yeni bir iş. Yeni bir okul. Yeni yeni ve bir sürü yeni şey.İstemiyorum diye bağırmak istiyordum. Bu evi istemiyorum.

''Evet anne bunun farkındayım.'' dedim sessizce. Üzülmesini istemiyordum. Belkide evlendiğinden beri ilk kez yüzü gülmüştü.

''Hadi ama asma suratını.Bak kocaman bir odan var. Hem belki burada abin de düzelir.Yeni arkadaşlar edinir.'' dedi. Buraya zaten abisi için gelmemişlermiydi ? O her belayı çekerdi.

Eşyalar birer birer yüklenmeye başlarken geride bıraktıklarımı düşünüyordum. Tek bir arkadaşım vardı. Sadece onu geride bırakmıştım.Değişen bir şey olmayacağını kendi kendime hatırlatıyordum.

''Bunu nereye koyalım küçük ? '' dedi biri. Arkasını döndüğünde iki adamın kendi elbise dolabımı taşıdığını gördüm. Bir de bana küçükmü demişti ? 17 yaşında bir kız küçük olabilirdi.Ama küçük diye anılmayalı yıllar olmuştu.

''Şuraya.'' dedim ve duvar dibini gösterdim.Adam oraya yavaşça dolabı indirdi.Kapıdan hiçbir şey söylemeden gitti.Arkasından bende odadan çıktım.Abim hemen önüme çıkınca irkildim.

''Burası küçük bir ev. Heryerde karşılaşmamız çok üzücü.'' dedi soğuk bir sesle. Beni sevmiyordu.Hemde hiç.

''Neden beni görmemezlikten gelmiyorsun ? '' dedim.Küçüklüğümden beri beni sevmediğini bilirdim. Ben bebekken bile tek amacı beni öldürmekmiş.

''Deniyorum. Ama bu sefer seni heryerde görüyorum. Bu da midemi bulandırıyor.'' dedi gözlerime bakarak.

Belalı tipin tekiydi. Benim aksime. Ben ona kıyasla çok daha sakindim. Eski mahallemizde her gün ayrı bir belaya bulaşırdı. Onun için bu mahalleye gelmiştik çünkü annem ve babam onun arkadaş çevresi yüzünden böyle olduğunu düşünüyordu. Ama ben biliyordum ki o arkadaşlarını kışkırtacak kadar şeytandı.

''Gerizekalı. '' diye tısladım. merdivenlerden çıkan annemi gördüğümde hemen sustum.

''Napıyorsunuz bakalım burada ? Abi kardeş dertleşiyormusunuz ? '' dedi gülümseyerek. Anlaşamıyorduk. Bunu herkes bilirdi ama annem ve babam kabullenemiyordu.

''Ben bununla bırak dertleşmeyi zor iletişime geçiyorum anne ne dertleşmesi ? '' dedi. Benden bir pislik gibi bahsetmesi canımı sıkıyordu. Sırf bu dertler için saatlerce ağlamışlığım bile olsa alışmıştım.

Tıpkı bu mahalleye alışmam gerektiği gibi.

KARANLIK.Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin