Başımda ki iğrenç ağrıyla uyandım.Öykü'nün odasında ki yatağa yatırılmıştım.Duvarda ki saate baktığımda neredeyse güneş doğacaktı. Kaç saattir uyuyordum ben ? Yataktan ayaklarımı sarkıttım ve kalkıp üstümdeki elbiseyi düzelttim.Kapıyı açtım salonda oturan tüm yüzler bana döndü.Hepsinin yüzünden endişe okunuyordu.
''Uyandın mı Eslem ? '' dedi Öykü.Ona düz düz bakıp ''hayır'' demek istedim ama ortama pek uygun olmazdı.Hiçbir şey söylemeden merdivenlerden indim.Taner oturmam için bana yer açtı.Oturmadan öylece durdum.
''Kimsiniz siz ? Neden durup dururken kaçtık polislerden ? '' dedim.Sorularıma bir yanıt bekliyordum.Kimse bir şey söylemeden öylece oturuyordu.
''Otur şuraya.'' dedi Pars yanındaki boşluğu gösterirken.Bir süre ona baktım ve dediğini yapmadım.
''Sana her şeyi anlatmaya karar verdik.Tabi bu ne kadar doğru bir karar olabilirse.'' dedi Öykü.Gittikçe endişelenmeye başlıyordum.Bacaklarım bir jöle gibi eriyeceklerdi.
''Dinliyorum.'' dedim.Pars elindeki kristal bardağı yanında ki sehpaya bıraktı.
''Biz bir grubuz.Nerede pis iş varsa hep onunla uğraşıyoruz.Çalıyoruz,satıyoruz,dolandırıyoruz.Çünkü hepimizin paraya ihtiyacı var.Bunu yapmaya ihtiyacımız var.'' dedi Pars. Elimle duvarı yokladım.
''Abin çok güçlü Eslem.Eli kolu her yere uzanıyor.Onu da bu grupta istiyoruz.Barlas ona ulaşmaya çalıştı ama bir şekilde araya hep sen girdin.Biz de önce sana ulaşmamız gerektiğini düşündük.''dedi.Kanım vücudumdan çekilmişti.Yemin ederim bunu her zerresine kadar hissetmiştim.Bir anda hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladım. Öğrendiklerimin ağırlığıyla mı yoksa kandırılma duygusuyla mı ağlıyordum bilinmez ama içimdekilere ağlıyordum.
''Öykü'nün annesi kanser. Ona bir şekilde para denkleştirmemiz lazım.'' dedi. Bakışlarım Öykü'yü buldu. Gözlerini benden kaçırdı. Nasıl da kandırmıştı beni ? İlk defa bana birilerinin değer verdiğini düşünmüştüm.Yanılmışım.
''Abini buraya çağır.'' dedi.Dolu gözlerimle ona baktım.Burnumu çekip derin bir nefes verdim.
''Bunu gerçekten yapacağımı mı düşüyorsunuz ?'' dedim.Neşeden yoksun bir sesle güldüm.
''Abine buranın adresini mesaj at.'' dedi Pars tekrar kristal bardağa uzanırken.Gözümde ki yaşları hızla sildim.Elime simsiyah boya bulaşınca elimi elbiseye sıvazladım.
''Yapmayacağım.'' dedim ve gitmek üzere çantama uzandım. Kapının kolunu tuttum ve son kez Öykü'ye baktım.O da ağlıyordu.
''Ailende ki herkese bir bir zarar vermeye başlarız Eslem.''dedi Pars.Olduğum yere çivilendim.Her ne kadar beni sevmemiş olsalar da onlar benim annem ve babamdı.
''Orospu çocukları ne istiyorsunuz lan siz bizden ? '' diye bağırdım.Sinirden ellerim titremeye başlamıştı.Pars bardağı duvara fırlatıp ayağa kalktı.
''Laflarına dikkat et Eslem.Şu siktiğimin abine de at şu mesajı.'' diye suratıma kükredi.Titreyen ellerimle zar zor telefonumu çıkardım ve abime gelmesi türünde bir mesaj yazdım.
''Böyle mi mutlu oluyorsunuz siz ? İnsanlara acı çektirerek mi mutlu oluyorsunuz ? '' dedim.
''Evet aynen böyle mutlu oluyoruz.Sen acı çektirmeyerek mutlu olan bir insan gördün mü ? Sen her mutlu olduğunda geride acı çektirerek bıraktığın birileri vardır. Aç artık gözünü.'' dedi.Eski yerine oturdu.
''Abim kabul etmeyecek.''dedim.Hiç kimseden bir ses gelmedi.Hayal gibiydi. Abim yüzünden saçma sapan bir gruba takılı kalmıştım.
Bir araba gürültüyle evin önünde durdu.Abim arabanının kapılarını da kilitledikten sonra bahçe kapısından içeri girdi.Kapının tokmağını yavaşça vurdu.Ortam o kadar gergindi ki ne yapacağımızı bilmiyorduk.
Kapıyı açıp abime içeri gelmesini işaret ettim.İçeri girdiğinde herkesi baştan aşağı bir süzdü.
''Hadi Eslem. Gidelim.'' dedi.Kolundan tuttum ve derin bir nefes verdim.
''Abi bir dur.'' dedim. Bana kaşlarını çattı.Ağlamamak için büyük çaba sarf ediyordum.
''Hayırdır ? '' dedi.Pars boğazını temizleyip abime baktı.
''Yardımına ihtiyacımız var Melih.Biz Barlasla beraber bir grubuz. Pis işlere bulaşıyoruz.Bu aralar pek güvende değiliz.Birine daha ihtiyacımız var. Buraya geldiğimizde ilk senin adını duyduk.'' dedi.Abim benim kadar tepki vermemişti.
''Ne istiyorsunuz benden birader ? '' dedi abim.İnsan biraz tepki verirdi.
''Gruba gel kardeşim.Burada bizim amacımız para kazanmak.Acayip para kazanıyoruz.Senin de payın olur.'' dedi Timuçin.Abim olaya gayet olumlu bakıyor gibiydi.Biraz düşündü.
''Siktirin lan. Sizin derdiniz bizim başımızı yakmak mı ?'' dedi.Pars yumruğunu sıktığında iyice gerildiğimizi anladım. Biz kızların hiç sesi çıkmıyordu.
''Bak kardeşim seninle doğru dürüst konuşuyoruz.Başımızı yaksak önce kendi başımızı yakarız.Fazla zamanımız yok bizim. En fazla 1 hafta buradayız. Sonra buradan da gidiceğiz.Bizimle gelirsen gelirsin. Sen iyice bir düşün.'' dedi Pars.Abim bana döndüğünde gözlerimi kaçırdım.
''Götünüze sokun lan teklifinizi de.'' dedi abim.O kapıdan büyük bır hızla çıkarken arkasından yetişmeye çalışıyordum.Arabanın kapılarını açtı. Hemen binip hızla kapısını kapattım.
''Sen niye beni çağırıyorsun kızım ipsiz sapsız adamların evine ? '' dedi. Emniyet kemerimi takmaya uğraşırken ona baktım.
''Ailene zarar veririz dediler abi.'' dedim.Ana yola çıktığımızda ışıklar abimin suratına vuruyordu.
''Blöf yapıyorlar.Sen bunlarla görüşme.'' dedi.Kafamı olumlu anlamda salladım.
Ben şimdi ne yapacaktım ?
Merhaba.Öncelikle her şeyi açıklayan bir bölüm olduğunu düşünüyorum. Kafanızda belirli soru işaretleri kalmıştır tabi ki. Ama zamanla her şey çözülecek emin olabilirsiniz.Oy ve yorumlarınız için şimdiden teşekkürleeeer.
