Uzun zamandır birtakım aksaklıklar nedeniyle ortalarda olmayan Beverly Hill tekrar motor kulübünde. Calum'un altyazısını geçiyorum. Şehir olan değil, insan olan.
Ashton beni günlerdir motor kulübüne götürmek için yalvarıyordu. Ben ise ona odamı temizlemesi için. İkimizde birbirimizi dinlemiyorduk. Calum en sonunda buna bir çözüm buldu. Ashton benim odamı temizleyecekti. Ben de kulübe gidecektim. Sanırım fazla zeka gerektiren bir çözümdü.
Ayrıca Phoebe'ye hala çok sinirliydim çünkü en sevdiğim kıyafetlerimi ele geçirmişti. Verecek gibi de durmuyordu. Yakın biz zamanda acısını çıkarmak üzere bu konuyu rafa kaldırdım.
Ashton, Phoebe, Calum ve ben kulübe geldiğimizde Jack bizi karşıladı. Her zamanki gibi burada oturuyordu.
"Uzun zamandır sizi görmüyordum. Geldiğiniz gerçekten çok iyi oldu."
"Sana da merhaba Jack. Bir şey mi oldu?" dedi Ashton sandalyeye otururken.
Jack telaşla konuştu. "Hiç de iyi şeyler olduğunu söyleyemem."
Phoebe söylendi. "Uzatmasan da söylesen mi Jack?"
"Haklısın ama ne yapayım gerginim. Birkaç ay önce kulüpteki motorlar ile uğraşan birileri vardı. Kameralarda ilk başta hiçbir şey görülmüyordu. Hatta daha sonra kameralar kırılmış bir halde bulundu. Ama artık net bir şekilde kaç kişi olduğu belli."
Kulübe geldiğim gibi belanın ucunu görmem beni hiç de şaşırtmamıştı.
Ashton bir tahmin yürütüyor gibiydi. Bazen Calum ve Ashton'ın bir mafya üyesi olduğunu düşünüyordum. Çünkü bazı şeyleri fazla düşünüyor ve araştırıyorlardı.
"Kayıtları biz de görebilir miyiz?" dedi Ashton, Jack'e bakarak.
Jack kafasını sallayıp bizi kamera kayıtlarının olduğu odaya götürdü. İçerideki bilgisayarda açık olan kamera kayıtlarını eliyle işaret edip konuştu. "Sağ üstteki kamera, kapının hemen üzerinde. Onun yanındaki, motorların park edildiği yere bakıyor. Soldaki, pisti kaydediyor. En alttakiler ise farklı açılardan kulübü izliyor."
Jack, ekrandaki kayıtları tek tek oynattı ve Ashton hepsini büyük bir dikkatle izledi. İlk kayıtta birkaç adam kulübün kapısını açmaya çalışıyordu. Diğerinde pistte durup konuşuyorlardı. Piste bir şeyler yapmaya çalıştıkları bir görüntü vardı ama pek bir şey görünmüyordu. Park alanında ise motorların üzerlerine bir şeyler koyuyorlardı.
Ashton kafasını kaldırıp Jack'e baktı. "Daha önce şüpheli birileri gördün mü? Garip sorular soranlar, daha önce hiç görmediğin kişiler gibi?"
Jack düşünürken Calum, Ashton'ın kulağına fısıldadı. Yanında olduğum için az da olsa duyabiliyordum.
"Ben birinden şüpheleniyorum."
Ashton da aynı şekilde ona fısıldadı. "Jeff?" Calum kafasını salladı.
Jack sonunda bir şeyler hatırlamış olacak ki konuştu. "*plaka numarası* kime ait olduğunu sormuşlardı."
Ashton ellerini yumruk yaptığında Phoebe onun elini tutmaya çalıştı. "Sakin kal."
Ashton sinirle konuştu. "O kimdi?"
"Plaka numarası sana mı ait?"
Ashton tekrarladı. "O KİMDİ DEDİM SANA!"
Jack ürkerek konuştu. "Jeff."
Calum da sinirlenmeye başladığında ortam iyice gerilmişti. Ashton kulübün kapısını sertçe açıp dışarı çıktı. Biz de peşinden gittik.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Next Door
FanfictionHepimiz bize verilen hayatları yaşıyoruz. Yalnızca bazılarımız onu eğlenceli hale getirebiliyor. [Calum Hood, 2020] 2. Kitap yakında! (Milyon defa düzenlendi, üzgünüm.)
