İyi okumalar ❤
İçerden gelen bağırışları duyup hızla yataktan kalktım yalpalayarak aşağıya inerken ve tam düşücekken korkuluklara tutunup dengemi sağladım. Sağsağlim aşağı indiğimde Araz sinirden köpürüyordu Alp ise onu sakinleştirmeye çalışıyordu.
"Allah belanızı versin lan !" deyip telefonu fırlattı.
Alp beni farkettiğinde konuşmamam için işaret verdi yavaşca başımla onaylayıp olduğum yerde kalmaya devam ettim. Koltuğa oturup başını ellerinin arasına alıp öylece durdu. Bir süre öyle durduktan sonra ayağa kalktı.
"Yürü hastaneye gidiyoruz."
Ne hastanesi ?
Yavaşça boğazımı temizlediğimde Araz dönüp bana baktı.
"Bende gelebilir miyim ?"
"Gel."
Buz gibi sesi her ne kadar canımı sıksada hemen odaya koşup pijamalarımı çıkarttım. Acele acele kot ve beyaz bir tişört giyip aşağıya indim Araz'lar ayaklanıp kalktığında hızlı adımlarla onlara yetişip ayakkabılarımı giydim. Arabaya bindiğimizde aşırı derecede hızlı gidiyorduk miğdem bulanmıştı bunu düşünmemeye çalışarak hastanede olan kim diye düşünmeye başladım. Alp'e baktığımda sıkıntılı bir şekilde nefes verip duruyordu.
Hastaneye geldiğimizde hızla arabadan inip içeri girdik. Danışmana yönlendiğimizde Araz hızlı bir şekilde "Uraz Eroğlu." dedi. Ne yani kardeşine ne olmuştuki ? İyice endişelenmeye başlamıştım. Bir dakika bir dakika soyadları Eroğlu mu ? babamın patronu olan adamın soyadı da Eroğlu'ydu. Şaşkınlığımı bir kenara bırakıp Araz'a yiyicekmiş gibi bakan kızın söylediği odaya doğru hızlı adımlarla ilerledik. 303 nolu odanın önüne geldiğimizde Araz "Siz burda bekleyin." deyip derin bir nefes alıp odaya girdi. Alple hastanenin rahatsız olan sandalyelere oturduğumuzda dayanamayıp sordum.
"Alp Uraz'a noldu ?"
"Kalp yetmezliği."
"Araz'ın bundan haberi var mıydı ? "
"Hayır bu sabah öğrendi kimse bilmiyormuş zaten. Uraz'ı sürekli gözetleyen adamlarımız var. Evin önünde fenalaştığını görüp hastaneye getirmişler sonrasını az çok biliyosun zaten."
"Bu Araz için çok zor olmalı."
"Ailesinde kardeşinden başka kimsesi yok."
Yanağımdaki yaşı hissedince hızlı bir şekilde silip yukarı doğru bakmaya başladım. 'Ağlama ağlama ağlama' diye içimden tekrarlıyordum. Omzumdaki ele baktığımda Alp bana destek olurmuşçasına gülümsedi.
"Böyle yapma Araz'a destek çıkmamız lazım."
Zoraki bir gülümsemeyle başımla onayladım.
Uzun bir süre sonra odadan çıkan Araz'a baktım gözleri kızarmıştı.
"Doktorun yanına gidiyorum."
Bize bakmadan ilerlemeye başladı gözden kaybolana kadar arkasından baktım. Araz'ın yaşadıkları gerçekten kolay değildi ben onun yerinde olsam bu kadar güçlü olamazdım.
Boğazımı temizleyip Alp'e döndüm.
"İçeri girsem sorun olur mu ?"
"Araz'ı beklesek daha iyi olur."
Dediğini dinlemeyip ayağa kalktım ne diyeceğimi bile bilmiyordum ama derin bir nefes alarak kapının kulbunu aşağı indirdim ve içeri girdim. Yatakta sarı saçlı , zayıf , yüzü solgun biri yatıyordu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
BUNDAN SONRA BENİMSİN
Chick-Litintikam aşkıyla tutuşan bir adam , her şeyden habersiz masum bir kız...
