☘ Giriş ☘

829 111 264
                                    

Uzun saçlarını eliyle geriye attı kız. Onları kesmeliyim diye düşündü. Sonra hemen vazgeçti bu düşünceden. Onur'u, sevgilisi uzunken severdi saçlarını. Herkes tersini söylese de biliyordu geri geleceğini.

Geri gelecekti. Ayrı kaldıkları zamanı beraber olacakları gelecekleri ile telafi edeceklerdi.

Yürümeye devam etti. Güneş batmaya yüz tutmuş, kızıllığı ile gökyüzünün maviliğini çalıyordu. İnsanlara çarpmamaya çalışarak eve doğru adımlarını hızlandırdı.

Kalabalık bir ortamda bile insan yalnız kalmak isterse bunu başarabilirdi. Tuana da bunu yapmıştı. Kulaklıklarını takmış, yalnızca müzik, kendisi ve düşünceleriyle yürüyordu kalabalık sokaklarda.

Neden bu kadar kalabalık olduğunu anlamak için etrafına göz attığında daha çok müşteriye sahip olmak için dükkânlarında indirim yapan birkaç esnaf çarptı gözüne. Tüm insanlar çok şeye sahip olmak isterdi değil mi? Ama Tuana yalnızca Onur'u tekrar yanında istiyordu. Yalnızca ona sahip olmak istiyordu.

İnsanları incelerken sertçe yutkundu, gözüne çarpan kişi gerçek değilmiş gibi geldi o an. Rüya görüyormuşçasına bakakaldı. Eğer bu bir rüyaysa bu rüyayı görmeyi çok özlemişti. Gözlerini kırpıştırdı birkaç kez. Siyah dalgalı saçlarına baktı. Görmeyeli ne kadar olmuştu? Bir veda bile etmeden çekip gitmesinin üzerinden ne kadar geçmişti? On ay kadar mı olmuştu sadece? Ama yıllar geçmiş gibiydi...

Gözlerini genç adamın karamel rengi gözlerine dikip öylece durdu sokağın ortasında. Sonra insanların arasında gezinen karamel rengi gözler Tuana'nınkileri buldu.

"ONUR!" diye bağırdı Tuana. Çevresindekileri itip kakmayı umursamadan ona doğru koştu.

Geldiğinde onu aradı gözleri. Ama yoktu...

YoncaHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin