1.0

7.5K 1K 991
                                    

1

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

1.455 beğenme, yorum kapatıldı✔️

jeonj: dinner🧷

~

laliesmano: uyumuşum, rüyamda seni gördüm... ve dün gece fotoğraf atmışsın. demek o şanslı kız yeri...

laliesmano: bana arkadaş olduğunuzu söylemiştin.

laliesmano: neyse mutluluklar.
İletildi (07.16)

~

"Lisa," diye mırıldandı Rosé karşı sıradan bana doğru. Öğretmen bir şeyler anlatıyordu ancak ruhum sınıfta değildi. Hâlâ Jeon'un beni bıraktığı yerdeydi. Kendimi 'Artık konuşmasak mı?' dediği yerden bir adım öteye bile taşıyamamıştım. Kız arkadaşının Kim Yeri olduğuna inanasım gelmiyordu. Bana yalan söylemişti. Arkadaşız demişti. Şu an bana yazdığı hiçbir şeye inanmıyordum.

Jennie yanımda otururken, sıranın altından yemek yiyordu. Aynı zamanda gözleriyle öğretmeni izliyordu. Keki dudaklarına götürüp, elini ağzına götürdüğünde, önündeki kişinin arkasına iyice saklanıp çiğnemeye başladı. "Rosé sesleniyor Lalisa, sağır mısın baksana."

Gözlerimi Rosé'ye çevirdiğim anda kafama silgi yemem bir oldu. "Şırfıntı," dedi mırıldanarak. "Sabahtan beri kendimi paralıyorum burada."

Elimi kafama götürdüm. "Ne oluyor ya?"

Rosé elindeki sigara kutusunu bana doğru göstererek, "Al şunu, Taehyung'a uzat." dediğinde gözlerimi yan sıraya doğru çevirdim. Taehyung şirince gülümseyerek bana bakıyordu.

Jennie başını iki yana doğru salladı. "Derste bari rahat dur Taehyung."

"Tuvalete gideceğim, orada içeceğim." dedi Taehyung gözlerini devirirken. Namjoon Taehyung'un yanında otururken gözlüklerini çıkarmadan dersi takip etmeye devam etti.

Arkadaş grubumuzda sigara kullanan tek kişiler Rosé ve Taehyung'du.

Rosé sigara paketini kalemliğinin içine koyup, bana doğru uzattığında ben de Taehyung'a doğru uzatıyordum ki, öğretmen araya girdi. "Ne oluyor? Sabahtan beri arka sırada bir hareketlilik hakim."

Herkes bakışlarını bana doğru çevirdiğinde, gözlerimi kaçırdım. Öğretmen Bayan Choi oldukça sinirli bir kadındı. Gözlüklerini çıkararak, bana doğru yaklaştı. "Neden sürekli konuşuyorsun Lisa?"

"Pardon öğretmenim," diye mırıldandığımda, elimdeki kalemliği hafifçe yukarıya kaldırdım. "Taehyung-sshi'ye kalemlik uzatıyordum."

Bayan Choi kaşlarını çatarak kalemliği elimden aldı. Doğal olarak içinde bir paket olduğunu hissetmişti. Dudaklarımı dişledim. Tanrım kalemliği açarsa biterdim, heyecandan yüreğim ağzımda atıyordu. Bayan Choi, kalemliği açtığında gözlerimi yumdum.

"Sigara mı? Buna nasıl cesaret edersiniz!" diye bağırmasıyla alt dudağımı dişleyip bakışlarımı Taehyung'a çevirdim. En az benim kadar gergin gözüküyordu.

Bayan Choi kaşlarını çatarak, "Hemen, müdür yardımcısının odasına gidiyorsun hemen. Taehyung sen de. Lalisa sana uzatıyordu kalemliği!" diye bağırdığında ayağa kalktım. Hiç disiplin cezam yoktu, sanırım bu bir ilk olacaktı.

Taehyung'la birlikte yürümeye başladığımızda bizimkiler oldukça üzgün bakışlarla bize bakıyordu. Tanrım, son senemizde böyle bir ceza almamamız gerekiyordu. Rosé'ye kötü kötü baktığımda, bana dudaklarını büzerek karşılık verdi. Benim başımı da belaya sokmuştu. Neyse olsun, bir şey olmazdı. Rosé'nin zaten iki tane cezası olduğu için, bir tane daha alması risk oluştururdu.

Taehyung'la sınıftan çıktığımızda sırtına serçe vurdum. "Piç seni, içmesen ölürdün değil mi?"

Kaşlarını çatarak, elini sırtına götürdü. "Yuh, ne sert elin varmış senin. İçimi deldin. Jennie bile daha yumuşak vuruyor."

"Jennie niye sana vuruyor ki?"

Taehyung gülümsedi. "Sanane. Her şeye burnunu sokma. Çok sevdiğin Jungkook'a yazmaya devam et. Bir halt olmaz ondan ama neyse."

Gözlerimi devirdiğimde, kollarımı göğsümde birleştirerek yürümeye devam ettim. Taehyung'un 2. cezası olacaktı. Tanrım umarım annemlerin kulağına gitmezdi. Gerçi artık her şeyi boşvermiştim. Umurumda bile değildi.

Taehyung ile müdür yardımcısının odasına girdiğimizde uzun bir süre boyunca, kim kapıya vuracak kavgası yaptık.

En sonunda pes edip kapıya vurduğunda sinsice gülümsedim. Bay Stewen gür sesiyle 'Gelin' dediğinde içim ürpermişti. Geçen sene bizim okula gelmişti. Yarı Brezilyalı olduğundan dolayı değişik bir aksanı vardı. Kel kafası, fazlasıyla korkunç gözüküyordu. Yanlış anlamayın kel diye değil, sinirlendiğinde başı kıpkırmızı oluyordu.

Taehyung kapıyı açıp içeriye girdiğinde, ben de peşinden girdim. İçeriye girmemle koltukta oturan kişi gözüme bir çığ gibi düştüğünde dudaklarımı dişledim. Jeon... üstünde okul forması değil, siyah bir deri ceket ve pantolon vardı. Yanlarını kazıttığı kahverengi saçlarımı saçlarını iki yana ayırıp, kulaklarına büyük küpeler takmıştı.

Göz göze geldiğimizde benim için zaman durmuş oldu, saçımdaki mavi sprey Tanrı'ya şükür geçmişti. Yoksa benim Lalies olduğumu direkt anlayabilirdi. Gerçi Taehyung'un yanında hiç tanımadığı bir sarışın görmüştü. Belki tanımıştır...

Jungkook, Taehyung'a keskin ve korkunç bakışlar yollarken dudaklarımı dişledim. Heyecandan bacaklarım titriyordu. Bay Stewen kaşlarını çatarak, bize doğru döndü. "Demek yanınızda sigara paketi bulunduruyorsunuz." Bayan Choi hemen yetiştirmişti demek.

Başımı öne eğdim. "Özür dilerim."

Bay Stewen gözlerini devirerek, "Tanrım disiplin kurulunu toplayacak sabrım kalmadı." diye mırıldandığında, Jeon bir anda araya girdi. "Öğretmenim, bu seferlik affedelim isterseniz. Şu an daha ciddi işlerimiz var."

Gözlerimiz buluştuğunda, aklıma Yeri ile sevgili olduğu düşüncesi dank diye düşmesiyle derin bir iç çektim. Her neyse, sorun bende değildi. Ben o egoistten çok daha iyiydim. İçim rahattı.

Jungkook acaba ben olduğumu anlamış mıydı? Tanrım kafayı yemek üzereydim. Pekâlâ neden Taehyung'dan nefret etmesine rağmen, yardım etmeye çalışıyordu?

Bay Stewen başını salladı. "Bay Jeon doğru söylüyor. Zaten Bayan Manoban'ın ilk disiplin cezası."

Jeon aniden, gözlerini bana doğru çevirerek, "İsminiz nedir, Bayan Manoban?" diye sorduğunda öyle bir bakıyordu ki, irislerimin en derinine dalış yapmıştı. Parlayan kahve gözleri, muhteşem yakışıklı suratıyla görsel şölen yaratırken, hızlanan kalbimi susturdum.

"Lisa." dedi Bay Stewen kaşlarını çatarak. "Oldukça iyi bir aileye sahiptir."

Jeon kaşlarını kaldırarak, "Memnun oldum Lisa. Ben de Jeon." dediğinde başımdan aşağıya kaynar sular döküldü. İsminin Jeon değil de, Jungkook olduğunu bana defalarca kez, üzerine basa basa söyleyen çocuk, şimdi isminin Jeon olduğunu söylüyordu. Yoksa... her şeyi anlamış mıydı?

pepsisHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin