26.Bölüm Ön Okuma

3.6K 200 57
                                        

Az kenara kayın biz geldik. 🙃

🎈🎈🎈

''Ne yapıyor o? Bana mı bakıyor gözlerini dikip? Söylesine Meltem!''

Genç kız çaktırmadan kafasını bir önüne bir arkasına çevirirken boynuna aniden giren krampla tutuldu.

''AYYY!'' Sesli çığlığı önce Aran'ı sonra da onun karşısında dikilen Melih'i harekete geçirmişti. Deniz kardeşinin bu yersiz çığlığıyla öfkeyle ayaklandı. ALLAHTAN ÇAKTIRMADAN BAK DEMİŞTİ!

''Meltem iyi misin?'' Aran'ın endişeli ifadesine Deniz'in alay dolu gülümsemesi karşılık verdi.

''Kramp girdi bir şey olmaz geçer geçer.''dediği sırada oturduğu için dizlerinin üzerine çıkan eteği bir çift keskin gözün dikkatinden kaçmamıştı. Deniz'de onun baktığı yeri fark edip hızla üzerini düzeltmeye çalıştığında o gözlerde öfke karışımı bir arzu gördüğüne emindi.

''İyiyim Aran, alt tarafı bir kramp değil mi ablacağım?'' İğnelercesine çıkan sözlerine aldırış eden yoktu. Öyle ki ayakta birbirlerinden gözlerini bir an olsun ayırmayan bu ikili konuşmadan savaşıyor gibiydi.

''Sizi eve bırakalım.'' dedi Aran, nişanlısının kolundan tutarak kaldırmaya niyetlendiğinde  Melih başını eğerek ellerini beline yerleştirdi. Üzerindeki ceketi saatler önce çıkarmış ve gömleğinin birkaç düğmesini açmıştı. Onu daha fazla incelemek istemeyen Deniz ise nihayet bakışlarını kaçırdı.

''Aran sen Meltem'i eve bırakırsın.''
''Sen nereye gidiyorsun abla?'' diye hızla sordu genç kız.

Melih'de gelecek olan cevabı duymak için duraksadı. Bu saatte tek başına nereye gitmeyi planlıyordu?

''Ufak bir işim var. Babamlar dönmeden evde olurum.'' Masadaki çantasını alarak arkasını döndüğünde Aran Meltem'in elini tutarak Melih'e yöneldi. Genç adam hala kapıdan çıkmak üzere olan Deniz'i izliyordu.

''Sen gelmiyor musun?'' diye sordu.

''Siz gidin. Benim de işim var.''

Öfke ve merakla çıkışa doğru ilerlediğinde gerisinde bıraktığı kişiler neler döndüğünü az çok anlamıştı. Meltem tüm bu olanların hesabını sormaya kararlıydı. Bunca zaman gözünün önünde olup biteni nasılda fark etmemişti? Gerçi o kendisine aşık olan bu şapşal adamı dahi fark edememişti. Aklına gelen kişiyle ellerine baktı.

''Şimdi bir düşündüm de... Yakıştık biz. Ben bir cacık olmaz diyordum ama iyi duruyoruz. Dur bakayım şu ayna tarafına geç.'' Genç kızın söylediklerini idrak edemeyen Aran şaşkınlıkla boy aynasının önüne geçtiğinde hala onun neden bahsettiğini anlamamıştı. Meltem ise tatlı bir şebeklikle hala sırıtıyordu.

''Meltem... Güzelim biz ne yapıyoruz şu an?''

''Düğünümüzde, bu kızda çirkin şansı varmış oğlana yazık oldu demezler demi?'' dediğinde sesi oldukça masum çıkıyordu. Aran afallayarak gülümsedi.

''Sen benim bu hayatta tanıdığım en güzel kadınsın.'' Aslında amacı ona takılmaktı. Öylesine aynanın önüne sürükleyerek eğlenmek istemişti fakat genç adamın ciddi suratı ve sarf ettiği sözler nefesini kesti.

''Çok kadın tanıdın değil mi?''

''Hayır, sana ait olduğumu bildiğim için yanıma kimseyi yaklaştırmadım. Senin anlayacağın sen benim her konuda ilkim olacaksın.''

Kusura bakmayın Mahmut'un sünnet düğünü mali yönden beni çok zorladı. Aylardır ortalıkta olmamamın sebebi kesinlikle bu 😂😂😂

ARANHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin