Tuna sinirle bana bakarken "Kıskandın değil mi?" diye sordu.
"Bu kız önemli olsa şuan benden hesap sormak yerine peşinden gider gönlünü alırdın Tuna... Evet ben seni kıskandım ve bunu söyleyecek kadar dürüstüm. Ama sen? Sen daha gizlice arkamdan iş çevirip beni aldatacak ve sonrada 'sevgiline' kim olduğumu açıklayamayacak kadar yalancı ve pislik herifin tekisin."
Şuanda ona olan zehirli sevgim değil sinirim ve acım ağır basıyordu. İntikam alma isteğim, acı çektirme isteğim. Hepsi. Hepsi gömdüğüm yerden çıkmış bana konuş diye bağırıyordu.
Güldü..
Neden güldü?
"Özlediğin için gelip hakaret etmek mi? Hâlâ delinin tekisin sen."
"Evet özledim seni ama her günde lanet ettim kendime neden özlüyorum diye."
"Vazgeçemiyorsun benden, beni elde etmek için mi bu tavrın" derken eğilip boyunu boyumla eşitledi. Gözlerime bakarken fazla yakındı.
Lanet olası kalbim hızlanmıştı...
Seni aldattığını düşün Esen. Diğer kızlarada aynı acıyı aynınyalanlarla çektiren bir şerefsiz olduğunu düşün. Unutma bunları bunlar gerçekti. Sana olan sevgisi gerçek değildi.
Of.. Of!
Aptal kalbim dursada kurtulsam!
Çenemi kavrayıp başımı biraz daha yukarı kaldırdı. "Dejavu oluyor musun diye sormuştun ya hani? Evet oluyorum" dedi.
"Ne"
Bakışları yumuşamış, git gide yaklaşır olmuştu.
"Doğru duydun, onunla her yan yana gelişimde seni hatırlıyorum. Aklımdan çıkmadığın için bilinçsiz yaptım her şeyi... Bütün öfkem, sinirim, hatalarım sana olan sevgimdendi Esen"
Gözleri dudaklarıma kaydı. Cevap vermememi fırsat bilip bana yaklaştı.
Daha önce sevgiliyken beni hiç öpmemesi ve şimdi bu şekilde yaklaşması..?
Dudakları dudaklarıma değmeden hemen önce sağ elimi yanağına geçirdim. Tokat attıktan hemen sonra bir adım geri çekilip arkamda ki kayalıkta durdum.
"Sen beni salak mı sandın? Amcık herif seni! Beş dakika önce kızla koklaşıyordun it!" diye bağırdım.
Etrafımızda ki insanların bağazıları fısıldaşıyor bağazıları ise etrafımıza toplaşıyordu.
Umrumda değildi.
İnsanların ne düşündüğü, ne dediği, ne yaptığını gram umursamıyordum.
"Ne yazık, benimle bir daha olabilme şansın varken bunları yapıp beni kendinden soğutman..." dediğinde bir an alaycı bir şekilde güldüm.
Şişmiş gözlerim her göz kırpışımda yanıyor gibiydi. Gözyaşlarım ise rüzgardan kurumuştu yüzümde. Rimelimin siyah izleri ile göz altlarımda hüznümün resmini çizdiğinede emindim.
"Aldattın diyorum lan aldattın sen beni? Ne şansı ne soğutması amınakoduğumun gerizekalısı seni!"
İnsanlar etrafımızı çevrilemiş bizi izlerken Tuna bana yaklaştı. Geri adım atarken yine sinirli gibi görünüyordu.
"Siktir git Tuna! Siktir git." diye bağırdım bu sefer.
Bileğime doğru uzandığı sırada kendimi geri çektim. Topuğum kayalığa takıldığında boşluğa düşüyor olduğumu farkettim.
Gözlerimi sımsıkı yunmuş Deniz'e düşeceyimin bilincine varmıştım ki iki bileğimden bir tutulup çekilmem gibi bir mucize yaşadım. Beni kendine çeken kişi kolunu omzuma atmış deli gibi korkan bana sakinleşmem için bir şeyler mırıldanırken hiç birini duymadı kulağım.
Sanki her şeye sağır olmuştum.
Kalabalıktan gelen alkış sesleri ve ıslıklar bile buğulu gibiydi.
Gözlerimi açtığımda önce titreyen ellerime daha sonra kayalıkların üzerine düşmüş Tuna'yı buldu gözlerim. Kaşlarımı çatıp ona baktım bir süre. Ona bakarken orada uzaklaştırıyordu beni tutan kişi. Kalabalığı aşıp kaldırıma çıktığımızda kolu hâlâ omzumda duruyordu.
"Civcivide olmasa aptal kelebek, güzelim kanatlarına kıyıp kendini suda boğacak."
🐣🦋
.
Vote at geç.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Civcivim |Texting
Short Story"Bak şu lanet olası gözlerime, beni üzmen için bile yalvarıcak kadar sana muhtaçlar."
