Son..(part 1)

2.1K 112 1
                                        

Salona girdiğimde Hector Anastasia ve diğer aydın İngilizler masaya kurulmuştu.Bu durum bana saraya geldiğimi ilk günü hatırlattı.Kimsenin  benimle ilgilenmediği o günü.Gariplik bu ya Anastasia ile herkes ilgileniyordu.Salonda ileri çıktığımda herkes muhabbetini kesip bana qodaklandı.Gözümde kendinden emin bir gülümseme ile yerime ilerledim.Uçağın çektiği minyatür tahta yavaşça oturdum.Herkes bana odaklanmıştı.Dirseklerimi masaya dayayıp ellerimi yanlara açtım:

"hadi devam edin!Ben gelmeden önce nerede kaldınızsa devam edin!Ahh son birşey daha afiyet olsun herkese"dedim ve tekrardan yüzüme abartılı bir gülümseme yerleştirip yemeğimi başladım.Kimseden ses çıkmıyordu.Salonda birtek benim çatal bıçak seslerim vardı.Daha sonra ilk cesaret gösteren Anastasia oldu.Kafamı bile kaldırıp bakmadım ona.
Hızlı bir şekilde tabağımı bitirip tam yerimden kalkacağım sırada salonda başka bir sandalye daha hareketlendi.
"kraliçe Catherine.Vaktiniz varsa bugün sizinle görüşmek isterim "dedi Hector.Demek benimle artık yüzleşmek istiyor.Kafamı ondan tarafa   hiç çevirmeden yerimden yavaşça kalktım.Kapıya ilerlemeye başladım:
"vaktim yok "dedim ve yürümeye devam ettim.
"peki ya yarın? " dedi bu sefer de.Ben ise çoktan kapının önüne gelmiştim.Aniden durdum ve bedenim kapıya başım Hector a çevrili bir şekilde arkaya baktım.Gözümde tüm kinim dudaklarım da ise tüm alayım ile cevap verdim:
"ne bugün ne yarın ne de ondan sonra ki gün size ayıracak en ufak bir vaktim yok "dedim ve hızla dışarı çıktım.Arkamdan kapı kapanana kadar salonun uğultusu doldurdu kulaklarımı...
Kapımı hızla çarparak kendimi yatağıma attım.Gözlerimden oluk oluk yaşlar akıyordu.Bu yaşlarım tek sebebi onu sadece 10 saniye görmemden.Hala çok yakışıklı.Ve hala evli.Neydi beni ona karşı hala yenik ve ezik düşüren şey?İliklerime kadar ağladım.Her duygu vardı bu göz yaşlarında.Yenilgi, nefret, kin,mutluluk, aşk, özlem...
Gece yarısını çoktan geçti.Ağlamaktan gözlerim şişmiş bir halde yatağımdan kalktı.Gün boyunca ağladım.Kimseyi kabul etmedim.Hatta bana bakmaya gelen Beth i bile kovdum.Tüm el ayak çekilmiş olmalı çünkü gece baya ilerledi.Daha önce Edward a ait olan masanın başına geçtim.Amacım daha önce Hector un bana verdiği kolyeyi bulmaktı.Çekmeceyi hızla açtım ve kolye kutusunun üstünde bir zarf buldum.Daha önce oraya hiç bir zarf koyamadığım için zarfı hemen elime aldım.Mühürlüydü.Aceleyle mührü kırıp okumaya başladım:
KRALİÇEM,
Bakıyorum da yokluğum sizi hiç endişelendirmedi halbuki en çok siz tedirgin olmalıydınız çünkü ben sizin en büyük sırdaşınızım öyle ya.Her neyse geçelim bunu.Ben şuan sizi pekte ilgilendirmeyen bir yerdeyim.Ancak bu önemsiz çünkü sizin için önemli olan siz bu mektubu okurken nerede olduğum.Evet sanırım siz bunu okuduğunuz zaman ben çoktan sarayda olurum.Sizden istediğim şu ki biz sırdaş olarak artık ortak sayılırız.Ee zaten sizinle olan bu sırdaşlığımız artık resmi olmalı bence.Yarın hemen işlemlere başlayınız sevgili KARICIĞIM.Sizi, hasret ile öpüyorum ve kavuşacağımız günü iple çekiyorum...SEVGİLER TOM"
Ne saçmalıyor bu mahluk böyle.Sanırım artık iyice kafayı yedi.Mektubu  hışımla yere attım.Zaten herşey herzaman üst üste gelir.Oda artık üstüme gelmeye başladı.dolaptan yeşil pelerinimi alıp kendimi dışarı attım.Soğuk koridorda yavaş yavaş ilerlemeye başladım.Acaba bahçeye mi çıksam?Amaçsızca ilerlerken kendimi bahçede buldum.Ahh ne soğuk ama iyi ki çıkarken pelerinimi aldım.Gündüzleri olduğu kadar geceleri de güzelmiş burası.Bu bahçe ile ilk defa Edward tanıştırdı beni ve kabul etmeliyim ki bu bahçe getirdi karşıma Hector u.

"sence de soğuk değil mi?" dedi bir ses.Kafamı sağ tarafa çevirince sesin sahibi  Anastasia yı gördüm.Bir o eksikti.Lanet olası şu sarayda yalnız da kaşınmayacak anlaşılan.

"ama senin için içi daha soğuktur diyorlar.Onları yanıltmıyorsun bence de "dedi ben cevap vermeyince.Derin bir nefes verdim ve tamamen ona döndüm kısa bir süre yüzüne baktım sonra da

EsaretHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin