Herkese merhaba şuan kafamda bşr bölüm hikayesi yok kafama göre yazıyorum bu hikayeyi ona göre. Bol bol yorum yapmayı unutmayın.Bu bölümde size sütlaç tarifi de vereceğim. Bölümü yazmaya başladığım saat 00:17 01/10/2021 *** Amine huzursuzdu gerçekten hayatının son beş ayı belki de en zor günleriydi ve son zor günleri olmayacağını da biliyordu sadece oğlunu düşünüyordu. Derin bir çaresizlik içinde günlerini odasında ve ya oğlunun odasından geçiriyordu yaklaşık beş buçuk aylık hamileydi.
Doğum yaklaştıkça içindeki korkularda artıyordu. Ya çocuk Akın'a benzerse? Emir'e benzemezse insanlar demez miydi bu çocuk babasına niye hiç benzemiyor diye? Amine sürekli içinden "Ya bu kadar beyazın içine bir esmer gelirse?"
Bunlar Amine'nin düşündüğü ufak tefek şeylerdi onun aklını meşgul eden daha kötü olaylar vardı. Kadir sürekli arayıp bir şeyler istiyordu ve bu isteklerini yerine getirmezseler herkese bu çocuğun Emir'den olmadığını söylemek ile tehdit ediyordu. Nuriye hala sürekli arayıp Emir'i bebeğin ismi hakkında darlıyordu. Nuriye hala Yiğit Ege isminden pek haz etmemişti ve çocuğun isminin değiştirilmesi için sürekli baskı yapıyordu. Amine bunları düşünmeden yapamıyordu. Biraz kafa dağıtmak için telefonu eline aldı internette dolaşırken karşısına Fırın Sütlaç fotoğrafı çıktı. Amine nasıl da severdi sütlaçı ama neredeyse dört beş yıldır ağzına bile sürmemişti. Tam o sırada içeri Hanife girdi.
"Amine müsait misin?"
"Tabi ki abla buyur geç"
"Bak Yiğit Ege'ye ne yaptım"
Hanife elindeki Amigurimi oyuncağı Amine'ye uzattı. Amine Hanife'nin elindeki Amigurimi oyuncağı aldı. Ne kadar da güzel bir şeydi bu oğlunun ilk oyuncağıydı.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
"Çok teşekkür ederim abla"
"Ne demek hele bir doğsun dağa neler yapacağım ben ona"
"Bu gidişle Eymen kıskanacak Hanife abla"
"Galiba aman neyse şimdi boşver ben yemek yapacağım bir şey istiyor musun yemeğe"
"Yok abla sağol"
Hanife arkasını dönüp odadan çıkacağı zaman
"Abla dur"
Hanife Amine'ye doğru döndü
"Bir şey mi oldu Amine"
"Ben şey diyecektim Sütlaç Yapalım mı?"
"Yapalım da sen bunu söylemek için mi bu kadar kasılıp utandın?"
Amine kıpkırmızı olmuştu isteklerini söylemekten utanıyordu. Onlara rahatsızlık verdiğini düşünüyordu.
"Hadi aşağa inip sütlaç yapalım"
Amine ile Hanife mutfağa indiler. Mutfağa girdikleri anda Eymen ağlamaya başlamıştı
"Amine sen malzemeleri çıkart ben geliyorum"
Amine tamam anlamında başını sallayıp.
Malzemeleri çıkardı iki üç gün yeriz diye düşünerek fazladan çıkardı malzemeleri. İki buçuk su bardağı prinç. İki su bardağı şeker. İki su bardağı sıcak su. İki litre süt. Amine Hanife abla gelene kadar sütlacı yapmaya başladı. Mutfak dolabından tencereyi çıkardı tencerenin içine princi ve iki su bardağı sıcak suyu ekleyip kısık ateşte pişirmeye başladı. O sırada Amine'nin tekefonu çaldı arayan Emir'di telefonu açtı
"Alo Emir"
"Alo Amine sana güzel bir haberim var artık babanlar karşımıza çıkmayacak"
"Sevindim"
"Ne yapıyorsun dışarı çıkarayım mı seni? Bunalmışsındır evde kaç gündür kendini odalara kapattın"
"Gerek yok sütlaç yapıyorum akşam gelince yersin"
"Tamam o zaman tutmayım ben seni Ceylanım"
Telefon kapanmıştı Amine'nin kulağında ama hala aynı ses yankılanıyordu Ceylanım...
Ocaktaki prinç suyunu çekmiş lapa haline gelmişti. Amine sütü ekledi tencereye on dakika kadar sonra şekeri ekledi yarım su bardağı süt ile karıştırdığı üç kaşık buğday nişastasını tencere ilave etti on beş dakika sonra altını kapattı. Sütlacı güveç kaselerine koyup fırına sürdü. O sırada Hanife anca gelebilmişti.
"Hani yapmıyor muyuz sütlacı"
"Ben yaptım fırında şuan"
"Maşallah kız elin hızlıymış"
Kapı çaldı Amine koşa koşa kapıyı açmaya gitti kapıyı açtığında karşısında Emir ve Murat'ı gördü
"Hoşgeldiniz"
"Hoşbulduk"
"Sizi bu kadar erken beklemiyorduk"
Murat gülümsedi
"Sütlaç yapılmış hiç oyalanır mıyız iş yerinde"
"Henüz hazır değil"
Emir Amine'ye döndü
"Amine benimle odaya gelsene"
Amine Emir'in peşinden merdivenleri çıktı
"Amine'm sana bir teklifte bulunacağım"
"Dinliyorum Emir"
Amine korkudan titremeye başlamıştı ne olabilir di ki bu kadar önemli olan mesele
"Amine biliyorsunki Tarih mezunuyum KPSS yi kazandım kendi şirketimizde çalışmak yerine öğretmen olarak atamalara katılıp tayinimi isteyebilirim buralardan gidebiliriz ne dersin"
"Ben bilmiyorum Emir"
"Bunu düşün hadi şimdi aşağıya inelim"
Amine mutfağa girdiğinde Hanife sütlaçları fırından çıkarıp dizmişti. Bütün mutfak mis gibi kokmuştu.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Amine'nin ağzı sulanmıştı ama o an aklında sütlaçtan daha fazla önemli olan olaylar vardı Emir'in yaptığı teklifi düşünüyordu ne diyecekti ne cevap verecekti. Amine tüm bunları düşünürken kapı çaldı Amine koşarak kapıyı açtı karşısındaki yüz onu şaşırtmıştı. Titreyen sesiyle
"Nuriye hanım..."
*** Evet bu bölüm bu kadardı sizce Neler olacak yorumlara yazın