Chad, Roket Takımı üyelerini geçtikten on beş dakika sonra Dennis'in barındaydı. Bu gece bir şeyler içmeden uyuyamayacaktı. Şapkasını çıkarıp bar sandalyesine oturdu. Şişman barmen onun geldiğini hemen fark etmişti.
"Hey, Chad! Bu akşam nasılsın bakalım?" dedi neşeli sayılabilecek bir sesle. Ama Chad pek oralı değildi.
"Her zamankinden Dennis."
"Bir muzlu süt. Hemen geliyor."
Chad paltosunun cebinden sakız kutusunu çıkarıp salladı. Ama kapaktan dışarı düşen yoktu.
"Lanet olsun! Dennis, kavunlu sakızın var mı?"
"Naneli. Sadece bir tane. İşine gelirse."
"Neyse ver hadi."
Chad sakızı ağzına atıp çiğnemeye başladı. Elinde muzlu süt bardağıyla mutfaktan çıkan Dennis, bardağı Chad'in önüne bırakıp televizyonu açtı.
"Yapma şunu Dennis."
"Üzgünüm Chad. Saat 7. Zorunlu yayın. Roketler izlemediğimi görürse başım belaya girer."
Televizyon ekranında kırmızı bir "R" harfi belirdi. Sonra ise Matori ekrana geldi.
"İyi akşamlar Roket Ulusunun insanları..."
Roket Takımının yayınlarını izlemek zorunluydu. Yayın saatinde Roket Takımı devriyeleri rastgele evlere ve işyerlerine gelir televizyonun açık olup olmadığını kontrol ederlerdi. Kimse televizyon kapalı yakalanmak istemezdi. Matori uzun uzun Roket Takımının son başarılarından bahsetti. Kanto ve Johto'da insanların nasıl mutlu olduğunu anlattı. Hoenn'den gelen mültecilerin Roket Takımının, Hoenn'i özgürleştirmesi için nasıl yalvardıklarından bahsetti. Bu sırada Chad televizyona olan ilgisini tamamen kaybetmişti. Kendine yaklaşan şık elbiseli genç bir kadın gördü. Kömür karası saçları, zeytin gibi gözleri, kavruk bir teni vardı. Dudaklarına beş kat kırmızı ruj sürmüş, sanki 70lerin hatta 60ların filmlerinden fırlamışa benziyordu. Moda tercihi tartışılabilir ama kadın kesinlikle çok çekiciydi. Yine de ağzı leş gibi çilekli sakız kokuyordu. Chad'in hemen yanındaki bar sandalyesine oturdu. Hafif bir ses tonuyla sordu.
"Ne içiyorsunuz?"
"Uyumama yardımcı olacak bir şeyler. Muzlu süt."
Kadın ağzına bir sakız daha attı.
"Denemek isterdim."
Chad eliyle Dennis'e işaret etti. Dennis de anladım anlamında başını salladı. İçki hazırlanırken kadının bakışları Chad'in kemerindeki poketoplarına kaydı.
"Roket Takımı için mi çalışıyorsunuz?"
Chad sütünden bir yudum alarak yanıtladı.
"Tabi diğer herkes gibi. Bugünlerde para kazanmanın tek yolu bu öyle değil mi?"
Dennis elinde süt bardağıyla "Chad bir ödül avcısıdır." diyerek yanlarına geldi.
"Ve ödülleri de Roket Takımı koyar." diye tamamladı Chad.
Sadece Roket Takımı üyelerinin pokemon eğitmesine ve poketopu taşımasına izin veriliyordu. Onlar dışında ödül avcıları da poketopu taşıyabilirlerdi. Roket Takımı Kanto ile Johto'yu ele geçirdikten sonra düzeni sağlamakta zorlanmıştı. Pokemon eğitmenleri direnişe geçmişti. Direnişi kırmak için direniş liderlerinin başına para ödülü koymaya başladılar ve böylece ödül avcılığı başladı. Sistem basitti. İstenilen kişiyi getir, para ödülünü götür. Arananları canlı teslim etmek daha yüksek ödül getiriyordu. Ölüler düşük ödüllendirilir bazen hiç ödül verilmezdi. Ödül avcıları, Roket Takımı üyesi sayılmazdı ama yine de boğazına kadar pisliğe batmış insanlar olarak görülürlerdi.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Pokemon - Chad'in Dileği
FanfictionSize üç dilek hakkı verilse, ne dilerdiniz? Suç çetelerinin dünyayı ele geçirdiği distopik bir gelecekte eski bir Roket Takımı üyesi olan Chad, günlerini geçimini sağlamak için ödül avcılığı yaparak ve geçmişte yaşadığı olayların pişmanlığını yaşaya...