Bölüm 26 - Son Bölüm

8 2 14
                                    


"Vay be! Sen güçlü bir pokemon eğitmeni olmalısın."

"Hey sana diyorum. Rozeti kapmışsın. Ben ikinci pokemonunu bile göremedim.

"Bununla kaç etti? Bende üç tane var."

"Üzgünüm tabi kendimi tanıtmayınca şaşırdın. Ben Clara."

"Hey! Sen iyi misin? Hey!"

Karşısındaki kızıl saçlı kız bir elini Chad'in gözünün önünde sallayarak kendince bir sağlık kontrolü yaptı. Chad'in gözbebekleri sallanan eli dikkatlice takip ediyordu. Clara, Chad'im omzuna bir şaplak patlattı.

"Bir şeyin yokmuş. Sadece dalmışsın."

Chad'in canı yanmıştı. Zaten öyle bir şeye ihtimal vermiyordu ama canı yandığına göre Cennet'te olamazdı. Eh Cehennem'de de canı daha fazla yanardı. Ölümüne birkaç saniye kaldığında gözlerini kapamışken ve açtığında da karşısında çoktan ölmüş birini bulmuşken insanın öldüğüne inanmak için yeterli kanıtı olur. Yine de Chad bütün kanıtları elinin tersiyle itip sordu."

"Clara?"

Kız neşeli bir sesle karşılık verdi.

"Evet benim. Ben de senin gibi bir pokemon eğitmeniyim. Indigo Ligine katılmak için yolculuk ediyorum. Senin adın ne?"

"Cha... Çetin."

Çetin sağına soluna bakınca bir çeşit merdivende durduğunu fark etti. Birkaç adım yürüdü. Geriye dönünce önünde durduğu kapının üzerinde yazanları okudu.

"VIRIDIAN SALONU"

Bakışlarını önüne kaydırdı ve ellerini açıp baktı. Yara bere yoktu. Hatta bir tanesinde yeşil yaprak biçimli bir rozet vardı. Ama daha ilginci elleri hatırladığından biraz daha küçüktü. Hemen geri döndü. Binanın kapısının camlarındaki yansımaya baktı. Bir elini kaldırıp salladı. Şüphe yoktu. Yansıma kendisinindi. Bir farkla. Çetin 15-16 yaşındaydı. Sadece bedeni değil, zihni de. Geçmişte yaptıklarını bir bir hatırlıyordu ama Çetin fark etmese de beyin kimyası artık 15-16 yaşında bir çocuğa aitti.

"Clara!" dedi heyecanla "Hangi yıldayız?"

Kız anlamamış gibi şaşkın şaşkın ona bakıyordu.

***

Clara'ya durumu elbette açıklayamazdı. Clara da Çetin'in saçma sorularını hemen unuttu. Önemsiz konulara kafa yormayacak kadar neşeli görünüyordu. Mutlu yaşamın sırlarından bir tanesi diye düşündü Çetin. Clara'nın ısrarı üzerine ona Viridian Salonunu işe yarayabilecek birkaç numara göstermeyi kabul etti. Yakındaki bir parka gidip Charizard'ını poketopundan çıkardı. Clara adeta büyülenmişti. Charizard'ın gerdanlığını bir çeşit aksesuar sandı. O da bulbasaurını çıkarttı. Bunun üzerine Çetin daha dengeli bir maç için belindeki diğer poketoplarından birini fırlattı. İçinde ne olduğunu bile bilmiyordu. Çıka çıka küçük bir rattata çıktı. Ama Çetin bu rattatayı bir yerlerden tanıyordu. Rattata da Çetin'i tanımıştı. O da Çetin kadar şaşkındı. Öyleyse diğeri de... Çetin onu da fırlattı ve içinden bir zubat çıktı. Zubat havada bir tur attıktan sonra Clara'nın tepesine kondu. Clara gülümseyerek çığlık attı.

"Hahahahaaa... Beni çok sevdi."

"Öyle görünüyor." dedi Çetin. "İstersen senin olabilir."

Clara sevinmişti. "Gerçekten mi?"

Maç yaptılar. Olağandan yumuşak maç stiline rağmen yine de Çetin kazandı. Clara bir şeyler atıştırmak için çantasını açtı. Çetin de yanında yiyecek var mı diye çantasının fermuarını açtı. Taşırken sırt çantasının ağır olduğunu fark etmişti ama içinde ne olduğunu bilmiyordu. Çantanın içinden irice bir kaya çıktı. Jirachi, kozasında uykuya dalmıştı. Kayanın üzerindeki yarı saydam kristallerin altında Jirachi'nin uyuyan yüzü seçilebiliyordu.

Pokemon - Chad'in DileğiHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin