"Daha tam iyileşmedi bile."
Chad pokemon merkezindeki hemşirenin itirazlarına aldırmadan Charizard'ın poketopunu kaptı. Çünkü pencereden görebildiği kadarıyla Silph Co.'nun önüne siyah iki minibüsün yanaşmış, 20-30 siyah giyimli adam koşarak binaya yönelmişti. Göremediğiyse ağır adımlarla yürüyen paltolu adamdı. Giovanni yanında iki yakın korumasıyla binaya en son girdi.
Chad, pokemon merkezinden Silph Co'a kadar hızlı adımlarla ilerledi. O gelinceye kadar siyah minibüsler de gitmişti. Chad yerdeki siyah lastik izlerinin olduğu alana varınca adımlarını yavaşlattı. Charizard'ın poketopunu belinden çıkardı. Pokemon ortaya çıkınca kanatlarını açıp kükredi.
"Chaaarrr!!!"
Az önceki maçın yorgunluğunu üzerinden atmış görünüyordu. İkisi beraber Silph Co'nun girişindeki merdivenleri sakin adımlarla çıktılar. Önden Charizard girdi, hemen ardından da Chad. Otomatik kapılar kapandıktan sonra binanın giriş kapısının camları beyaz parlak bir ışıkla aydınlandı. Bir dakika bile olmadan da pencereler patladı ve oluşan deliklerden mavi alevler püskürdü.
Sakin adımlarla merdivenleri tırmanana Giovanni de en üst kata ulaşmak üzereydi. Sarsıntıyı ve aşağıdan gelen kükreme seslerini hissedince bir an durdu. Onunla beraber korumaları da durdu. Omzunun üzerinden aşağı baktı. Kükremeye başka sesler de eşlik ediyordu. İnsan çığlıkları. Ama Giovanni sadece birkaç saniye kulak kesildi. Sonra aynı sakin adımlarla tırmanmayı sürdürdü.
En üst katta sadece şirket sahibinin ofisi bulunmaktaydı. Giovanni'nin korumalarından birisi deri kaplı pahalı kapının altın rengi tokmağını çevirdi ve kapıyı sonuna kadar açtı. Giovanni içeri girdi. Karşısındaki gösterişli çalışma masasında şirketin patronu oturmaktaydı. 60'lı yaşlarındaki adamın saçı çoktan kırlaşmıştı. Buna beyaz bıyıklarını da ekleyin. Yani oldukça pahalı takım elbisesinin içinde orta boylu, hafif kilolu tipik bir iş adamıydı işte. Kapı açılınca incelemekte olduğu dosyayı ve elinde tuttuğu altın kaplama kalemini yere bıraktı. Yakın gözlüklerini çıkardı ve bakışlarını kapıda dikilen yapılı adama çevirdi.
"Günaydın Bay Sukizo." dedi Giovanni. "Randevusuz geldiğim için üzgünüm ama sizde bana ait olan bir şey var."
***
"Alev fırlat Mega Charizard!"
Mega Charizard'ın püskürttüğü mavi alevler Roket Takımı üyelerinin üç golbatını da yere serdi. Pokemonlar üst üste Mega Charizard'ın ayaklarının gibine düştü. Saldırıdan Roket Takımı üyeleri de nasiplerini aldı. Üstlerinde yer yer yanıklar olan adamların ikisi bayıldı, birisi ise sürünerek bir masanın altına sindi. Chad artık kendisi için bir tehlike oluşturmayan adamları kendi hallerine bırakıp sırtını duvara yaslamış yaralı adama doğru yürüdü. Adam bir Silph Co. çalışanı olmalıydı. Belki de bir biliminsanı. Fena benzetildiği kesindi. Giydiği beyaz önlük kan damlalarıyla lekelenmiş, gözlüğü kırılmış, bir kaşı açılmıştı.
Chad adamın yanına diz çöktü.
"Hey, nasıl hissediyorsun ahbap?"
Adam yutkunup doğrulmaya çalıştı. Başını kaldırıp Chad'i şöyle bir süzdü. Sesi Chad'in de beklediği gibi bitkin çıkıyor, tane tane konuşuyordu.
"Polis misin?"
"Onun gibi bir şey." Chad haksız da sayılmazdı. Sonuçta ödül avcıları da bir şekilde otoriteyi sağlıyordu. Adam kanlı elleriyle Chad'in kollarına yapıştı. Gözlerini Chad'in gözlerine dikti. Sesi daha gür çıktı. Korkuyordu.
"Master Ball'un peşindeler. Onları durdurmalısın."
"Bana nerede olduğunu söyle?"
"Bay Sukizo'nun odasında. En üst kat. Acele et."

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Pokemon - Chad'in Dileği
FanfictionSize üç dilek hakkı verilse, ne dilerdiniz? Suç çetelerinin dünyayı ele geçirdiği distopik bir gelecekte eski bir Roket Takımı üyesi olan Chad, günlerini geçimini sağlamak için ödül avcılığı yaparak ve geçmişte yaşadığı olayların pişmanlığını yaşaya...