Andrea anlatımı
Küre dersinden nefret eden ben o hapsanede mecburiyetten kafayı yememek için vakit geçiriyordum. Sonuçta sırf gelecekten bilgi almak için bizim küreleri kullanılıyor. Kürenin durmadan psikolojim bozulmasın diye birilerini önermesinden yorulmuştum. Çoğu kişinin benim ve babamın katil olmasından şikayetçi oluyordu. Herkesin hedefleri beni iyi biri yapmak için bir kalıba sokmaktı. Halbuki ben büyünün ne kadar kötü bişey olduğunu ispatlamak için kötü büyüler yapıyordum. Birde büyü yapmak çok zevkli ama beceriksiz kişiler için aşırı tehlike arz ediyordu.
Kürenin bana bizim casus Melisanın kardeşini önermesi beni şaşkınlığa düşürmüştü. Çok masum görünen yüzü kürede bana görünmüştü. Küre bana karşıdakini görme izni vermişti. Bunu Alex'in bilmediğine adım kadar emindim. Sınıfta olduğuna dair sesler duymuştum. Sınıfta olan herşeyi duymuştum. Alex'in kürede gördüğü şeylerin anlatımı komiğime kaçmıştı. Aslın da basitçe bir yalan söylüyerek herşeyi kapatabilirdi. Gereksiz yere kendini hain olarak göstermişti. İki kişinin ölümünü gördüğünü hatta birinin gizli öğretmen diğerininde kahinin kardeşi olduğu gerçeği tüm okları kendine çevirmişti. Böyle bir aptalın ilerde istese de bizden olamayacağı gerçeğini ortaya çıkarmıştı. Aslında şöyle bir kendime bakınca küreye bakarken ilkkez bu kadar çok güldüğümü farketmiştim. Hocayla birlikte tüm herşeyi izlemiştim. Kürenin ona özel şekilde muamele ettiğini düşünmesi beni baya güldürmüştü.
Ben nerdeyse her hafta veya her ay birilerini küreden görüyordum. Farklı diller farklı hayatlar beni her zaman etkisinde bırakmıştı. Çoğu kişiyle konuşamazdım. Buna yetkim yoktu. Çoğu kişinin hayatını film tadında izlerdim. Bunları görmemin tek sebebi kimseye hiç bir şey anlatmıyor oluşum. Tabiki güçlü bir büyücü olmamın etkisi de vardı.
Yanımda ki hocanın bu kadar önemli bir şeyi gördüğüm için beni Alex'in okuduğu okula göndermişti. Müdürün bu istediği seve seve kabul etmesi de hoşuma gitmişti.
Oraya aniden gitmem sınıftaki kimseyi şaşırtmadı. O kadar ani şeylere alışmış olacaklar ki, tek bir görevli kişi yoktu. Alexi canlı şekilde görmem ondan hoşlanmama sebep olmuştu. Herşeye verdiği tepkiler mimikler çok çocukta geliyordu. Aslında onun hayatıma girmesi bana çok iyi gelmişti. Onun benim için herkesin karşısında olması hoşuma gitti. Sanırım bu kahin Melisadan daha çok işe yarayacaktı.
Aniden Alexle konuşmam onu tatlı bir şaşkınlığına sebep olmuştu. Evet farkındayım çok yakışıklı bir erkeğim ama şimdiye kadar kimseden böyle etkilenmemiştim. En azından okuldaki en yakın arkadaşım Alex'in olacağı kesinleşti, ekstra Melisayla yakınlaşmak için de Alexle yakın olmam lazım. Aralarında ki küskünlüğün bitmesi lazım. Bunun için zamana ihtiyacım vardı.
Bay Robertın Alexe bu kadar yakın olması beni deli etmişti. Alex beni tanımak için çabalarken bu öğretmenin aklını karıştırmasına izin vermezdim. Ani bir çekişle Alexin ayağı sıraya çarpmıştı. Yüzünün acıyla kıvranması bile onun hassas oluşunu göstermişti. Güzel teni ve saçları onun sinirli halinin bile ona yakışmasına sebep olmuştu.
Aslında eğer ki onunla hapsanede tanısşaydık ona aşık olabilirdim. Üzerine kahin olması ondan istemsizce iğrenmeme sebep olmuştu. Musanın tavırları hoşuma gitmemişti. Beni süzüp Alexe bakışlarımı, Melisa'ya göz kırpmama sinirli şekilde bakıyordu. Tuhaf bir kıskançlık yüzünden sezmiştim. Sınıfın en güzel kızın Melisa olup Musa'nın Emmaya aşık olması da beni baya şaşırtmıştı. Özellikle de bu kadar çekici olması da Melisa'nın tam bir aşk kadını olduğunu gösteriyordu. Tek sıkıntısı ilk aşkının son aşkı olmasıydı. Aslında küçük bir büyüyle onun şizofreni hastalığını alabilirdim ama şimdilik onun için yasak bir büyüyü kullanıp ceza almak istemem. Bu sınıf beni ispiyonlar büyük ihtimalle o yüzdende müttefiği sonradan düşünmem lazım.
Herşey o kadar hızlı ilerliyordu ki bu karmaşa içerinde Alex benimle evlenme niyetiyle konuştuğunu söyledi. Bu aptal gerçekten benden etkilenmişti. Güzel olması ona kızamayacağım anlamına geliyordu. Üstelik o saygı değer kahindi. Ona yakınlık kurup en azından egosunu ezmemek en doğrusu olacaktır. Ekstra küre sadece konuşalım diye de önerdi ama o büyütüyor. Melisa'nın saçma sapan yalanından ötürü. Bende bir yalan söyleyip evleneceğim insanın başka biri olduğunu demiştim. O ise kahkaha ile ikinci eşim olacağını söylemişti. Aslında baya tatlı geliyordu. Tam bir karmaşa içerisin de durumu iyi idare ediyordu. Ama tek sıkıntı bu karmaşayı kendisi çıkarmasıydı. Üstelik kendi arkadaşları müdürün sorduğu soruları geçiştirmek için ekstra mantıklı yolu takip ederek başka önemli sorular soruyordu . Bunlar neden Alex'in yalan söylediğini düşünüyorlar. Kürede ne gördü de Alex böyle büyük yalanla kapatmayı tercih etti.
Bay Robertın aniden onu yere atmasıyla nolduğunu anlamamıştım. Kafasının kırılması ve kanların akmasıyla şoka girmiştim. Aslın da yanına gidicektim suç olsa bile ama ilk onun yardımına koşacak kişiyi görmek istedim. Büyük bir şaşkınlıkla kimse gitmeyince bende mecburiyetten onun yanına gidemedim. Bay Robertın iğrenç biri olduğunu demiştim, kendi kaşındı. Emma çok haklıydı onun dediğini yapsaydı şuan bu durumda olmazdı.
Emmanın bu tavrı ondan hoşlanmama sebep olmuştu, beni anlaması ve güzelliği etkileyiciydi. Arkadaş olmam için yeterli bir sebepti. Ben asla etkilenmediğim biriyle arkadaşlık kurmazdım.
Kimsenin gitmemesi istemsizce gülmeme sebep olmuştu. Ben gülerken Alex'in benden yardım istemesi kalbimden vurmuştu. Ya arkadaşları güvenilmez yada ben ona çok güven vermiştim. Daha yeni geldiğime rağmen onu hapsaneye bırakmamı istemişti. O kanla uğraşırken bir müddet susup sınıfın tepkisine baktım. Hepsi birbirine bakıp Alex'in hali için üzülüyordu. Tek bir kişi bile nefretle bakmamıştı. Bay Robertın elinin titrediğini farkettiğimde ona aşık olduğunu anladım. Üzgün şekilde bir köşeye çekilmiş pencerinin yanında dışarıyı izliyordu.
Sevdiğini insan ona elini uzatmışken bu itmenin sebebi neydi? Neden herkes çelişkili davranıyor. Belli ki çok uzun zamandır hapsanede kalmış, çok fazla iletişim kaybım oluşmuştu. Yada bir oyun vardı. Alex yanlış davranıyorsan teksin der gibi, Floranın yanına gelmesiyle daha çok rahatlayan Alex benden yanıt almadığı için kafasını bana doğru çevirememişti, utandığı için yanağı kızarmıştı.
Ben seni bu halinle istesemde o hapsahede yanlız bırakmazdım. Direk evet demem bana uygun olmayacağı için egolu tavırla onu bırakıp tekrar geleceğimi söyledim. Aslında okulu kırdığım için buda suç teşkil ediyordu. Ben yinede Alex'i böyle bırakamazdım, karakterime uygun değildi.
Ona kabul ettiğimi söylediğimde yüzündeki gülüş hafif boğuk gözlerle tamamlanmıştı. Ben konuşurken yüzündeki kızarıklık gitmişti. Biraz daha dayanamayıp onu yerden kaldıracakken Mark izin vermemişti. Bende Floranın kaldırmasını bekledim. Flora izin verdikten sonra onu bırakmıştım
Babamın yüzündeki tepkiden bana çok sinirlendiği belliydi. Babam bana hiç sinilenmezdi. Hatta bir ara Alex'i odadan kovar gibi olmuştu. Onu kibarca reddetmiştim. Alex ise sonra düşünelim diye duymuştu. Babamda uzatmak istemediği için tamam demişti. Alex'in güzel olması işime gelmişti. Yoksa babam hayatta onu odada barındırmazdı. Ben sınıfa dönünce mahkemeden kişilerin beni beklediğini ve Alexin üzerine düşmemi sakıncalı bulmadıklarını söylemişti. Çok hassas bir gün olduğu için Alex'in yaptıkları ve önceden evleneceği insanın sıkıntılı olduğu için Alex'in böyle bir şey yapmasını doğal karşıladılar. Sanırım doktor haklıydı yeni bir çağa giriyoruz.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Lanete Esir
FantasiaElimi uzattığım yollar karanlık çıktı. Sevdiğim insanlar hain, gelecek bir uçurum oldu. Gittikçe o uçuruma düşecektim. Koca bir çırpınışta geçmişe ışık yolladım. Bu benim en büyük çabam, tek çıkışımdı. Ya o ışık geleceği mi aydınlatacaktı, yada alac...
