Çok beklettiğim için üzgünüm. Keyifli okumalar :)
Bölüm Şarkısı: Led Zeppelin- Stairway to Heaven
Barış, müziğin büyüleyici gücünü keşfedeli çok olmuştu. Bahar'ın kendisini Apollon ilan ettiği zamanlarda, onun ısrarıyla köşkteki piyanonun başına oturduğu günden bu yana aralarında özel bir bağ vardı müzikle. Herkesten gizlemeye çalıştığı bir ilgiydi bu. Yalnızca kendisine özel kalmasını istediği gizli bir yan. Şimdi sahnede izlediği Havasi'nin marifetli parmakları tuşlarla harikalar yaratırken artık gözlerindeki mest olmuş parıltıları gizleyemiyordu. Gizleyemeyecek kadar büyülenmiş ve kendisini tamamen müziğin büyüsüne bırakmıştı.
Bakışları Ada'yla kesişene kadar.
Neden yaptığını bile bilmeden kısa bir an için arkasını dönmüştü. Ada'nın kendisine olan bakışlarını hissetmiş miydi emin değildi. Bakışları kenetlendiğinde önce küçük bir şaşkınlık yaşamış, sonra da gülümsemişti. Ada da aynı kendisi gibi gülümseyerek ona küçük bir baş selamı verdiğinde Barış kalbinin hızlandığını hissediyordu. Ada onu görmezden gelmemiş ve üstelik ona gülümsemişti. Acaba küçücük bir tebessümünün Barış'ta neden olduğu depremlerle ilgili bir fikri var mıydı? Muhtemelen yoktu, olsa umursayacak biri de değildi Ada. "Her neyse," dedi içinden. Ada'nın ilgisini çekmek başka bir zamanın meselesi olmalıydı. Şimdi muhteşem müziğin ve Ada'nın kendisine gülümsemiş olmasının tadını çıkarmak istiyordu.
Aslında yapmak istediği çok şey vardı. Ada'nın kar gibi beyaz görünen ellerini öpmek istiyordu mesela. Gözlerindeki tropik denizlerin içerisine saatlerce dalmak istiyordu. Boğulma riskine de razıydı. Ne vardı şimdi yanındaki kadın Ceyda değil de Ada olsaydı! Kulakları müzikle mest olurken bir eli onunkine kenetlenseydi. Böyle romantik düşüncelere sıkça kapıldığını fark ediyor ve bu durumdan pek hoşnut olmuyordu Barış. Çünkü bu düşünceler yalnız aklından geçtiği haliyle kalmıyor, geceleri rüyalarına giriyordu. Üstelik rüyaları düşünceleri kadar masum değildi. Öyle zamanlarda iradesizliği yüzünden kendisine çok kızıyordu. Şimdiye kadar hiçbir kadına böyle kapılıp gitmemişti, hiç kimseyi böyle umutsuzca hayatında istememişti.
Müzik kesilip, sahne ışıkları yanana kadar Ada'ya bakmadan dakikalarca onu düşündü Barış. Artık kendisine engel olmuyor, zihninden bir nehir misali akıp geçen düşüncelere ket vurmuyordu. Kendisine engel olmaya çalıştığı her seferde daha çok kapılmıştı Ada'ya. İnkar etmeye ve kendisiyle savaşmaya ihtiyacı yoktu. Tüm enerjisini Murat'ın önerdiği gibi Ada'ya kendisini hatırlatmaya harcayacaktı. Bu akşam şanslıydı, Ada ile tesadüfen aynı konsere gelmişlerdi. Bulabildiği ilk fırsatta onun yanına uğramaya karar verdi. Böylece hem onunla konuşabilir, hem de yanındaki arkadaşlarıyla resmi olarak tanışabilirdi.
Konsere nihayet ara verildiğinde "Halinden oldukça memnun görünüyorsun," dedi Ceyda, Barış'ın düşündüklerinden habersiz. "Daha önce bu kadar gülümsediğini görmemiştim. İtiraf etmem gerek, bu çok hoşuma gitti. Bunu başarabildiğim için ayrıca mutlu oldum." Ceyda'nın kendisine olan ilgisinden haberdardı Barış. Bu akşam konsere gelmeyi kabul etmesinin bir nedeni de Ceyda ile dürüst bir şekilde konuşmak istemesiydi.
"Müzik muhteşem," dedi Barış gülümseyerek. "Bayadır böyle keyifli bir akşam geçirmemiştim, gerçekten teşekkür ederim." Keyifli geçirdiği akşamın nedeni yalnızca Havasi ve muhteşem müziği değildi ancak Ceyda'nın bunu bilmesine gerek yoktu.
Ceyda genişçe gülümsedi. "Nihayet!" dedi içinden. Barış'a ulaşabilmek için aylardır atmadığı takla kalmamıştı. Ama bu önemli değildi, Ceyda istediği şeyleri elde ederken harcadığı emeği dert etmezdi. "O zaman böyle etkinlikleri daha sık yapmalıyız," dedi Barış'a bakarak. "Zira seni keyifli ve gülerken görmek oldukça ender rastlanan bir manzara."

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Akşam Yıldızı
RomanceHayatta size biçilen rolü beğenmediğinizde ne yapabilirsiniz? Ada, bugünlerde tam da böyle düşünüyordu. Hayatın ve ailesinin kendisine biçtiği rolü oldum olası hiç sevememişti. Olmadığı birisi gibi davranmak istemiyordu. Ada'nın yaşamakta olduğu bu...