4. Bölüm

483 54 5
                                    

Eveet, hepinize selamlar🤓 Bu hafta cuma günü şehirdışında olacağım içim bölümü erkenden paylaşıyorum.

Keyifli okumalar💖🖤

Bölüm Şarkısı : Queen - Bohemian Rhapsody

"Mutlu aileler birbirlerine benzerler. Her mutsuz aileninse kendine özgü bir mutsuzluğu vardır." der Tolstoy, Anna Karenina'sında. Barış için de durum böyleydi. Ailesinin, biyolojik ailesinin, kendisine özgü bir mutsuzluğu vardı. Evet, Barış'ın iki ailesi vardı. İlki öz anne ve babasıydı. Demir ve Melda Gürsoy. Diğer ailesiyse bu kayıtsız dünyanın ona tuhaf bir hediye olarak sunduğu, kardeşi gibi sevdiği Bahar ve onun ailesiydi. Mutsuzluk deyince aklına gelen öz ailesiydi Barış'ın.

Dünya üzerindeki milyonlarca aşk serüveninden yalnızca bir tanesiydi Melda ve Demir'in aşkı. Üniversitede birbirlerine vurulmuşlar, çok kısa bir süre içinde de tutkulu bir ilişkiye başlamışlardı. İkisi de hırçın insanlardı. Aralarındaki bu tutkulu ilişki belki de birbirlerine bu kadar çok benzedikleri içindi. Birbirlerini sevmesine seviyorlardı ancak bu iyileştirici ve şefkatli bir sevgi değildi. Fırtınalı bir havada okyanusun ortasında yol almaya çalışan bir gemiyi suyun üzerinde tutmaya çalışmak gibiydi birlikte geçirdikleri aylar. Su alıyorlardı ancak batmadıkları için zarar görebilme ihtimallerini göz ardı ediyorlardı.

Melda öğretmen bir ailenin büyük çocuğuydu. Biraz asi, biraz başına buyruk bir kadındı, özgürlüğüne düşkündü. En büyük hayali bir an önce maddi özgürlüğünü kazanıp yurtdışına yerleşmekti zira ailesinin yanında yaşayıp yaptığı her şey için hesap veriyor olmak ağırına gidiyordu. Melda yetişkin bir genç kadındı ancak dışarıya çıkarken hala babasından izin almak zorundaydı. Ülkedeki pek çok kız çocuğu gibiydi hayatı. Erkek kardeşi sırf erkek doğmayı başarabildiğinden her türlü özgürlüğe ve istediği gibi yaşama hakkına sahipken Melda buna sahip değildi. Ve biliyordu ki ülkede kaldığı sürece bu durum asla değişmeyecekti.  O yüzden başını alıp gitmeyi ortaokul günlerinden beri hayal ediyordu.

Demir Gürsoy ise uzun boyu, geniş omuzları ve koyu renk alnına dökülen saçlarıyla göz alıcı bir adamdı. Gürsoy ailesinin küçük oğluydu. Aile ise Türkiye'nin sayılı zengin ailelerinden biriydi ve bu durum genç adamı üniversiteye başladığı günden beri kadınların gözdesi haline getirmişti. Demir, Melda'yı gördüğü ilk andan itibaren ona aşık olmuş, sonra da genç kadının peşinden koşmuştu. Okulu biter bitmez ağabeyi Çetin'le birlikte holdingin işlerini devraldığında Demir hayatından memnundu. Hayatı yavaş yavaş düzene girerken Melda'yla olan sorunlu ilişkisine son vermeyi düşünüyordu ancak bunun için pek de aceleci davranmamıştı.

Bata çıka yol aldıkları günlerden birinde Melda'nın mide bulantıları başladı. Genç kadın hemen talihsiz bir ihtimalden şüphelendi ve reglinin geciktiğini hesapladığı an panik içerisinde bir eczaneye koştu. Korktuğu başına gelmişti, hamileydi! Demir'le henüz evli değillerdi ve Melda hala öğrenciydi. Üstelik daha yirmi bir yaşındaydı. Dünyayı gezmemişti, gençliğini yaşayamamıştı. Bir işi bile yoktu. Demir'le kavga gürültü içinde sürdürdükleri sorunlu bir ilişkileri vardı. Tartışmadıkları tek zaman dilimi tutkularını bedenleriyle ifade ettikleri zamanlardı ve şimdi Melda o zamanlardaki ihmalkarlığının cezasını çekiyordu. Genç kadın için anne olmak korkunç bir ihtimaldi ve bu yüzden bebekten hızla kurtulması gerekiyordu. Hem zaten daha bebek bile değildi karnındaki. Yalnızca bezelye tanesi büyüklüğünde bir fetüstü. Bir adı ve bir yüzü yoktu. Melda vakit kaybetmeden ve bebekle duygusal bağ kurmadan onu aldırmaya karar verdi.

Hamileliğini en yakın arkadaşı Eda haricinde kimseyle paylaşmadı. Ailesi bunu duyarsa Melda'ya hayatı zindan ederdi. Evlilik dışı bir çocuk sahibi olması ailesi için Melda'yı evlatlıktan reddetme nedeni olurdu. Genç kadın bu haberi Demir'le de paylaşmadı çünkü genç adamın baba olmak istemeyeceğinden emindi. Daha yaşları kaçtı ki böyle bir sorumluluğun altına gireceklerdi? Ancak Melda, Eda'nın Demir'e her şeyi anlatma ihtimalini göz ardı etmişti ve kürtaj için doktora gittiğinde klinikte karşısında Demir'i buldu. Genç adam öfkeliydi. Kendisine haber verilmeden çocuğu ile ilgili kararı tek başına karar aldığı için Melda'ya öfkesini kustuktan sonra onun bebeği aldırmasına izin vermedi. "En kısa sürede evleneceğiz Melda!" diye öfkeyle haykırırken Melda'nın hıçkırıkları Demir'in pek umurunda olmadı.

Akşam YıldızıHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin