Keyifli okumalar dilerim🖤
İnci ve Devrim geçmişte neler yaşamış merak ederseniz Müzik Kutusu isimli hikayeme göz atabilirsiniz🖤
Bölüm Şarkısı: Evanescence - Going Under
Ada, Gürsoy Köşkü'nde yediği yemekten sonra ailesinin evine dönmek yerine geceyi kendi evinde geçirmeyi tercih etmişti. Emirgan'daki evlerine gitmek demek sevgili annesinin akşamla ilgili bin bir tane sorusuna yanıt vermek demekti ve Ada'nın yorucu geçen bir akşamdan sonra daha yorucu olan bir gece geçirmeye pek niyeti yoktu. Bu yüzden evine varır varmaz kendisine yaptığı bir kupa papatya çayını içerken, beklemediği sürprizler içeren akşam yemeği üzerine daha fazla düşünmeyi bıraktı ve düşüncelerini ertesi akşam havalimanına karşılamaya gideceği yakın dostu Devrim'e odakladı.
İki yıl önce ani bir kararla İspanya'ya gitmeye karar vermişti Devrim. Onun gözden uzak olanın gönülden ırak olacağını umarak gittiğini biliyordu Ada. Ada biliyordu bilmesine ama Devrim'in gidişine neden olan kişi bunu bilmiyordu. Yıllarca gözünün önündeki devasa aşkı fark etmemişti İnci. Ada, Devrim'in aşkını fark etmediği için İnci'ye de kızamıyordu zira Ada bile bu ayrıntıyı tanıştıklarından çok zaman sonra, yıllar sonra fark etmişti. Ada gözlem yeteneğinin yüksek olduğuna inanırdı. Devrim, aşkını gizlemekte öyle başarılıydı ki Ada gibi bir gözlemci bile onun aşkından haberdar olmamıştı. İnci'nin yapabileceği hiçbir şey yoktu. Ada, Devrim'e üzüldüğü gibi İnci'ye de üzülüyordu çünkü İnci dostu olarak gördüğü Devrim'in aralarına koyduğu mesafeyi anlamlandıramıyordu.
Bütün bu yaşananların suçlusu Ada'ya göre Cenk denen o adamdı. İnci üç sene önce Cenk'e körkütük aşık olmuştu. Devrim'in gözlerinin önünde her geçen gün ona daha fazla tutulmuş, gözü Cenk'ten başka hiç kimseyi görmez olmuştu. İnci'nin gözleri aşktan öylesine kararmıştı ki üç ay gibi kısa bir süre içerisinde Cenk'in evlenme teklifine evet demişti. Doğru düzgün tanımadığı bir adamla evlenmeye karar vermesi Ada tarafından şaşkınlıkla karşılansa da en büyük darbeyi Devrim almıştı. Yıllarca sevdiği kadının bir başkasıyla evlenmesini izleyemeyeceğini anlayan genç adam aşkını kalbine gömdü ve İstanbul'dan apar topar uzaklaştı.
Yarın akşam Devrim'i karşılamaya gittiğinde ne ile karşılaşacağına dair pek bir tahmini olmasa da İnci'yi çağırmaktan kendini alamadı. Ada, Devrim'in İnci'ye olan aşkının bitip bitmediğini bilmiyordu. Aradan çok sular akmıştı ve artık Cenk denen o haysiyetsiz adam İnci'nin hayatında değildi. Belki de İnci ve Devrim için ikinci bir şans söz konusu olabilirdi. Ada romantik hikayelere ve aşka çok fazla kafa yoran bir insan değildi ancak bu çok sevdiği iki insanın mutluluğunu istemesine engel değildi.
Devrim'in gelmesine birkaç saat kala Ada, İnci'nin acil bir işi çıktığından havalimanına gelemeyeceğini öğrenmiş ve buna içten içe sevinmişti. Bir anlık boşluğunda İnci'ye kendisiyle gelmesini istediği için pişmandı Ada. Karşısında nasıl bir adam bulacağını bilemezken Devrim'i İnci'yi görmek zorunda bırakmak çok da akıllıca bir karar olmayabilirdi.
Nihayet Devrim'i alma saati gelip çattığında bulduğu ilk taksiye atladı Ada. Şansına trafik açık olduğundan havalimanına erkenden varırken, Madrid uçağının rötar yapması yüzünden bir kahve içmeye karar verdi. Kahvesini yudumlarken nasıl bir Devrim'le karşılaşacağını merak ediyordu. Bir yandan da aklına Devrim'i evinde yaralı halde bulduğu o sevimsiz gece gelmişti. İnci'nin Cenk'le evlenme kararı aldıklarını öğrendikleri o uğursuz gece Devrim'in hayatının en zor gecesiydi kuşkusuz. Genç adam o geceden sonra kocaman bir enkaza dönüşmüştü. Ada aklına gelen görüntülerle yüzünü buruştururken karşısında tanıdık bir yüz belirdi. Barış Gürsoy, elinde kahve bardağıyla kendisine bakıyordu.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Akşam Yıldızı
RomanceHayatta size biçilen rolü beğenmediğinizde ne yapabilirsiniz? Ada, bugünlerde tam da böyle düşünüyordu. Hayatın ve ailesinin kendisine biçtiği rolü oldum olası hiç sevememişti. Olmadığı birisi gibi davranmak istemiyordu. Ada'nın yaşamakta olduğu bu...