Demir " çok uyumlu çizim yapmışız ." Kafamı salladım, bir çizim daha yaparken sıkılıp " biraz ara mı versek ?" Demir kalemi bırakıp çizdiği ayakkabıyı bana uzattı alıp baktım " çizimlerin bir harika Demir " Demir benim çizimime bakarken " senin çizimlerin kadar değil Afra" aklıma defilenin yapılacağı güne 1 ay kaldığı gelince oflayarak gözlerimi çizimden çekip " defile tarihi belli oldu." Demir merakla sordu " ne zaman olacak defile ve nerede olacak? " Kağıdı masaya bırakarak " 1 ay sonra Fransa'da olacak ve ilk hamile kadınlar için çizdiğim tasarımlarla " düşünceli halde " güzel kiminle gidiceksin ki" omuz silkerek" karar vermedim daha." Diyip tekrar çizim yapmaya başladım , çizimlerim tamamen bittiğinde arkama yaslandım ve Demir'e bakmamaya çalıştım, hala çizim yapmaya devam ediyordu . Bir süre sonra sıkılıp evrakları incelemeye başladım, Demir'in çizimleri bitmiş olacak ki sesi kulaklarıma doldu " bitti çizimlerim ." Başımı evraklardan kaldırıp " istersen bu gece burada kal." Cıklayıp " Safir'i ararım o beni gelip alır." Başımı sallamakla yetindim telefonunu çıkartıp numarayı tuşladı , kimse açmamış olacak ki telefonu kapatıp başka bir numarayı tuşladı karşı taraf açmış olmalıydı Demir " Tolga beni alabilir misin?" Tolga Bey'den kötü bir haber almasıyla bir süre dondu, ne olduğunu anlamak istercesine ona baktım o ise boş gözlerle bana bakıyordu, onu yalnız bırakıp mutfağa girdim bir bardak su doldurup biraz bekledim ve sonra ona götürdüm suyu ceketini giyerken bana döndü " gitmem gerekiyor üzgünüm." Ağızımı açmıştım ki " merak etme arkadaşım iyi." Diyip çıktı,arkasından bir süre öylece durdum. Demir'i onuncu arayışım ve açmayışının vediği endişeyle salonda daireler çiziyordum, aklımdan onun evine gitmek geçtiğinde hızla eşyalarımı alıp evden çıktım son sürat evden ayrılıp anayola çıktığımda hızımı arttırdım ve tenha olan yola saptım . Arabanın hızını düşürdüğümde başımın dönmeye başladığını hissettim, gözlerime inen karaltıda direksiyon hakimiyetini kaybetmeme sebep olurken freni basmaya çalıştım fakat göremiyordum bilincim tamamen gitmeden önce tek duyduğum şey korna sesi ve ardından çarpma sesiyle birlikte arabanın takla atmasıydı.
-Demir'den-
Afra'nın evinden aceleyle çıkıp babamın ofisine gittim, şirkete geldiğimde arabamı rasgele park edip içeriye girdim. Babamın odasının önüne geldiğimde kapıyı çaldım ve gel komutunu duyunca girip karşısında dikildim " neler oluyor baba ?" Dedim endişe içinde babam eliyle koltuğa oturmamı işaret etti ve " Afra ile evlenmeyi kabul etmeyi düşündün mü?" Dedi ciddi bir tonda koltuğa otururken cevap vermedim , buna sinirlenmiş olacak ki " Afra'yla evlenmen bu şirketin yararına olacak Demir." Sıkıntıyla nefes alıp ayağa kalktım ve kapıya yöneldim , kapının kulpuna uzanmış ve kapıyı açmıştım ki babamın sesini duydum " iyi düşün Demir." Odadan çıktım ve telefonumu açtım Afra'nın aramaları ekrana düşmeye başladığında onu geri aradım , telefon açılır açılmaz " Afra iyi misin?" , Karşı tarafta ilk sessizlik oldu sonra ise bir ses doldurdu kulağıma " siz Afra Hanımın yakını mısınız?" Ses üzüntülü tondaydı hemen cevap verdim " evet siz kimsiniz ve Afra nerede?" Kadının sesini tekrar kulağımı doldururken donup kalmamı sebep olacak o sözleri söyledi " Afra Hanım araba kullanırken bayılıp direksiyon hakimiyetini kaybederek kaza yaptı ve şuan hastaneye götürüyoruz en son sizi aramış ." Kendime gelip " bebek nasıl , Afra o nasıl?" Dedim kadın " bebeğin durumunu bilmiyoruz , Afra Hanımın durumu kötü." Dedi hızla arabama binip hastanenin isimini aldım ve telefonu kapayıp hastaneye gittim. Hastane koridorunda doktorun odadan çıkmasını bekliyordum karşımda Tolga ve Safir beni sakinleştirmeye çalışıyordu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Beklenmedik Bebek
ChickLitEla gözlerimi onun deniz gözlerine diktim. Siz hiç konuşmayıp sustunuz mu? Ama ben şuan bunu yapıyorum. Deniz gözlerini kaçırıp " Neden susuyorsunuz?" dediğinde yutkundum ve tek nefeste o cümleyi söyledim " HAMİLEYİM!" Evet bunu demiştim tek nefeste...
