Papatyaları alıp içeri girdim. Bi tarafım buraya geldiği için mutlu olurken bi tarafım sinirlenip gittiği için üzlüyordu. Yine olaylı bi geceyi daha geride bırakıp yatağıma uzandım. Bugün limitimi fazlasıyla kullanmıştım.Sabah kalktığımda uzan zamandır göremediğim bi manzarayla karşılaştım. Yağmur yağıyordu. Bugün iki dersim var onlara girmek hiç istemiyorum ama aras hayatıma girdiğinden beri derslerimi yeterince ihmal ettim. Banyoya gittim yüzmü yıkadım canım evde kahvaltı yapmak istemiyordu.Hazalı aradım.
" Günaydın bebeğim"
" Toprak bu saatte aramak zorunda mısın? Başım zonkluyo, uykumu alamadım."
" Ya hadi kalk dışarda kahvaltı yapalım. Zaten derse gitmek için kalkacaktın. Hadiiii mızmızlanma"
" Nerde"
" Kordondaki kafede "
" Tamam"
Evet güzel şimdi bide Berrak' ı kaldıralım bakalım.
" Günaydın canımm"
" Günaydın" dedi .Anlaşılan uyanıktı.
" Dışarda kahvaltı yapalım diyorum ne dersin?"
" Bana uyar. Nerde?"
" Kordonda. Hemen hazırlanıp çıkıyorum."
dedim.
Üst kata çıkıp siyah dAras'a kot pantolonumu , üzerine beyaz tsirtümü giydim. Asker yeşili yağmurluğumuda aldım. Siyah Adidas spor ayakkabılarımıda giyip makyajımı yaptım. Masanın üzerinden arabanın anahtarıyla telefonumu alıp çıktım.
Evim gideceğim kafeye yirmi dakikalık uzaklıktaydı. Son ses " Ayna- Toprağından dönsün yüzün" ü açıp yoluma devam ettim.
Bi kaç kırmızı ışıktan sonra kafenin önüne arabamı park ederken Çakıl' ın arabasını gördüm. İnşallah kendisi yoktur .
İçeri girdiğimde Berrakla Hazal oturuyodu Çakıl' ı göremedim. Hazal hâla uykusunu almamıştı anlaşılan. Berrakla selamlaştıktan sonra fıstık yeşili koltuğa oturdum.
" Çakıl' ın arabasını gördüm dışarda."
" Evet tatlım, beni bıraktı yan tarafta kiralık bi mekan gördü ona bakmaya gitti." dedi.
Ardından siparişleri verdik. Siparişler gelene kadar dersler hakkında konuştuk mezun olmamıza az kalmıştı. Kampüste yıl sonu için yapılan çalışmalarla ilgili bi kac bişi anlattı Hazal. Sonrada hangi etkinliğe katılcağımız hakkında konuştuk ama kesin bi sonuca varamadık. Hazal' a kalsa hepsine gitmek istiyordu bizse bi tanesinin yeterli olduğunu düşünüyoduk.
Kahvaltı tabakları geldikten on dakika sonra Çakıl da geldi. Sessizdi birazda üzgündü sanki. Dün akşamki halinden eser yoktu.
Açıkcası nedenini sorup sohbet etmeye hiç niyetim yoktu. Dün akşam çocuğu cok sempatik buluyodum ama Aras' ın sinirlenmesinin ve söyleyeceklerini söylemeden gitmesinin nedeni onun bizi bırakmak için ısrar etmesiydi.
Sessizlik içinde kahvaltıyı bitirip kampüse geçtik. Çakıl Berrak' ı bıraktıktan sonra gitti. Dersimizin oldugu sınıfa geçtik. İlk ders fazlasıyla sıkıcı geçti. Hepimiz iyice bunaldık.
" Kızlar ben daha fazla dayanamıyorum. Benle gelmek isteyen var mı?" dedim. Gerçekten dayanılcak gibi değildi.Bide tabi aklımda Aras vardı. Onu bulup konuşmam gerek ve bunun için önce hastaneye gidip telefon numarasını bulmam lazımdı.
" Sen git tatlım ben bu ara yeterince dersleri ektim. Vicdanımla savaşmaktan kaçınca eğlenemiyorum bile."
Evet hiç şasırmadım çünkü tamda Berrak ' tan beklenen bi davranıştı. Kısa zaman önce benimde ondan hiçbi farkım yoktu ya neyse.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
ATAK
أدب المراهقينKabinde aşk mı olur demeyin.Perdenizi açan eğer Aras ise heran herşey olabilir.Toprağı etkileyen Aras ukala bir baş belasıdır.Toprak ileride yapmak zorunda olduğu seçimlerin farkında olmadan Aras'a aşık olur.Peki zaman sizi aşkla hayat arasında seçi...
