PAMİR'İN ANLATIMIYLA
Uyumuştu. Yolun yarısına bile varamadan Aşkın uyumuştu. Kendimi onun yerine koyduğumda hem iş hem küçükken seni terk edip giden babanın kendini affetirmeye çalışması yorardı. Ve yorulmuştu. Hem sinirlenmiş hem de yorulmuştu.
Yola çıktığımızda açtığım şarkıyı kapatıp Aşkın'a bakmıştım. Masum masum uyuyordu. Sanki bir tek uyuyunca dinlenebiliyordu. İç çekip önüme döndüm.
...
Bir saatin sonunda evime varmıştık. Birkaç dakika izledikten sonra uyanmadığını anladığımda arabadan inip onun kapısını açtım. Uyandırmadan dikkatli bir şekilde dizinin arkasından ve ensesinden tutarak kucağıma aldım. Aşkın gerçekten güzel kokuyordu.
Apartmana girdiğimde kapıyı kilitlediğim aklıma geldi.
"Aşkın."
"Hm." dedi mayışık bir şekilde mırıldandı.
"Eve geldik kapıyı açmam lazım." dediğimde kıpırdanarak uyandı. İnmek için hareket ettiğinde onu yavaşça indirmiştim.
"Niye kucağına aldın?" dedi hesap sorarak.
"Uyuyordun. Birkaç dakika boyunca bekledim. Baktım uyanmıyorsun aldım ben de kucağıma."
Biraz olsun sakinleşmiş gibiydi. Ben de o sırada kapıyı açtım ve elimle içeriyi işaret ettim. İçeri girdi. Ben de ayakkabımı çıkartırken salon kapısını söyledim.
Salona girdiğinde ben de eve girip salına geçtim.
"Duydun değil mi bugün bütün konuşmaları?" dedi kısık bir sesle.
"Evet, duydum."
Araya kısa bir sessizlik çökmüştü.
"Umarım Barın ve Seren dışında kimsenin bilmediği sırrımı başkalarına anlatmazsın Atıcı. Güvendiğim ikimci erkeksin." dedi. Bu bir dilek falan değildi. Üstü kapalı emir veriyordu.
"Söylemem merak etme." dedim. Ben konuşmamı bitirdikten sonra ayağa kalktı.
"Kahve var mı?" Şimdi anlamıştım kahveyi genelde ne zaman istediğini. Genelde yorgunken kafasını dağıtmak için içiyordu. İşteyken ara verdiğinde istemişti ve şimdi de yorgun olduğu her halinden belli olurken. Beklettiğimi fark edip cevap verdim.
"Var." diyip ayağa kalktım ve mutfaktan kahve çıkardım. Makinayı işaret edip.
"Makina şurada." dedim ve sandalye çekip oturdum.
O kahveyi sessizce yapmaya başlamışken onu izliyordum.
LALİN AŞKIN'IN ANLATIMIYLA
Kahveyi makinaya koyduktan sonra bir bardak su doldurup arkamı döndüm ve Pamir'in beni izlediğini fark ettiğimde duraksadım. Birkaç saniyenin ardından bardağımı kafama dikip tezgaha koydum ve ben de sandalye çekip oturdum.
Kahvem hazır olduğunda alıp yavaş yavaş içmeye başladım. Kafamı Pamir'e çevirdiğimde bana baktığını fark ettim.
"Neden bana bakıyorsun?"
"Herhangi bir sebebim yok. Öylesine."
"Peki." diyerek konuyu kapattım.
"Uyuyalım mı." dedi ve ardından esnedi. Esnemesi bana da bulaştıktan sonra ben de esnedim.
"Hadi."diyerek ayağa kalktım
...
Yatacağım yeri birlikte hazırladıktan sonra yattım ve üstüme yorganı örttüm.
"İyi geceler Bademci."
"İyi geceler Atıcı." dedim bu sefer içimdekileri sesli bir şekilde dökerek.
Ona baktığımda şaşırmış gibi duruyordu. Kapıdan çıkmadan önce konuştum.
"İyi uyu. İyi uyu ki yarın olacak her şeye hazırlıklı ol." dedim ve gözlerimi kapattım.
"Sen de iyi uyu Bademci. İyi uyu ki hayatında değişebilecek her ne varsa değiştiğinde şuan ki kadar yorgun olma..." dediğinde gözlerimi aralamıştım.
Kapı sesini duyduktan sonra yan dönüp gözlerimi kapattım ve uyumaya çalıştım.
-430 kelime
SELAMMM! Bu bölüm Pamir'in de ağzından okudunuz ne düşünüyorsunuz?
Tavsiyelerini varsa söyleyin lütfeen:)
ŞİMDİ OKUDUĞUN
KARAKOLLARDAYIZ
Aksi"Operasyondayken yakalanmak ayrı bir keyifli oluyor biliyor musunuz?" "Ne operasyonu? Mal kaçırma operasyonu mu?" Soğuk bir sesle sordum. Cevabı biliyordum aslında. Adam polisti büyük ihtimalle. Ama yine de sormak istemiştim. "Polisim ben." "Biliyor...
