3.

47 5 0
                                        

Odama gittiğim an kendimi yatağa atıp yarın erken uyanmam dileğiyle derin bir uykuya daldım..

Ertesi gün

Maalesef sabah olmuştu. Sakin bir şekilde yatağımdan kalktım ve saatin 8 olduğunu görüp derin nefes aldım. Eşofman takımlarımı giyindim, saçımı dağınık topuz yaptım ve yüzümü yıkayıp odadan çıktım.

Yemekhaneye indim kendime tepsi alıp yemekler doldurmaya başladım. Tepsiyle birlikte tek başıma bir masaya oturdum ve yemek yemeye başladım. Yanıma ve karşıma bir kaç kişinin oturduğunu fark ettim. Onlarında ellerinde tepsi vardı. Birisi Barıştı birisi Koraydı bir tanede adını bilmediğim bir çocuk vardı.

"Niye yalnız oturmayı seçtin gizemli kız? " dedi Barış

"Öylesine"

"Öyle olsun o zaman"

Adını bilmediğim çocuk bana elini uzattı

"Ben Adem. Bu iki varoşun arkadaşıyım"

Kendimi gülmemek için tutmuştum. Bana uzattığı elini çok temas etmemeye çalışarak tuttum.

"Damla." dedim tek kelime 5 harfle.

"Memnun oldum"

Cevap vermeden elimi geri çektim. Yemek yemeye devam ettim.

"Korayla tanışmışsın sanırım, o da 11/A sınıfında, Adem'de öyle. "

Başımı olumlu anlamda salladım. Bu çocuklara çok ısınmıştım, özellikle Barışa. Ama belli etmek istemiyordum. Bir anda yanımıza gıcık tipli bir kız oturdu. Elini Barışın omzuna koydu. ELİNİ BARIŞIN OMZUNA KOYDU.

"Naber Barışcığım" dedi ağzını yayarak. Barış kızdan uzak durmaya çalışıyor gibiydi. Barış yerine ben cevap verdim.

"O iyi, sen nasılsın?! "

"Manyak mısın sen yaa! Ben Barışımla konuşuyorum" ben boroşomlo konuşoyorum. Ellerimi masaya vurarak kalktım.

"Manyağım lan! Senin o Barışın omzuna dokunan o elini kırarım kaşar! "

Barış ve Adem bana şaşkınlıkla bakarken Koray sırıtıyordu.

"A-A sen bana nasıl kaşar dersin"

"A a sen bono nasol koşor derson. Git lan sarı çıyan"

Kız bir kaç saniye ters ters baktıktan sonra gitti. İlk Koray konuştu.

"Helal lan kız. Artık Barışın çevresinde dolaşamaz o kız"

"Sana demedim mi beni seversin diye" dedi Barış. Yerime oturdum.

"Yoo sevmedim ki. Sadece senin rahatsız olduğunu fark ettim. Yoksa benim böyle şeylerle işim olmaz"

Tekrar yemeğe gömüldüm. Adem de konuştu

"O kızı bende sevmiyordum zaten. İnşallah bir daha gelmez yavşak"

Yemek yemekten cevap veremedim. Hala olanların şokundaydım. Ben neden böyle bir şey yapmıştım ki.

8:55

Sınıfa gelmiştik. Ben hemen kendimi rastgele bir sıraya attım. Başımı sıraya gömüp hoca gelene kadar uyumaya karar verdim. Yanıma birinin oturmasıyla başımı ona çevirdim. Yanıma oturan kişi Barıştı.

"Bir sıra arkadaşına ihtiyacın var diye duydum"

"Yok. Gidebilirsin"

"Gitmeyeceğim."

Arkamıza Koray ve Adem oturmuştu. Bir şey demeden tekrar sıraya gömüldüm.
5 dakika sonra hocanın girmesiyle ayağa kalktım. Hoca oturun der demez oturdum. Derdimiz matematikti. Herkes gibi matematikten nefret ediyordum. Arkadan Korayın sesini duydum.

"Abi sabah sabah matematik mi olur ya"

Derse başlamıştık ve çok sıkıcıydı. Dersin bir an önce bitmesini umdum..

Tenefüs zili çalmıştı ve hoca çıkmıştı. Şuanda odama gidip ağlamak istiyorum, sebebi yoktu sadece ağlamak istiyorum..
Başımı tekrar sıraya gömdüm. Barışın omzuna dokunmasıyla kafamı kaldırdım.

"Hadi dışarı çıkıyoruz"

"Siz çıkın"

"Hadi dedim! "

Kolumdan tutup beni zorla kaldırdı.

"Neden bu kadar içine kapanıksın? Seni açmamız lazım. Bugün hava çok güzel"

"Peki" dedim oylayarak. 4ümüz bahçeye çıktık. Koray enerjik haliyle konuştu.

"Sen neden böylesin? Tranvan falan mı var? "

Cevap vermedim. Adem söze atladı

"sahi, cidden bir sorunun mu var? "

Adem bir abi edasıyla iki elini omzuma koydu.

"Bak biz senin abin sayılırız artık, bize gerçekten güvenebilirsin. Tabii anlatmak istemezsen anlarız. "

Bir kaç saniye yüzüne baktım. Sonrasında gözlerimi önce Koray da sonra Barışta gezdirdim. Derin nefes verdim.

"Oturalım mı? "

Adem başını olumlu şekilde salladı ve bahçedeki banka oturduk.

"Hadi anlat" dedi Koray sabırsızlıkla
Derin nefes alıp başladım.

"Öncelikle bu şey size basit gelebilir ama çok zor. Ben 15 yaşındayken oldu herşey. O zamanlar cıvıl cıvıldım. Çok konuşkandım ve herkesle arkadaş olurdum. Annem ile babam her gün işe gidip gelirlerdi, Durumumuz harika denebilecek kadar iyiydi. Bir gün annem ile babam her zaman ki gibi işe gitmek için evden çıktılar. Arabayla ilerlerken arkalarından kocaman bir kamyon geldi ve çok sert bir şekilde annemlere çarptı. Onları aradığımda telefona bir hemşire çıktı ve annemlerin durumunu söyledi. Hemen bir taksiye atlayıp gittim. Bir kaç saat ameliyat kapısının önünde bekledim. Bir doktor çıktı ameliyathaneden. Hemen durumlarını sordum. Doktor önce 'maalesef' dedi sonra ise 'onları tüm müdahalelerimize rağmen kurtaramadık' dedi. O an dünyam başıma yıkıldı. Tüm arkadaşlarımla iletişimimi kestim. Akrabalarım onların evinde kalmam için ısrar etti ama ben tek yaşamayı tercih ettim. Sadece ayda bir dışarıya çıkmaya başladım. Yağmuru hiç sevmezken yağmura aşık oldum. Tüm hayatım bir anda bok yoluna gitti. Bunları kimseye anlatmadım çünkü kimsem yoktu. "

Gözlerimden yaşlar süzülürken Koray ve Adem bana sarıldı Barış ise göz yaşlarımı sildi.

"Tamam ağlama artık yaa benide ağlatacaksın" dedi Koray

"Bu sırrın bizimle güvende" dedi Adem.

"Teşekkürler ama bu kadar temas yeter bence"

"Ah, pardon" diyerek çekildiler. Zilin çalmasıyla okulun içine girdik. Onları çok sevmiştim. Cana yakın insanlardı. Ama belli edersem gitmelerinden korkuyordum. Sadece biraz zaman verecektim sonra yavaş yavaş sevgimi belli edecektim. Sadece biraz zaman gerekecek..

O OlmasaHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin