🎵Şebnem Ferah - Erkekler Ağlamaz
-
Taehyung ince ellerini daha da sıkmaya başladı. Yüzü ve kulakları sinirden kızarmıştı. Boynundaki damar kabarınca, sıktığı dişlerinin arasından, "Git buradan," diye tısladı.
Yoongi oturduğu yerden kalkarak Bayan Kim'in kolunu hafifçe tutup, "Bayan Kim, şu an Taehyung iyi değil. Sonra gelirsiniz," dedi.
Bayan Kim kolunu sertçe çekerek, "Sen kim oluyorsun da karışıyorsun?! Oğlumla bizim aramıza girmeyin!" diye bağırdı, elindeki çantasını sallayarak.
Taehyung gözlerini kapatıp açarak, "Ben senin oğlun değilim!" dedi, sonlara doğru yükselen sesiyle.
Jungkook daha fazla dayanamadan, hâlâ ağrıyan ayağının üstüne basmamaya dikkat ederek ayağa kalktı.
"Taehyung, sakin ol."
Taehyung derin nefes alarak elini tutan küçük, yumuşak ellere, daha sonra da Jungkook'un kocaman açılmış gözlerine baktı. Zorla gülümseyerek kafasını salladı.
"Tamam, bebeğim. Sen otur," dedi kalın çıkan sesiyle.
Daha sonra Jungkook'un beline kolunu sararak yavaşça hamağa tekrar oturttu. Tekrar karşısındaki, yüzündeki gıcık gülümsemesiyle kendisine bakan kadına döndü.
"Ne istiyorsun?" dedi, sakin olmaya çalışarak.
Kadın hafifçe gülerek, "Dedim ya, torunumun doğum gününe geldim diye. Tabii siz akıl edip beni çağırmamışsınız, orası ayrı bir konu," dedi. Daha sonra bahçe kapısının önünde dikilen siyah giyimli adama seslenerek, "Alex! Torunumun hediyelerini getir," dedi.
Alex elinde tuttuğu özenle paketlenmiş hediyeleri Bayan Kim'e verdi. Bayan Kim yüzündeki gülümsemeyi silmeden, renkli çitlerin içinde oyuncaklarıyla oynayan Eunbin'in yanına giderek yere çöktü. Renkli paketteki hediyeleri yanına koydu.
"Doğum günün kutlu olsun, biricik torunum."
Taehyung daha da köpürerek büyük ve hızlı adımlarla Bayan Kim'in yanına giderken, arkasından sakin olması için bağıranları duymuyordu. Bayan Kim'in kolundan tutup onu geriye doğru itti.
"O senin torunun değil! Defol git bu evden!"
Bayan Kim geri doğru sarsılınca Alex hemen kolundan tutarak dengede durmasını sağladı. Bayan Kim bozuntuya vermeden,
"Onca şeye rağmen sana hiç terbiye verememişim, oğlum," dedi. Boğazını hafifçe temizleyerek, gözlerinin önüne düşen saçlarını elinin tersiyle geriye doğru itip, "Buraya seninle tartışmaya gelmedim, Taehyung," diye ekledi.
"Neden geldin o zaman?!"
"Baban hakkında konuşmaya geldim."
Taehyung babasını duyunca sıktığı elleri titremeye başladı. Nefes alışları hızlandı. Dolmaya başlayan gözlerini kırptı.
Namjoon, Taehyung'un yanına hızla gelerek, "Sakin ol. Hatta gel, seni odana çıkaralım," dedi.
Yoongi ise sabırla Bayan Kim'in önünde durarak onu dışarı çıkarmaya çalışıyordu. Ama Bayan Kim inatla olduğu yerden kıpırdamıyordu.
Taehyung hiç kimseyi duymuyordu. Titreyen sesiyle, "O şerefsiz hakkında konuşacak hiçbir şey yok," dedi.
Jungkook, oturduğu yerden kalkamadığı için kendine küfür ederek Taehyung'a hafifçe seslendi, "Taehyung?"
Taehyung onu duymamıştı; sadece karşısındaki kadına odaklanmıştı.
"Baban hakkında böyle söyleme, Taehyung. O senin en nihayetinde baban."
Taehyung titreyen ellerini yok sayarak bütün evi inletecek şekilde bağırdı:m, "Babam öyle mi?! Babam! O senin 'baba' diye adlandırdığın adam beni başka birileriyle ilişkiye girmeye zorladı! Ben herkesin tuvaleti oldum! Anlıyor musun?! Ben herkesin tuvaleti oldum! Peki sen ne yaptın?! Her şeye göz yumdun. 'O senin baban' diye beni avutup durdun! Şimdi gelip de bana onun hakkında konuşmamız gerektiğini söyleme!"
Sonunda gözlerindeki yaşlar yanaklarına boşaldı.
Jungkook duydukları karşısında gözleri dolarak hızla oturduğu yerden kalktı. Jimin yanına gelerek kollarından tuttu.
"Hadi, biz odaya çıkalım, Kook."
"Hayır, Taehyung'un yanına gideceğim."
Jimin, arkadaşına destek olarak kendilerinden biraz uzakta tartışan Taehyung'un yanına gitti. Yumuşak elleriyle Taehyung'un elini tutarak,
"Hadi odamıza gidelim," dedi.
Taehyung derin nefes alarak yüzündeki yasak duyguları saklamak için kafasını aşağı eğip salladı. Jungkook'a doğru dönerek beline sardığı kollarla içeriye doğru adımlayacakları sırada, Bayan Kim'in sözüyle iki beden de olduğu yerde kaldı.
"Demek yere göğe sığdıramadığın Jungkook bu. Bakalım o da seni bir gün terk edince ne yapacaksın."
Taehyung sinirle arkasını döneceği sırada Jungkook onu durdurdu.
"Boş ver onun söylediklerini. Ben seni hiç terk etmeyeceğim. Hadi şimdi odamıza çıkalım," dedi, sakinleştirmeye çalışarak.
Taehyung dudaklarını birbirine bastırarak içeriye girecekleri sırada Jungkook durup Jimin'e seslendi. Jimin hızla yanına gelince,
"Hyung, Eunbin'i odasına götürüp uyutur musun?" diye sordu.
Jimin hafifçe gülümseyerek, "Tamam, ben uyuturum. Siz odanıza çıkın," dedi.
-
Odaya çıktıklarında Taehyung ile Jungkook yatağa girip uyuyacaklardı. Ancak Jungkook bu kararından geri dönerek uyuyamadı. Aşağıda annesinin söyledikleri ve Taehyung'un titreyen sesi aklına geldikçe gözleri doluyordu.
Taehyung'un sıcak nefesleri ensesine çarpıyordu. İnce beline sarılan ellerle zorla arkasını dönerek Taehyung'un ıslak kirpiklerini izledi. Daha sonra bir elini kaldırıp yanağından düşecek olan yaşı sildi. Sonra dalgalı saçlarını okşamaya başladı.
"Neler yaşadın sen, benim masum sevgilim?"
Taehyung'un kırmızı dudaklarına baktıktan sonra dudaklarına yapışıp usulca alt dudağını emmeye başladı. Daha sonra üst dudağında hissettiği baskıyla Taehyung'un uyandığını anladı. Hafifçe geri çekileceği sırada Taehyung dudaklarını daha da sıkıca sarınca geri çekilmedi.
İkili nefes almak için geriye çekildiğinde Taehyung, tekrar dolmaya başlayan gözleriyle Jungkook'tan gözlerini kaçırdı. Jungkook bunu fark edince dudaklarına kocaman bir öpücük bırakıp geri çekildi.
"Ağlama, sevgilim."
Taehyung tam tersini yaparak gözyaşlarının gözlerinden boşalmasına engel olamadı.
Jungkook titreyen elleriyle Taehyung'un gözyaşlarını silmeye çalışırken, Taehyung yüzünü saklamak için kafasını aşağı eğdiğinde Jungkook'un da gözleri dolmaya başladı. İnce kollarını Taehyung'un boynuna sardı.
Bir süre birbirlerine yapışık şekilde ağladıktan sonra Taehyung hafifçe boğazını temizleyerek,
"Yaşadıklarımı unutmak çok zor, Jungkook," dedi.
Jungkook sessizlikte duyduğu sesle gözlerini kırpıştırarak, Taehyung'un sırtını okşayan elini saçlarına çıkardı.
"Unutacaksın, sevgilim. Her şey zamanla olacak."
Taehyung yüzünü sakladığı yerden kaldırarak kızarmış gözleriyle Jungkook'a baktı.
"Beni hiç terk etme, olur mu?"
"Seni hiç terk etmem, Taehyung."
İkili birbirlerine sözler verdi; aşağıda onları bekleyen felaketten habersizce.
---
250626
(DÜZENLENDİ)
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Babysitter | TaeKook
Fanfiction[Tamamlandı] Jungkook, Taehyung'un oğluna bakıcılık yapacaktı... (SemeTae / UkeJk) (Mpreg) #kimtaehyung da 1. #namjin de 1. [25/12/2022] [20/05/2023]
