(2 Ay Sonra)
Jungkook iki elini beline yerleştirmiş, sinirle bir ayağını yere vurdu. Çatık kaşları ile bahçe duvarına "Geçmiş Olsun" yazısını asmaya çalışan Jimin ve Taehyung'a bağırdı.
"Of! Hayır, Taehyung, yamuk asıyorsun!"
Taehyung sabırla derin bir nefes alarak, "Hayır, bebeğim, bak düz işte," dedi. Elindeki yazıyı Jimin'e işaret ederek biraz daha kaldırdılar.
"Oldu işte!"
Jungkook iki elini birbirine çırparak gülümsedi. Taehyung yazıyı oraya sabitledikten sonra Jungkook'un yanına gelerek süsledikleri bahçede ve büyük bahçe masasının üzerindeki yemeklerde gözlerini gezdirdi.
"Her şey tamam galiba?" dedi.
Jungkook kafasını aşağı yukarı sallayarak, "Evet, her şey tamam!" dedi heyecan dolu sesiyle.
O sırada bahçeye, Taehyung'un ısrarı üzerine gelen Yoongi ve Namjoon girdiler. Jungkook, Yoongi'yi ilk defa görüyordu. Taehyung'un anlattığına göre lisede arkadaşlarmış fakat Yoongi Japonya'ya gittiği için görüşememişler ve Kore'ye döneli de 3 ay olmuş.
Jungkook yüzüne yerleştirdiği büyük gülümseme ile, "Hoş geldiniz!" dedi.
Yoongi bir elini öne doğru uzatarak, "Selam! Ben Yoongi, bana hyung diyebilirsin," dedi.
Jungkook hafifçe kıkırdayarak Yoongi'nin uzattığı elini sıktı.
"Memnun oldum, ben de Jungkook," dedi.
Yoongi ve Namjoon bahçede gözlerini gezdirdiler. Büyülenmiş gözleri Jungkook ve Taehyung'u bulunca:
"Wow! Burası çok güzel olmuş," dediler aynı anda.
Taehyung hafifçe gülerek Jungkook'u kolunun altına çekmiş, saçlarına bir öpücük bırakmıştı. O sırada Yoongi bir eli ile ağzını kapatarak:
"Iyy, kusacağım!" diyerek bahçe kapısından büyük salona girdi.
Taehyung, Yoongi'nin arkasından bağırarak:
"Bunu lisedeki sevgilisi için saçını gece mavisine boyayan Yoongi mi söylüyor?" dedi alayla.
Yoongi ellerini bahçe kapısına yaslayarak kendine gülerek bakan çifte baktı.
"Mavi değildi, gece mavisiydi o!"
Tekrar arkasını dönüp içeriye gireceği sırada:
"Ben gidip yeğenim ile dertleşeceğim. Eminim o, biricik amcasını anlar," dedi ve içeriye girdi.
"Jin nerede?"
Jungkook'un bakışları Namjoon'a dönünce:
"Mutfakta limonata hazırlıyor," dedi.
Namjoon arkasını dönüp içeriye girdikten sonra Taehyung, Jungkook'a dönerek dudaklarına bir öpücük bıraktı.
"Umarım Jungsan bu sürprizi beğenir."
Taehyung, "Eminim ki beğenir, sevgilim. Hatta 1 hafta sonra da Eunbin'in doğum günü," dedi.
Jungkook şaşkınca ağzını açarak tavşan dişlerinin görünmesini sağladı.
"Gerçekten mi?" diye sordu.
Taehyung kafasını sallayarak onu onayladı.
-
"Sürpriz! Geçmiş olsun, Jungsan!"
Herkes hep bir ağızdan bağırdıktan sonra Jungsan dolan gözlerine engel olamadı. Jungkook kardeşinin ağladığını görünce elindeki pastayı hemen Taehyung'un eline tutuşturarak Jungsan'ın yanına vardı. Küçük, pürüzsüz yüzünü avuçlarının arasına alarak gözyaşlarını başparmağı ile sildi.
"Ağlama. Benim küçük kaplumbağam neden ağlıyorsun?"
Jungsan, Jungkook'un boynuna kollarını sararak sıkıca sarıldı.
"Ben her şey için teşekkür ederim, hyung. Bunca zaman benimle olduğunuz ve bana destek olduğunuz için size çok teşekkür ederim," dedi, gözleri arkada kalanların üzerinde de gezinerek.
Jungkook dolan gözlerine engel olarak, "Tabii ki de senin yanında olacağım. Sen annemin bana emanetisin. Nasıl olur da seni yalnız bırakırım?" dedi.
Jungsan geriye çekilerek gözyaşlarını sildi. Kuruyan kırmızı dudaklarını dili ile ıslatarak, "O zaman bugün duygusallığı yok edip sabaha kadar içelim!" dedi bağırarak.
Herkes ellerini çırparak hep bir ağızdan bağırdı.
"Hadi içelim!"
---
Jungkook ayakta zar zor duran Taehyung'un kolundan tutarak merdivenlerden çıkarmaya çalışıyordu.
"Hadi, Taehyung!"
Taehyung değişik mırıltılar bırakarak Jungkook'un beyaz boynuna dudaklarını sürttü. Jungkook bu hareketinden huylanarak kafasını omzuna doğru eğdi.
"Taehyung, önüne bak!"
Jungkook son anda düşecek olan bedeni tutarak merdivenlerden çıkarmaya çalıştı. O sırada arkadan büyük bir ses geldi. Jungkook hızla arkasını dönüp baktığında Yoongi'nin Jimin'in ellerinden kurtularak elindeki kadehi yere fırlattığını gördü.
Jimin tekrar Yoongi'nin kollarına girerek, "Bay Min, dikkat edin..." dedi ancak sözünü tamamlayamadan Yoongi yerdeki Eunbin'in kırmızı arabasının üzerine basarak yere düştü.
Ellerinden birini kafasının üzerine koyarak kendisini kaldırmaya çalışan turuncu saçlı Jimin'e baktı. Ağzından uzun bir ıslık çalarak, "Öldüm de cennette miyim? Nerenin havası bu, güzelim?" dedi.
Jimin kızaran yüzünü aşağı eğerek yerde yatan bedeni ayağa kaldırdı ve misafir odasına sokmayı başardı.
Jungkook kafasını ağır ağır iki yana sallayarak önüne döndü. Döner dönmez Taehyung'un kendisine yaklaşan yüzü ile burun buruna geldi.
Taehyung'un bakışları Jungkook'un kırmızı dudaklarına kaydı, daha sonra kuruyan dudaklarını ıslattı ve dudaklarını Jungkook'un dudaklarıyla sertçe birleştirdi.
Jungkook, Taehyung ile birbirine çarpan dişleri yüzünden hafifçe inledi.
Taehyung'un elleri Jungkook'un kalçalarına inmiş ve hafifçe okşamıştı. Jungkook da yanında sallanan ellerini Taehyung'un ensesindeki saçlarına çıkarmış, usulca onları okşuyordu.
Taehyung avuçlarının altında duran yumuşak eti hafifçe sıkarak kendine bastırdı.
"Önümüzde sevişmeyeceksiniz galiba?"
Namjoon ve Jin fazla içmemişlerdi. Jungkook hızla Taehyung'dan ayrılarak kızaran yüzünü başka bir tarafa çevirdi.
---
Yoongi gözlerini kesen güneş ışıkları ile gözlerini açar açmaz başına giren keskin acı ile hafifçe inleyerek kafasını yastığa bastırdı. Daha sonra vücuduna değen ince bir hava ile hemen yataktan kalktı. Üzerindeki yorganı çıplak vücudunu daha da kapatmak için çekerken yanında uyuyan turuncu saçlı gencin de üzerinin çıplak olduğunu görünce, "Siktir! Bunu yapmış olamam," diye kendi kendine mırıldandı.
Bir elini hafifçe gencin çıplak omzuna dokundurdu ve hafifçe sarstı. Jimin kapalı gözlerini zorla açarak etrafına baktı. Bakışları Yoongi ile buluşunca olduğu yerde kaldı.
"Gece ırzıma mı geçtin sen?"
Jimin hayretle Yoongi'nin yüzüne bakıyor ve ciddi olup olmadığı hakkında kendi içinde savaş veriyordu.
"Ne diyorsun sen?"
Yoongi duyduğu pürüzsüz ses ile düşüp bayılacak gibi oldu. Daha sonra kendini toplayarak, "Ne işin var yanımda?" dedi.
Jimin sinirle yataktan kalkarak yerdeki baksırını ve dün gece odanın her yerine saçılan kıyafetlerini giydi.
"Şerefsiz!" diye bağırdıktan sonra odayı terk etti.
Yoongi, içinde yeşermeye başlayan pişmanlık ile sıkıntılı bir nefes vererek yatağa geri uzandı ve gözlerini kapattı.
---
250626
(DÜZENLENDİ)
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Babysitter | TaeKook
Fanfiction[Tamamlandı] Jungkook, Taehyung'un oğluna bakıcılık yapacaktı... (SemeTae / UkeJk) (Mpreg) #kimtaehyung da 1. #namjin de 1. [25/12/2022] [20/05/2023]
