Kızıl hava sönmüş, artık akşam olmuştu. Taehyung'un misafirleri çoktan gelmiş, iş hakkında konuşuyorlardı. Jungkook ise küçük Eunbin'nin odasından misafirler gidene kadar çıkmayacaktı. Kucağındaki huysuzlanan bebeğe bakıp sessizce ninni mırıldanmaya başladı. Aşağıdan gelen sesleri duyunca misafirlerin hâlâ gitmediğini anlamıştı.
Eunbin ellerini yüzüne kapatarak ağlamaya başlayınca Jungkook telaşlanarak onu susturmak için hafif hafif sırtına pat pat yapıyordu. "Sessiz ol bebeğim. Lütfen sessiz ol." diye bebeğe fısıldıyordu.
Küçük bebek Jungkook'un dediklerini es geçerek daha da şiddetle ağlamaya başladı. Jungkook yerinde hafifçe sallanarak kucağındaki bebeği susturmaya çalışıyordu.
Taehyung'un misafirleri yukarıdan gelen ağlama sesiyle bakışlarını merdivenlere yöneltti, sonra da anlamaz bakışlarla tekrar Taehyung'a baktı. Taehyung içinden küfürler savurarak, "Ah, aşçımın bebeği olmalı. Babaları terk ettikten beri burada yaşıyorlar. Bay Choi, izninizle ben her şey yolunda mı diye bakıp geliyorum," diyerek ayağa kalktı.
Bay Choi onaylar mırıltılar bırakarak kafasını salladı. Taehyung, büyük salon kapısından çıkarak hızlı adımlarla merdivenlere yöneldi. Oğlunun odasının önüne gelerek içeriye daldı. Kucağında onu susturmaya çalışan Jungkook'a bakarak, "Kovulmak mı istiyorsun Jeon?!" diye sert sesiyle konuştu.
Jungkook yanına gelen adama bakarak, "Özür dilerim Bay Kim... Neden huysuzlandığını ben de anladım. Lütfen kusura bakmayın," dedi.
Taehyung, Jungkook'un kulağına doğru yaklaşarak, "Eğer oğluma bir şey olursa kendini ölmüş bil, Jeon," dedi; sıcak nefesi Jungkook'un boynuna çarparken.
Jungkook zorla yutkunarak kafasını salladı, "Peki Bay Kim," diyebildi.
Taehyung oğlunun saçlarına dudaklarını bastırarak odadan çıktı ve salona girdi. Bir ayağını dizine taslayan Bay Choi'den özür dileyerek tekrar iş ile ilgili konuşmaya başladı.
Bay Choi, yanı başında dikilen simsiyah korumaya işaret ederek hediyesini getirmesini emretti. Siyah giyinimli adam, elindeki içki şişesi ile Taehyung'un kadehini doldurmaya başladı.
Taehyung kadehini eline alarak, "Ne için?" diye sordu.
Bay Choi yüzünde büyüyen gülümsemesiyle, "Aramızdaki barışı kutlamak için benimle için lütfen Bay Kim..." dedi.
Taehyung kadehini dudaklarına götürerek tek seferde içkisini bitirdi. Bay Choi de karşısında kadehini bitirip yenisini yenileyen adama bakarak gülümsedi.
Taehyung odadan çıkalı yarım saat geçmişti. Jungkook da küçük bebeği sakinleştirerek uyuması için yine ona ninni mırıldanmaya başladı. Bakışlarını küçük bebeğin yüzüne çevirdiğinde, yarım saat önce çığlık çığlığa ağlayan bebek şimdi masumca sessizce uyuyordu.
Jungkook gülümseyerek küçük bebeğin saçlarına burnunu gömdü, mis kokusunu ciğerlerine hapsetmek ister gibi derin bir nefes aldı. Saçlarına küçük küçük öpücükler bırakarak bebeği beşiğine yatırmak için oturduğu koltuktan kalktı ve beşiğin yanına ilerledi.
Tam bebeği beşiğine yatıracakken kapının ardından gelen ayak sesleriyle olduğu yerde durdu. İlk başta Taehyung'un geldiğini düşünse de odaya giren simsiyah giyinimli adamlarla birlikte, kucağındaki bebeği kollarının arasına hapsederek şiddet dolu yüzüyle kendisine doğru yaklaşan adamlara baktı.
Adamlardan hepsinin elinde gördüğü siyah tabanca ile kucağındaki oğluna zarar verecekleri düşüncesiyle gözyaşları yanaklarından süzülerek titreyen elleriyle bebeğini daha da sıkı tutarak yalvarmaya başladı.
"Lütfen. Lütfen bize bir şey yapmayın!"
Simsiyah giyinimli adamlardan biri elindeki beyaz bez ile Jungkook'a doğru yaklaşmaya başladı.
"Hayır! Lütfen bırakın bizi!" Hem ağlıyor hem de kucağındaki bebeği korumaya çalışıyordu.
Adam elindeki bezi Jungkook'un burnuna doğru götürerek onu siyahlığa hapsetti.
Taehyung başına giren ağrıyla ağzından çıkan inlemeye engel olamayarak yattığı yerden doğrulmaya çalıştı. Koltukta uyuya kaldığını görünce kendine küfrederek tutulmuş belini esnetip ayağa kalkmaya çalıştı. Elleriyle uzun dalgalı saçlarını dağıtarak duvardaki gösterişli saate gözü kaydı. Saat öğlen 2 idi. İşe geç kaldığını hatırlayarak hemen merdivenlerden çıkıp odasına girdi.
Aldığı sıcak duştan hemen sonra saçlarını hızlıca kurutarak siyah takım elbisesini giydi ve oğlunun odasına girdi. Oğlunu görmeden sabahı aydınlanmıyordu.
Kapının kolunu aşağı indirerek odaya girdi. Beşiğe yaklaşarak boş beşiğe baktı. İçinde korku tohumları yeşerirken hemen Jungkook'un odasına doğru hızlı adımlarla girdi.
Daha yatağının örtüsü bile bozulmayan odada gözlerini gezdirerek cebinden çıkardığı son model telefon ile Jungkook'un numarasını tuşladı.
"Aradığınız kişiye ulaşılamıyor..."
---
240626
(DÜZENLENDİ)
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Babysitter | TaeKook
Fanfiction[Tamamlandı] Jungkook, Taehyung'un oğluna bakıcılık yapacaktı... (SemeTae / UkeJk) (Mpreg) #kimtaehyung da 1. #namjin de 1. [25/12/2022] [20/05/2023]
