Taehyung ve Jungkook, akşam üzeri doğum gününü mahveden misafiri yüzünden odalarından daha çıkmamışlardı. Taehyung biraz daha ağlamış ve içini Jungkook'a dökmüştü. Jungkook ise onu güzelce dinleyip sakinleşmesi için yardım ediyordu. Hatta Jungkook, Taehyung'un travmaları sebebiyle ilaç tedavisi gördüğünü de öğrenmişti. Yaklaşık 1 saat uyuduktan sonra ikili aynı anda uyanmışlardı.
"Hazırsan, hadi yemeğe inelim."
Jungkook elleri ile yeni yıkadığı nemli saçlarını karıştırarak şekil verdikten sonra, yatağın üzerinde kendisini izleyen Taehyung'a döndü. Hafifçe gülümseyerek, "Hazırım" dedi.
Taehyung da zorla gülümseyerek yataktan kalktı, üzerindeki bordo gömleğinin yakalarını düzelterek yanına varan Jungkook'un beline elini yasladı. İkili, arkalarında dağınık yataklarını bırakarak merdivenlere yöneldiler.
Jungkook merdivenlerden indikten sonra durmuştu. Taehyung da durunca kaşlarını çatarak sorgulayıcı bakışlarını Jungkook'un yüzünde gezdirdi.
Jungkook, ayak parmaklarının üzerinde yükselerek Taehyung'un yumuşak kırmızı dudaklarına öpücük bıraktı.
"Daha iyi misin, sevgilim?"
Taehyung kaşlarını düzelterek hafifçe gülümsedi. Kafasını aşağı yukarı sallayarak, "İyiyim, güzelim. Benim için endişelenme" dedi.
Jungkook hafifçe gülerek arkasını dönüp yemek odasının kapısından geçeceği sırada Jimin hızla kapıyı açıp kapattı.
Jungkook'un gülümsemesi yüzünden silindi. Çatık kaşları ile kendisini kapıya yaslayan Jimin'e baktı ve, "Ne oluyor hyung?" diye sordu.
Jimin güven vermek istercesine hafifçe gülümseyerek, "Hiçbir şey, hiçbir şey olmuyor. Ah, düşündüm de bugün neden dışarıda yemek yemiyoruz? Yemekten sonra da güzel bir dondurma yiyip sahilde yürüyüş yaparız. Hem hesabı da Taehyung öder. Nasıl fikir?" dedi, hızla konuşarak.
Taehyung sessizce, "Siktir oradan" diye mırıldandı.
Jungkook kaşlarını havaya kaldırarak, "Bu havada mı?" diye sordu.
Jimin'in kulağına camlara çarpan yağmur sesi doldu. İçinden kendine küfrederken, "O zaman herkes odasında yesin," dedi.
"Hyung, sen iyi değilsin galiba?"
Jimin hafifçe gülerek, "Ahahah, ilahi Kook, neden iyi olmayacakmışım? İyiyim ben, her zamanki gibi," dedi.
Taehyung derin nefes alarak, "Hadi, çok uzattınız. Çekil şuradan da geçelim, Jimin," dedi.
"Hayır!"
Taehyung kaşlarını çatarak, "Ne demek hayır? Çekil şuradan, Jimin," dedi sert bir sesle.
"Olmaz!"
"Jimin!"
"İstemiyorum, girmeyin!"
"Benim evim!"
"Olabilir."
Taehyung, "Jimin! Sinirlendirme beni! Çekil şuradan!" diyerek kapının önüne kendini siper eden Jimin'in ince kollarından tutup geriye doğru savurdu. Yemek odasının büyük beyaz kapısını hızla açarak Jungkook ile içeri girdi.
Taehyung tam yemek masasına doğru gideceği sırada, masanın en başına kurulan kadını görünce olduğu yerde durdu.
"Senin hâlâ burada ne işin var?! Hâlâ ne yüzle benim soframa oturuyorsun?!"
Bayan Kim, sol eliyle gözlerinin önüne düşen saçları yana doğru savurarak kuruyan dudaklarını diliyle ıslattı.
"Hemen parlama, Taehyung. Otur da konuşalım."
Jungkook, Taehyung'un yanında sallanan elini tuttu. Artık o da Taehyung sayesinde Bayan Kim'in ne kadar şerefsiz bir kadın olduğunu anlamıştı.
Bayan Kim dirseklerini masaya yaslayarak birbirine geçirdi. Kırmızı ojeli ellerini çenesinin altına yerleştirdi ve, "Yalnız konuşalım," diyerek gözleriyle Jungkook'u inceledi. Jungkook kadının kendisini incelediğini görünce çatık kaşlarıyla kendisini Taehyung'un iri vücudunun arkasına saklamaya çalıştı.
"Jungkook benim sevgilim. Hatta yakında eşim olacak. Ne diyeceksen onun yanında da söyle."
Bayan Kim hafifçe gülerek, "Sor bakalım bizim iznimiz var mı, Taehyung?" dedi.
Taehyung ani bir patlama ile, "Size sormadım! Siz benim ailem değilsiniz!" diye bağırdı.
Bayan Kim gülmesine son verdi. Hafifçe boğazını temizleyerek, "Her neyse, her şeyin zamanı var. Elbette zamanı gelince bu konuları konuşacağız, oğlum. Ama benim buraya gelme amacım bu değil," dedi. Önünde duran su bardağına uzanarak bir yudum aldı ve peçete ile dudaklarının kenarlarını sildi.
"Baban çok hasta, Taehyung," dedi. Devam edeceği sırada Taehyung lafını kesti:
"O benim babam değil!"
Bayan Kim sabır dileyerek, "Her ne kadar kabul etmiyor olsan da o senin baban. Her neyse, baban hasta; doktorlar fazla ömrünün olmadığını söylüyor," dedi. Taehyung tekrar lafa atlayarak:
"Bana ne! Gebersin şerefsiz!"
Bayan Kim, "Taehyung!" diyerek onu uyardıktan sonra, "Daha lafım bitmedi... Babanın son dileği torununu görmek. Bak, yine iyi; seni görmek istemiyor," dedi.
"Onun torunu yok! Anlamıyor musunuz siz?! Eunbin sizin torununuz falan değil! Şimdi defol git bu evden!"
Bayan Kim oturduğu yerden kalkarak, elleriyle üzerindeki siyah elbisenin eteklerini düzeltti ve, "Hemen karar verme oğlum. Zamanında da bu yüzden kaybettin," diyerek imada bulundu.
Taehyung'un gözlerinin önüne çöken bulanık perde ile yumruk yaptığı elleri titremeye başladı. Jungkook hemen olayı fark edince hızla Taehyung'a döndü.
"Taehyung? İyi misin?"
Taehyung titreyen dudaklarını sıkarak kafasını aşağı yukarı salladı.
"İyiyim."
Jungkook elini Taehyung'un alnından akan teri silmek için uzanacağı sırada Taehyung titreyen dizlerinin üzerine düşmüştü. Jungkook ağzından küçük bir çığlık kaçarak hemen yere çöktü.
"Taehyung!"
Taehyung sert zeminde boydan boya yatıyordu. Jungkook, akmaya başlayan göz yaşları ile Taehyung'un kafasını avuçlarının arasına alarak sarsmaya başladı.
"Taehyung, kapatma gözlerini, sevgilim!"
O sırada Jungkook, yemek salonuna giren Yoongi ve Jimin'i görünce göz yaşları arasında bağırarak, "Arabayı hazırlasınlar!" dedi.
Jimin hemen koşarak bahçeye çıktı ve Chen'e arabayı hazırlamasını söyledi. Yoongi de Taehyung'un yerde yatan bedenini Jungkook ile birlikte kaldırarak arabaya bindirdiler.
---
250626
(DÜZENLENDİ)
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Babysitter | TaeKook
Hayran Kurgu[Tamamlandı] Jungkook, Taehyung'un oğluna bakıcılık yapacaktı... (SemeTae / UkeJk) (Mpreg) #kimtaehyung da 1. #namjin de 1. [25/12/2022] [20/05/2023]
