Jungkook, Taehyung'un evinden ayrıldıktan sonra arkadaşlarıyla buluşmuş, biraz zaman geçirdikten sonra evine gelmişti. Yatağına uzanıp bugün yaşadıklarını düşünmeye başladı. Bugün büyük villada gördüğü küçük bebek aklına geldikçe yüzünde saçma bir gülümseme oluşuyordu. Daha sonra aklına patronu geldi. İçinden çok soğuk bir insan olduğunu düşünüyordu; kesinlikle küçük bebeğin onun oğlu olduğunu düşünmüyordu.
Yattığı yerden hafifçe doğrularak cep telefonunu eline aldı. Sabah erkenden kalkıp gitmesi gerekiyordu. Alarmı kurduktan sonra telefonu yanındaki komodinin üzerine koyarak yastığını çevirdi. Geri yatarak yastığın soğuk tarafını hissedince içinde küçük mutluluk çığlıkları attı.
(...)
Saat: 04.30
Jungkook yatağından doğrulurken eline aldığı telefonu kırmak istercesine yatağın diğer ucuna fırlattı. Sabah erken kalkmaktan nefret ediyordu ama eğer bugün geç kalırsa başka iş bulamayacağı düşüncesiyle oflayarak yatağından doğruldu. Yumruk yaptığı elleriyle gözlerini ovalayarak banyoya doğru adımladı.
Banyoya varınca üzerindeki tişörtün eteklerinden tutarak onu çıkardı. İç çamaşırını ve eşofmanını tek hareketle yere fırlatınca vücudunu saran soğuklukla içi titredi. Duş kabinine girerek cam kapıyı kapattı. Sıcak suyun vücudundan akmasını sağlarken eline döktüğü naneli şampuanla saçlarını köpürtmeye başladı...
Saat: 04.58
Jungkook elindeki parfümü aynalı makyaj masasının üstüne fırlatırcasına bıraktıktan sonra parmak uçlarıyla yeni fön çektiği saçlarını düzeltti. Daha sonra yatağının üstündeki telefona uzanarak saate baktı. Saat neredeyse 05.00'e geliyordu, geç kalacaktı. Hızlıca siyah şişme montunu giyerek siyah spor ayakkabılarını da ayağına geçirdi ve kendini evden dışarı attı.
Otobüs durağına doğru gidecekken bu saatte otobüslerin olmadığını hatırlayarak cebinden çıkardığı telefonla taksi çağırıp bekledi.
Cebinden çıkardığı kulaklıkları takarak en sevdiği müziği açtı ve ayağıyla ritim tutmaya başladı.
Önünde farlarıyla sinyal veren araba görünce kulaklığını çıkarmadan gelen taksiye bindi ve adresi verdi. Adam onaylayan mırıltılar çıkarırken Jungkook başını camdan dışarı çevirdi. Hafif yağmur yağmaya başlamıştı.
Cebinden telefonunu çıkararak saate baktı: 05.12. "Of, kesin ilk günden işe geç kalacağım," diye içinden geçirdi. Kafasını tekrar yola çevirdi. Trafik vardı ve Jungkook, ilk günden işe geç kalma stresiyle içinden küfürler ediyordu.
Trafiğin açılması için içinden dua ederken etrafta artan korna sesleriyle etrafa bakındı. Bir adam bulundukları taksiye doğru gelirken, taksici kapıyı açıp şoför koltuğunun altından çıkardığı levye ile ona doğru adım attı ve ağzından sert küfürler döküldü.
Jungkook kulaklığını çıkararak başlayan kavgaya baktı ve "Bir bu eksikti," diye düşündü. Oturduğu tarafın kapısını açarak aşağı indi. Montunun şapkasını takarak yeni fön çektiği saçlarını kapattı ve koşmaya başladı. Bu işi çok zor bulmuştu, bu kadar kolay kaybedemezdi...
(...)
Saat: 05.40
Önünde deri koltuğa oturan adama bakmamak için başını eğmiş, ellerini izliyordu Jungkook. Taehyung ise elindeki kahve fincanını masaya koymuş, karşısında oturan genç adama bakarak elini yumruk yapıp çalışma masasına sertçe vurdu ve sesini yükseltti:
"Ben sana işe geç kalırsan hesaplaşırız demedim mi, Jeon?!"
Sesi o kadar yüksekti ki Jungkook koltuğuna biraz daha gömüldü. Titreyen sesini kontrol etmeye çalışarak, "Efendim, trafik-" dedi ama Taehyung sözünü bitirmesine izin vermedi.
"Kes sesini! Bana saçma sapan bahanelerle gelme, Jeon!"
Jungkook kısık bir sesle, "Özür dilerim, bir daha olmaz Bay Kim," dedi.
"Bir daha olmayacak zaten bundan eminim Jeon." Sesi son derece tehditkâr çıkmıştı.
Jungkook ayağa kalktı. Daha sonra başı hâlâ önden dururken Taehyung'un çalışma odasından çıktı. Kapıyı ardından yavaşça kapattıktan sonra bir elini göğsüne koyarak derin nefes alıp verdi.
Kendi kendine, "Sakin ol Jungkook, sakin ol. Bir daha geç kalmayacağına kendine söz ver." Diyerek kendini sakinleştirmeye çalışırken kulaklarına dolan ağlama sesleriyle Eunbin'nin odasına doğru yöneldi.
Kapıyı açtığında burnuna dolan o hafif kokuyla az önce yaşadığı stresli dakikaları unutmuştu. Gülümseyerek beşiğe yaklaştığında Eunbin çatık kaşları ve uykuda dağılan ince saçlarıyla Jungkook'a bakıyordu.
Jungkook kendine sert bakan bebeğe rağmen gülümseyerek onu kucağına alarak bir eliyle de dağılan saçlarını düzenledi.
"Günaydın Eunbin."
Eunbin ağzında ki emziği emmerken bir yandan da mırıltılar çıkarıyor yumruk yaptığı bir eliyle gözünü ovalıyordu. Jungkook onun but tatlı hallerine gülümsemesi büyürken odadan çıkmak için kapıya yöneldi.
"Gidelim de karnımızı doyuralım değil mi Eunbin?"
Eunbin hâlâ uykunun verdiği o şapşalla çatık kaşlarını düzeltmiş ve başını Jungkook'un omzuna yaslayarak ağzında ki emziği emmeye devam etmişti.
---
240626
(DÜZENLENDİ)
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Babysitter | TaeKook
Hayran Kurgu[Tamamlandı] Jungkook, Taehyung'un oğluna bakıcılık yapacaktı... (SemeTae / UkeJk) (Mpreg) #kimtaehyung da 1. #namjin de 1. [25/12/2022] [20/05/2023]
