27

2.4K 197 76
                                        

Jungkook bakışlarını Jimin'den çekerek geldiğinden haberi olmayan Yoongi'ye çevirdi. Jimin de Jungkook'un baktığı yere dönünce elleri buz kesti.

"Jimin, sen hamile misin?"

Jimin dolan gözleri ile tekrar Jungkook'a dönerek, "Hadi Kook, eve girelim," dedi.

Jimin, Jungkook'un koluna girerek onu ayağa kaldırdı. Jungkook ayağını yere basınca bileğine giren keskin acı ile hafifçe inleyerek ayağını tekrar yerden çekti. Jimin, her şeyin onun yüzünden olduğu düşüncesiyle usul usul akan gözyaşları eşliğinde özür diliyordu.

Eve girdikleri sırada Yoongi, olayları yeni kavramış bir şekilde eve koşarak girdi ve arkasından da kapıyı kapattı. Uzun merdivenlerden çıkan Jimin ve Jungkook'u görünce hemen koşarak yanlarına gitti.

"Konuşabilir miyiz, Jimin?"

Jimin, Yoongi'ye bakmayarak, "Jungkook'u odasına götürmem gerekiyor," dedi.

Yoongi anlaşılmayan mırıltılar bıraktıktan sonra mutfakta onu beklediğini söyleyerek geri aşağı indi.

Jimin, Jungkook'u odasına getirip yatağın içine yatırdıktan sonra eğilerek saçlarına bir öpücük bıraktı.

"Ağlama artık, Kook."

Jungkook hızlıca burnunu çekerek yanağından akan gözyaşlarını sildi ve, "Kesin çok üzüldü ya," dedi titreyen sesiyle.

Jimin, Jungkook'un yüzünü küçük ellerinin arasına alarak göz altlarını sildi.

"Bak, şu an gerçekten ne yapmam gerekiyor bilmiyorum. Ama Bay Kim ile konuşurum, sen yeter ki daha fazla üzülme."

Jungkook gerek olmadığını, kendisinin konuşacağını söyledikten sonra Jimin doktor çağırmak için aşağı indi.

Jungkook odada oluşan sessizlikle Taehyung'un banyoda olmadığını anladı. Ciğerlerini havayla doldurduktan sonra gözlerini kapatarak kafasını geriye doğru yatırdı. Her şey gerçekten de boka batıyordu, batmaya da devam edecekti.

-

Jungkook ayak bileğinde hissettiği dokunuş ile kafasını yasladığı yerden kaldırarak gözlerini açtı. Beyaz önlüklü bir doktor elindeki kâğıda bir şey yazdıktan sonra onu Jimin'e uzatmıştı. O sırada Jungkook gözlerini odada gezdirdi. Jungsan buradaydı, Yoongi ve Jin hyung da buradaydı. Sadece bir kişi yoktu. Jungkook o boşluğu hemen bulmuştu.

Taehyung yoktu.

Doktor, "Endişelenmenize gerek yok. Sadece küçük bir çatlak oluşmuş. Birkaç gün üstüne basmazsanız ve reçeteye yazdığım kremi düzenli olarak kullanırsanız..." dedi. Daha sonra elindeki kalemi önlüğünün cebine sıkıştırdı. Yatağın yanına koyduğu çantasını da alarak Jungkook'a gülümsedi.

"Geçmiş olsun," diyerek odadan ayrıldı.

Yoongi de onun peşinden giderek doktoru yolcu edeceğini söyledi.

Jin, büzdüğü dudakları ile Jungkook'un yanına oturdu.

"Geçmiş olsun, Kookie. Ben de markete gidecek zamanı buldum," dedi.

Jungkook gülümseyerek yattığı yerden hafifçe doğrulacağı sırada Jimin hızla ona yardım ederek arkasına yastıklar sıkıştırdı.

Jimin, "Nasıl hissediyorsun?" diye sordu.

Jungkook biraz düşündükten sonra, "İyi," dedi. Daha sonra yüzündeki heyecanlı gülümseme ile, "Testi yaptın mı?" diye sordu.

Hemen Jin araya girdi.

"Ne testi?" diye sordu, bakışları ikilinin arasında dolaşırken.

Jimin ve Jungkook olanları anlattıktan sonra Jin'in yüz ifadesi şaşkınlıkla değişti ve Jimin'e hafifçe söylenmeye başladı.

"Sen Kim ailesinin misafiriyle yatacak cesareti nereden buldun, anlamıyorum?!"

Jimin suçlulukla bakışlarını kucağındaki ellerine eğdiğinde Jungkook güven vermek istercesine ellerini tutarak, "Tamam hyung, olan olmuş. Daha fazla uzatmayalım," dedi.

Ortama aniden çöken sessizlikte Jin imalı bakışlarını Jimin'e atıyordu. Jungkook daha fazla dayanamayarak sessizliği bozdu. Boğazını temizleyerek, "Ee hyung, testi yaptın değil mi?" diye sordu.

Jimin konuşmadığı için kalınlaşan sesini düzeltmek adına hafifçe öksürdükten sonra kafasını salladı.

"Evet, yaptım," dedi.

Jungkook heyecanla ellerini birbirine vurdu.

"Ee, sonuç ne?" diye sordu.

Jimin başını eğdiği yerden kaldırdı.

"İki çizgi vardı. Ne olduğunu anlamadım. Kâğıttan bakayım dedim ama galiba kâğıt bahçedeyken kaybolmuş," dedi.

Jin oturduğu yerden birden fırlayarak, "HAMİLESİN!" diye bağırdı.

Jimin şaşkınlıktan ağzı kocaman açılmış bir şekilde, "Ne?!" diye bağırarak karşılık verdiğinde başından aşağı kaynar sular döküldüğünü hissetti.

-

Yoongi parmaklarına taktığı demir yüzükleri inceliyordu. Hepsinin bir anısı olduğunu düşündü.

Mesela başparmağındaki yüzük düz, siyah ve inceydi. İşaret parmağındaki yüzük, Taehyung'un ona aldığı ilk doğum günü hediyesiydi. Orta parmağındaki ise Namjoon'un hediyesiydi. Yüzük parmağına taktığı siyah taşlı yüzüğü de ilk sevgilisi 100. günleri için almıştı.

Derin bir nefes vererek hâlâ kucağındaki yüzüklü parmaklarına bakıyordu.

"Demek ki hamilesin. Hem de benden?"

Jimin usul usul akan gözyaşları eşliğinde kafasını ağır ağır salladı.

"Evet," dedi.

Yoongi bakışlarını ellerinden çekerek hafifçe masanın üzerine eğildi ve başını aşağı eğmiş olan Jimin'e baktı.

"Aldıracak mısın?" diye sordu.

Jimin hızla kafasını kaldırdı.

"Hayır! Asla öyle bir şey yapmam. Onun da bir canı var!" dedi ve biraz daha düşündükten sonra ekledi, "Eğer bakmazsan ben kendi çocuğuma bakabilirim. Sana ihtiyaç bile duymayız." Diyerek mutfaktan çıkmak için ayağa kalktı.

Yoongi hızlıca elini Jimin'in ince bileğine doladı.

"Ne o, öyle ergen kızlar gibi her şeye küsüp odadan çıkıp gidiyorsun? Otur oturduğun yerde. Sana çocuğa bakmayacağımı söylemedim. Karnında daha gelişmemiş olan çocuk her ne kadar senin olsa da o kadar da benim," dedi sinirle.

Jimin dudaklarını aralayıp bir şey diyecekken geri sustu. İnce bileğini Yoongi'nin elinden kurtarıp tekrar yerine oturdu.

"Peki, ne yapacağız?"

Yoongi hiç düşünmeden, "Evleneceğiz," dedi.

Jimin kocaman açtığı gözleri ile Yoongi'nin ciddi olup olmadığını anlamaya çalışıyordu.

"Sen ciddi misin?!"

Yoongi bir elini yanındaki sandalyenin üzerine atarak geriye doğru yaslandı.

"Tabii ki de. Benim bir itibarım var. Bunun sarsılmaması gerekiyor," dedi.

Jimin'in zar zor duran gözyaşları tekrar akmaya başladı. Titreyen dudaklarını aralayarak, "Ben kabul edemem," dedi.

Yoongi sinirlenerek masaya doğru eğildi.

"Ne yapmayı düşünüyorsun o zaman, Bay Civciv? Çevrendeki herkesten sürtük damgası yemeyi mi?!" diyerek sessiz tutmaya çalıştığı sesiyle bağırdı.


---
250626
(DÜZENLENDİ)

Babysitter | TaeKookBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin