8

7.6K 442 206
                                        

Depoda yankılanan silah sesleriyle birlikte büyük depo kapısı açıldı ve içeriye siyah takım elbiseli adamlar girdi. Korumalardan birisi silahını doğrultarak yaklaştı: "Beyninin parçalanmasını istemiyorsan, uzaklaş!"

Bay Choi, saçlarından pis ellerini çekerek çöktüğü yerden ayağa kalktı. Ellerini pantolonunun ceplerine sokarak yüzündeki gülümsemeyle sakince görünmeye çalıştı. "Hoş geldiniz. Nerede kaldınız, vallahi gözlerimiz yollarda kaldı," dedi. İğrenç gülümsemesi daha da büyürken, "Aa biricik tuvaletim Kim Taehyung nerede-" sözünü kesen şey iki gözünün ortasına yediği mermi oldu. Bay Choi, alnından akan kanlarla olduğu yere yığıldı. Etraftaki korumalar da teker teker yere düşüp acı içinde inlediler.

Jungkook, olduğu yerde geriye doğru sürünerek sırtını sert duvara yasladı, kafasını dizlerinin üzerine koydu. Gözlerinden akan yaşlar bardaktan boşanırcasına akıyordu. Şu an aklında sadece oğlu vardı. Jungkook'un kısa zamanda alıştığı biricik oğlu...

"Jungkook!"

Taehyung elindeki silaha sıkı sıkı sarılmış şekilde depoya girdi. Gözü önce yerde yatan Bay Choi'yi, sonra Jungkook'u buldu. Duvarın dibinde hıçkırarak ağlayan tavşanı görünce silahı beline yerleştirerek Jungkook'un yanına koştu.

Taehyung, Jungkook'un önüne çöktü, kafasını dizlerinden kaldırarak yüzünü ellerinin arasına aldı. "İyi misin, güzelim?" diye sordu.

Jungkook önce kendine iyi olup olmadığını sordu. Ağlamaktan konuşamıyordu, dudaklarından sadece "Oğlum..." kelimesi çıktı.

Taehyung, Jungkook'un ensesinden tutarak onu omzuna yasladı. "Oğlumuz iyi, güzelim. Arabada bizi bekliyor," dedi.

Jungkook kafasını sallayarak ayağa kalktı. Bacakları lastikten yapılmış gibiydi, titriyordu. Taehyung, Jungkook'un ince beline kolunu sararak depodan çıkmaya başladılar. Deponun hemen girişindeki siyah arabalara bindiler. Jungkook'un gözleri direkt ön koltuktaki korumanın kucağındaki oğluna gitti.

"Bebeğim..."

Küçük bebek Jungkook'un sesini duyunca ellerini ve bacaklarını çırparak gülmeye başladı. Öndeki koruma Eunbin'i Jungkook'a verdi.

Jungkook kucağındaki küçük bebeğin saçlarını kokluyor ve öpücükler bırakıyordu. Bebek durumundan memnun olmuş, kahkahaları artmıştı. Jungkook Tanrı'ya, oğluna kavuştuğu için şükrediyordu. Gözyaşları tekrar akmaya başladı ama bu sefer mutluluktandı.

Taehyung bu görüntüyle gülümsedi. Oğlunun Jungkook'a bu kadar kısa sürede alışması onu memnun ediyordu. Eğilerek oğlunun saçlarına öpücük bıraktı.

"Tanrı'ya şükürler olsun ki iyisiniz..."

Jungkook, kucağında uyuyan bebeği arabadan inen Taehyung'a uzattı. Taehyung da oğlunun uyanmamasına özen göstererek dikkatlice kucağına aldı. Jungkook da arabadan indikten sonra Taehyung'un arkasından eve doğru yürümeye başladı. Büyük evin kapısı hizmetçilerden birisi tarafından açıldı.

Taehyung kucağındaki bebekle merdivenlerden çıkmaya başladı. Jungkook da arkalarından yürüyerek onu takip etti.

Taehyung tam odasına girecekken Jungkook'un sesiyle arkasını döndü.

"Bay Kim, isterseniz Eunbin'i yatağına yatırayım."

Taehyung, Jungkook'un sorusunu es geçerek, "Bizimle uyu, Jeon," dedi.

Jungkook ilk başta Taehyung'un dediğini anlamadı, sonra parçalar yerine oturunca heyecandan terleyen ellerini pantolonuna sildi.

"Üstümü değiştirmem gerekiyor."

Taehyung Jungkook'u süzdü ve "Gel hadi, Jeon," diyerek odaya girdi.

Taehyung oğlunu yatağın ortasına yatırdıktan sonra üstündeki gömleğin düğmelerini açmaya başladı. Jungkook gözlerini kocaman açarak Taehyung'un sırtındaki bıçak izlerine, ince beline ve kaslı kollarına baktı. Gerçekten inanılmaz görünüyordu.

Taehyung arkasını dönerek kendisine bakan çocuğa hafifçe güldü. "Dokunmak ister misin, Jeon?" diye sordu.

Jungkook kendine gelip hızla arkasını döndü. "Ah hayır! Yanlış anladınız Bay Kim! Size bakmıyordum! Gerçekten, bunu da nereden çıkardınız!" diye telaşlandı.

Taehyung gülerek pantolonundan da kurtulup siyah pijamasını giydi ve yatağa uzandı. Jungkook'un hâlâ arkası dönük durduğunu görünce, "Gelsene hadi, Jeon," dedi.

Jungkook arkasını dönerek yatağa baktı, sonra tekrar arkasını döndü. "Bay Kim, üstünüzü giyinir misiniz?" dedi.

"Kıyafetlerimle uyumayı sevmiyorum, Jeon."

Jungkook onaylar şekilde mırıldanarak yatağa yaklaştı. Oğlunun saçlarına öpücükler bırakarak yatağa uzandı. Taehyung battaniyeyi Jungkook ve oğlunun üzerine örttü.

Taehyung sağda, Jungkook solda ve küçük bebekleri ortalarında uyuyordu. Taehyung önce oğlunun saçlarına, sonra Jungkook'un siyah dalgalı saçlarına öpücük bıraktı. Jungkook'un kalbi hızlandı, kanı yüzüne toplandı. Taehyung onun kızaran yanaklarına bakarak güldü.

"İyi geceler, güzelim..."

"İyi geceler, Bay Kim."

Jungkook kapanan gözlerine yenik düşerek, bugün yaşadıklarını unutmak istercesine kalbini hızlandıran adamın kollarında uykuya daldı.

---
240626
(DÜZENLENDİ)

Babysitter | TaeKookBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin