"Bu adam her gün burda seni mi izliyor?" Jooyeon'un gözü yine Hyunjin'e çarpmıştı.
"Sanırım önceden beri izliyormuş ama biz yeni fark ettik." Rawoon'un da canı yanıyordu. Hayatı belli bir düzen içinde giderken iki haftadan beri neler olduğuna anlam veremiyordu. Babasına belli etmemeye çalışsa da kötü hissediyordu.
"Onunla hiç konuştun mu?" Rawoon bütün bildiklerini Jooyeon'a anlatmıştı çünkü ona sonsuz güveniyordu. Hoşlandığı çocuk olarak değil, en yakın dostu olarak güveniyordu.
"O benimle konuşmak istemiş hafta sonu. Ama babam... O çok kötü ve babamı o hâle getiren birisi ile konuşmak istemiyorum."
"Gözün sürekli onda ve gitme nedenini merak ediyorsun. Bence onunla bir kez bile olsa konuşmalısın Rawoon."
"O bana mesaj attığında babamın tepkisini gördün. Ondan nefret ediyor."
"Baban senin bütün kararlarına saygı duyacak birisi. İstemese bile sana tamam der." Aslında Jooyeon haklıydı ama Rawoon kendisini Hyunjin ile yüzyüze konuşacak kadar hazır hissetmiyordu.
Dün sabah babasına "Ben onunla konuşmak istemiyorum" demişti ayrıca."Bilmiyorum Yeon."
"Bana kalırsa onunla konuşmalısın."
"Yüzyüze konuşmaya cesaretim yok ki."
"Mesaj at o zaman?"
"Babam onun numarasını silmişti." Rawoon'un istediği gözlerinden belli oluyordu bu yüzden Jooyeon hafif gülümsemiş ve Hyunjin'e doğru adımlamaya başlamıştı.
"Jooyeon nereye dur." Rawoon onun kolunu tutmuştu ama Jooyeon umursamamıştı. "Bekle beni geliyorum."
Etrafa bakarak karşıya Hyunjin'in yanına gitmişti.
"Merhaba hyung...? Hyung diyeyim mi?"
"Diyebilirsin tabiki."
"Rawoon'un seninle yüzyüze konuşmaya cesareti yok hyung. İstemediğini söylüyor çünkü sen onları üzdün ama sebebinide merak ediyor. Numaranı verirsen seninle konuşabilir." Bu Hyunjin'in yüzünde umutlu bir gülümseme oluşturmuştu.
"Benimle konuşmak istiyor mu gerçekten?" Jooyeon kafa sallamıştı.
"İstiyor ama istemiyor. O yüzden bence numaranı verirsen o daha rahat olur." Hyunjin gülümseyip uzakta stresten tırnaklarını yiyen oğluna bakmıştı.
Jooyeon bu sırada telefonunun tuş takımını açarak Hyunjin'e uzatmıştı. Hyunjin numarasını girdikten sonra kendisine bi hayli benzettiği Jooyeon'un saçlarını okşamıştı.
"Teşekkür ederim.. adın Jooyeon değil mi?"
"Evet hyung ve rica ederim. Her şey Rawoon'un artık mutlu olması için. O mutlu olmayı hak ediyor. Umarım sen onu mutlu edersin." Jooyeon koşarak Rawoon'un yanına gitmişti ama o sıra Jeongin geldiği için numarayı akşam atacağını söylemişti.
Hyunjin, Jeongin'i gördüğünde biraz geri çekilmiş ve kendisini saklamıştı. Uzun zamandır böyle yapıyordu zaten. Ama ne olursa olsun birgün kendisini ona affettirecekti.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Love Untold || Hyunin
Fanfiction"Biz bu çocuğu birlikte büyütme hayalleri ile evlat edindik, ama sen gittin."