Rawoon
Baba
Müsait misinJeongin
Söyle bebegim
MüsaitimRawoon
Jooyeon'un anne ve babasi evde yokmusta
İki gün onunla kalmami istiyor sırf benimle kalmak istedigi icin annesiyle ve babasiyla gitmemis
Kalabilir miyimJeongin
Kalabilirsin hayatim
Evden kiyafet almayi unutma
Ve bana mesaj atmayida sakın unutmaRawoon
Tesekkur ederim babacigimmmJeongin
Neden telefonunu aldin senRawoon
Vermedim ki
Bugun cok fazla bos ders vardi o yüzden ikimizde vermedik
Şimdi de son derse girecegiz diger ikisi boş oldugu icin cikacagizJeongin
Tamam bebeğim
Ac kalmayin disardan soyleyin
Evde dolabimda parada var ordan para almayida unutmaRawoon
Tamamm
Zil zaldi gidiyorum benJeongin
Telefonunu sakın kaptırma gelip almam haberin olsun beyefendi
Cok bosladin derslerini su aralar
Calisin biraz Jooyeon'laRawoon
Tamaaaam__
Jeongin kafesinde otururken çalışanlardan biri gelmişti. "Jeongin geçen gelen adam geldi, seni soruyor."
Jeongin kaşlarını çatmıştı. Neden haber vermemişti ki? "Nerde?"
"Masalardan birine geçti oturdu." Jeongin kafasını sallayarak ayağa kalkmış ve cam kenarında oturan Hyunjin'in karşısına oturmuştu.
"Neden geldin?"
"Seni özledim." Jeongin göz devirmişti.
"Ciddi sormuştum.""Bende ciddi cevap verdim zaten."
"Sadece bunun için mi geldin?"
"Artık her gün geleceğim." Hyunjin zaten geliyor ama içeri girmeye çekindiği için giremiyordu. Şimdi bir şansı olduğuna göre her gün Jeongin'i görmeye gelebilirdi.
"Saçmalama Hyunjin her gün gelip ne yapacaksın burda?"
"Oturup senin çalışmanı izleyeceğim çünkü çok özledim."
"Bende çok özledim." İçinden geçirmiş ancak dışından söylememişti.
Hyunjin ağzını açıp bir şey söyleyeceği sırada bir anda yan masalardan bağırış sesi gelmişti. Jeongin kafasını çevirip baktığında iki adamın birbirine girdiğini görmüş ve ayağa kalkmıştı.
Emek emek büyüttüğü kafesine zarar gelmesini istemiyordu bu yüzden düzgünce ikisinide uyaracaktı. Jeongin'in ayağa kalkması ile birlikte Hyunjin'de arkasından kalkmış ve yürümeye başlamıştı.
Jeongin yaklaşıp ağzını açacağı sırada adamlardan birisi üzerinde tatlıların ve bardakların olduğu masayı kenarından tutarak ters çevirmişti.
"Beyefendi ne yaptığınızı zannediyorsunuz siz!" Jeongin bağırdığında adam olan dönmüş ve "Kes sesini." Diye bağırmıştı.
"Polisi arayın, benim kafemde ne cüretle böyle davranabilirsiniz? Ayrıca eşyalarımıza zarar verdiğiniz içinde şikayette bulunacağım." Hyunjin telefonunu çıkartmış polisi ararken masayı deviren kişi Hyunjin'in elinden telefonu çekmeye çalışmıştı.
Ama Hyunjin yılların getirdiği deneyimler sayesinde mükemmel dövüşmeye başlamıştı. Bu yüzden ona uzanan eli sertçe tutup ittirmişti ve adam geriye doğru sendelerken sandalyelerinde birini devirmişti.
Jeongin, fazlasıyla iri yarı olan adamın aksine ona göre zayıf kalan eski eşinin bu kadar kuvvetli olmasına şaşırmıştı.
"Yeter bu kadar zarar!" Jeongin, Hyunjin'in elindeki telefonu alarak polisi aramıştı. Kafe zaten kalabalıktı ve herkes etraflarına toplanmıştı.
Hyunjin ve diğer çalışanlar etraftaki insanları dağıtmaya çalışırken kavgadaki adamlardan birisi ordan uzaklaşmıştı.
__
"Gördün dimi ne yaptığını? Suçlu olduğu yetmezmiş gibi bana 'Kes sesini' diye bağırdı." Adamların ikisininde kaçması nedeni ile bir şey yapamamışlardı. Polis gelmiş ve kamera kayıtlarını alarak onları yakalayacağını söylemiş ve gitmişti.
"Sakin ol güzelim, halledeceğiz dediler, zararı da öderler merak etme." Şimdi ise Jeongin kafeden çıkmıştı, Hyunjin'de tabiki peşinden gelmişti. Sokakta öylece yanyana yürüyorlardı.
"Sen nasıl o kadar güçlü olabilirsin ya? Adam senin on katın falandı." Jeongin aklına geleni bir anda sorduğunda Hyunjin gülmüştü. "Orda bana öğrettiler demiştim."
Bu Jeongin'in tamamen aklından çıkmıştı. "Üzgünüm, gelmedi bir an aklıma."
"Önemli değil. Ben aslında yanına bir şey sormak için gelmiştim." Jeongin ona dönmüştü. "Özlediğin için geldiğini söylemiştin?"
"O da var ama bir sebep daha var."
"Neymiş o?"
"Birlikte akşam yemeği yemek ister misin diye soracaktım." Jeongin yolda durmuştu. Bir anda bunu beklemiyordu ve açıkçası ne cevap vereceğini de bilmiyordu.
Hyunjin'de durmuştu.
"Emin değilim."
"Jeongin biliyorum alışmak zor geliyor ama şimdi ikimizde bir adım atmazsak nasıl tekrar bir araya geleceğiz?" Jeongin tekrar yürümeye başlamıştı. "Bilmiyorum Hyunjin."
"Lütfen, sadece bir akşam yemeği."
"Tamam o zaman... Nerde yiyeceğiz?" Hyunjin gülümsemişti. "Her ne kadar Rawoon ile vakit geçirmeyi çok istesem de öncelikle başbaşa olmak istiyorum. Benim evimde yemeye ne dersin? Ya da istemezsen dışarda da olabiliriz."
Jeongin biraz düşünmüştü. Dışarda rahat edemezdi ama Hyunjin'in de evine girmek şu anlık istemiyordu.
"Aslında.. Rawoon bugün arkadaşında kalmaya gidecek." Hyunjin kocaman gülümsemişti.
"Bu sana gelebilir miyim anlamına mı geliyor?" Jeongin çekingence kafasını aşağı yukarı sallamıştı.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Love Untold || Hyunin
Fanfiction"Biz bu çocuğu birlikte büyütme hayalleri ile evlat edindik, ama sen gittin."