"Baba ben geldim." Rawoon neşe ile içeri girdiğinde Felix ve Changbin'i de görünce gülümsemesini büyütmüştü. "Hoşgeldiniz hyunglarım."
Koşarak Felix'in üzerine atladığında Felix ona sıkıca sarılmıştı. Felix'den ayrıldıktan sonra da Changbin'e sarılmıştı. Babasının bütün arkadaşları bir yana, en çok Changlix hyunglarını seviyordu.
Hyunjin ile buluştuktan sonra Jooyeon'a mesaj atmış ve biraz onunla gezmişlerdi. Hyunjin hakkında öğrendiği şeyler ona ne kadar zor gelsede Jooyeon ile eğlenmişti ve eve de neşeli şekilde gelmişti.
"Hani bana?" Jeongin sahte bir sinirle kaşlarını çattığında Rawoon gülmüş ve Changbin ve Felix'in ortasından kalkarak babasına da sarılmıştı.
"Sevgi pıtırcığı oldum yeter." Jeongin bugün gördüğü eski eşi ve oğlunun sarılmasından dolayı garip hissetmiş ve Rawoon'u bırakmamıştı. Bu sözler ile kendine gelirken geri çekilmişti.
"Neden bu kadar geç geldin?" Normalde sormazdı ama oğlu Hyunjin ile ayrıldıktan sonra, görünmemek için hemen ordan uzaklaşmıştı.
"Jooyeon ile buluştuk." Felix anında ima ile kendini Rawoon'un yanına atmıştı. Kolunu da omzuna sarıp kendine çekerken Rawoon utanmıştı. "Hyung o bakışlar ne öyle, kaç yaşında adamsın yakışıyor mu?"
"Ben daha çıtırım bir kere. Değil mi Changbin?" Changbin hemen kafasını sallamıştı.
"Bakın benden demesi sen 11. Sınıfta, hatta 10. Sınıf bile olabilir. Bu Jooyeon ile sevgili olursun." Rawoon iç çekmişti. "Keşke."
"Çocuğum daha küçük Felix." Changbin, Rawoon'u kendi çocuğu gibi severdi.
"Ay nerden senin çocuğun oluyor benim çocuğum o." Felix kolunun altındaki Rawoon'a daha sıkı sarılmıştı. "Sevgilim biz evliyiz ve benim çocuğum seninde çocuğun olmuş oluyor." Rawoon ve Jeongin gülerken Felix aydınlanma yaşamıştı. "Harbi mi?"
"Güzelim sen iyi değilsin." Felix dudaklarını büzerek Rawoon'u rahat bırakmış ve sonra tekrar Changbin'in yanına geçerek kolunun altına girmişti.
_
"SARILDIK BİZ, SARILDI BANA. BEN SARILALIM DEMEDİM, O DEDİ SARILALIM DİYE." Hyunjin kapı açılır açılmaz Minho'ların evine bağırarak girdiğinde içerden Seungmin'in de sesi yükselmişti. "Bağırma ve gel buraya düzgünce anlat."
Hyunjin heycanla içeri girdiğinda Minho'da peşinden gelmişti.
Oturduklarında Minho'nun ilk işi Seungmin'i kucağına çekmek, ikincisi ise Hyunjin'e dönüp "Anlat" demekti.
Hyunjin bugün Rawoon ile yaşadıklarını anlatınca Seungmin ve Minho onun için gerçekten mutlu olmuştu. Hyunjin'in neler yaşadığını en dibinden bilen o ikisiydi, ne kadar acı çektiğini ve Jeongin'i çok özlemesine rağmen gelemeyişini.
"Ben cidden inanıyorum. Siz çok güzel bir aile olacaksınız." Seungmin'in sözlerine Hyunjin gerçek olsun diye içinden dua ediyordu. Kendiside inanıyordu, yeniden çok güzel bir aile olacaklardı.
_
Belli etmesede içinde artık katlanamıyordu. Monoton bir hayat süren birisi için bu kadar olay ve öğrendiği şeyler ona çok ağırdı.
İçindeki duygulara anlam veremiyordu. Felix ve Changbin gitmişti. Babası yatacağını söyleyerek kendi odasına girmişti. Rawoon ise yatak başlığına sırtını yaslamış, dizlerinide kendine çekerek ağlamasının dinmesini bekliyordu.
Ama sesi gittikçe yükseliyor ve hıçkırıkları artıyordu. Neden bu kadar kötü hissediyordu?
Kendisini yıllar önce evlat edinen daha sonra terk edip giden adamın şiddete maruz kaldığını öğrendiği için mi? İğrenç bir hayat yaşayıp, başlarda kimsenin ona güvenmediği için defalarca dayak yemesi yüzünden mi? Oğlunu ve biricik sevgilisini görmek istemesine rağmen sırf onlara ulaşırsam belki yakalanırım diye düşündüğü için özleminden kahrolduğu zamanları kendisine ağlayarak anlattığı için mi?
Yoksa ona zor gelen şey, babasının canından bile çok sevdiği sevgilisinin bir anda gittiğini öğrendiğinde kendisini tek başına büyütüp ona hiçbir şey belli etmeden mükemmel yetiştirmesi ve hiçbir şeyini eksik etmemesi miydi?
Ağlama sesleri o kadar yükselmişti ki kapının çalmasını duymamıştı. Jeongin içeri girdiğinde ise gözyaşlarını silmeye çalışmıştı.
"Oğlum." Jeongin, Rawoon'a ilerlerken onu ilk defa böyle gördüğü için canı çok yanmıştı.
"Ağlama birtanem, ne oldu?" Rawoon dizlerini indirirken Jeongin kollarını ona sarmış ve kafasını göğsüne bastırmıştı. Saçlarını okşuyordu ve bu bile Rawoon'u sakinleştiremiyordu. Saçlarının okşanmasını çok severdi ve onu hep sakinleştirirdi oysa.
"Baba ben bilmiyorum, çok kötü hissediyorum. Öğrendiğim şeyler bana çok ağır geliyor. Son bir aydır içimde yaşıyor gibi hissetmiyorum. Belli etmek istemiyorum ama hiç bu tür şeyler yaşamadığım için zor geliyor." Ağlayarak konuşurken Jeongin'inde gözleri dolmuştu.
"Onun yüzünden."
"Değil baba onun yüzünden değil. O da çok kötüymüş, o da zor şeyler yaşamış." Jeongin şu an Hyunjin'i konuşmak istemiyordu. Oğlunun ağlamasının dinmesini istiyordu.
"Tamam bebeğim, ağlama lütfen benimde canım acıyor." Belki bu yanlış bir teselli sekliydi ama Jeongin düşünemiyordu.
"İğrenç hissediyorum." Rawoon kaç dakika bu sözleri sayıkladı ve babasının göğsünde ağladı bilmiyordu. Ama en sonunda yorgun düşmüş ve gözlerini uykuya kapatmıştı.
***
Hyunjin'de cok zor seyler yasadiRawoon cok cabuk affetti demeyin hem biraz saf birisi hemde onun gercekten kotu oldugunu goruyor
Hyunjin'ime cok laf etmeyin zorunda kaldı

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Love Untold || Hyunin
Fanfiction"Biz bu çocuğu birlikte büyütme hayalleri ile evlat edindik, ama sen gittin."