Oy ve yorum sınırlandırması getirmek istemiyorum. Lütfen yorum yapıp ve oy verin.🩷
Yazar'ın Anlatımı
Yıllar öncesi...
Van'ın bir köyünde (gizlilik şart) beraber büyüyen Leyla,Hayat,Cihan ...
Birlikte büyüdüler. Arada birlikte konuştular, sohbet ettiller. Büyüyüp serpildiler. Bu geçen sürede Cihan Leyla'ya tutuldu. Hayat Cihan'a...
Hayat; Cihan ve Leyla evlendikten sonra içine kapanmıştı. Sevdiği adamın evlenmesi bir yana hayalleri yıkılmıştı. Hayat onlardan beş yaş küçüktü. Ama iyi anlaşıyorlardı. Tabi Leyla bilseydi Hayat, Cihan'dan hoşlanıyor,Hayat hiç Cihan'la konuşmasına izin verir miydi.
Hayat son günlerde kendi kendine konuşuyor. Kendine yetmeye çalışıyordu. Kendiyle konuşuyor karşısında biri varmışçasına hareketler ediyordu. Tüm köy Hayat'ın adını "Cinli Hayat" a çıkarmıştı.
Köyde adı çıkmıştı Hayat'ın. Kimse kıza vebalıymış gibi yaklaşmıyor hatta göz ucuyla dahi bakmıyorlardı. Hayat bu duruma üzülüyordu. Herkes onu cinlerle gördüğüne dair dedikodular yayıyordu. Zaten çok süre gecmeden ailesiyle beraber Diyarbakır'a taşınmaya karar vermişlerdi. Hayat, mutluydu. Yeniden Cihan'a yakın olacaktı. Sevdiği adam yeniden görecekti. Hayat'tan mutlusu yoktu.
Ancak Leyla, Hayat'ın geleceğini öğrendiğinde sevinmişti aslında. Nerden bilebilirdi, kuması olacağını. bu kadar düşebileceğini nerden bilebilirdi. Leyla heyecanla Cihan'a söylemişti. Cihan sadece kafasını sallamış 'gelsin biz napalım, Leyla'
Oysa ki Leyla ne çok heycanlanmıştı Hayat gelecek diye. Bir bilseyd olacakları selam dahi vermez , Cihan'ı ona yaklaştırmazdı.
•••••••••
GÜNÜMÜZ
Cihan
Ellerimdeki kelepçelere bakıyordum. Şu an polis aracında karakola ilerliyorduk. Olanlara inanamıyordum. Hayat'ın ailesi kapıma dayanır başlık ister hatta canımı bile ister ama karakola şikayet etmezdi. Ne olmuştu böyle? Aracın durmasıyla kafamı kaldırıp camdan dışarı baktım. Karakola gelmiştik.
"İn hadi dışarı" demesiyle polisin açtığı kapıdan dışarı çıktım. Yaptıklarımdan pişmanlık duymuyordum ama olduğum durumdan da hiç hoşlanmamıştım.
Karakola doğru adımlarken herkesin gözü bana dönüyordu. Karakoldan içeri girdikten sonra beni aşağı kata yönlendirdiler. Aşağı kata inince bir tarafı camla kaplı sorgu odasını gördüm. Oraya doğru yönelip içeri girdim. Loş bir odada sadece bir masa ve iki sandalyeden başka hiçbir şey yoktu.
"Otur " kalın sert sesiyle sandalyeye oturdum. Karşımdaki sandalyeye ters bir şekilde oturan adamı incelemeye başladım. Otuzlu yaşların sonunda saçları hafif beyazlamış iri yarı bir adamdı. Ben onu incelerken adam bu duruma alışmış bir yüz ifadesi ile dosyamı inceliyordu. Kaşlarını çatıp bana döndü.
"Reşit olmayan bir kızı kaçırmanın cezasını biliyor musun?" demesiyle kafamı sağa sola salladım.
"Bak kardeşim! Yaptığın çok yanlış bir hareket. Üstelik dosyada evli oldugun yazıyor. Hiç mi düşünmedin eşini? Üstelik daha yirmilerinde genecik birisin. Kız kaçırmak hele ki reşit olmayan bi..." demesiyle lafını böldüm.
"Rızası vardı abi. Kendi isteğiyle kaçtı."dememle tebessüm etti. Elini hafifçe elime vurup derin bir nefes aldı.
"Bak kardeşim isterse sana senin haberin olmadan kaçmış olsun. Yasalara göre reşit olmayan bir kız. Ailenin rızası yok ve seni şikayet etmişler. En az on beş yıl hapis yatacaksın. Umarım aile şikayetini geri çeker Cihan. Yoksa sen gençliğini hapiste çürütürken iki kadın da evde seni beklerken yaşlanacak."demesiyle Cihan yaptığın yeni yeni farkına varıyordu. Adam ayağa kalkıp Cihan'ı nezarethaneye götürmeye başladı. Yarın mahkemeye çıkacaktı. Kaç yıl yatacakti kim bilir ?
Bunca emeğe bir oy bence fazla görülmemeli.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
1987
Novela JuvenilUYARI✨ Kitap gerçek hikaye olup birden fazla kişinin anlatması ile yazılmıştır. Kuma olayında adı geçen karakterin kendi isteğiyle olduğunu anlatan ve kendi isteğiyle olmadığını anlatan kişiler olduğu için yorumunuzu buna göre yapın ❤️ "Ceviz tarlas...
