Jungkook:
selam
vita park jiminin numarası mı
Jimin:
jungkook
uyandıysan bir ses versene
uyanmadın diye kımıldamıyorum bile
Jungkook:
jimin
hadi baştan tekrar yapıyoruz
Jimin:
neyi
anlamadım
Jungkook:
selam
vita park jiminin numarası mı
Jimin:
ha
evet benim
siz kimsiniz
Jungkook:
sanat kulübü başkanı
delta jeon jungkook
Jimin:
neden yazdınız
Jungkook:
çizimlerin çok hoşuma gitti
güzel çiziyorsun
Jimin:
öyle mi
çok teşekkür ederim
jungkook ama şey
benim biraz karnım aç
sen uyuyorsun diye de hiç karıştırmak istemedim
kalksana artık
Jungkook:
jimin saçmalama kalkıp yeseydin ya bir şeyler
Jimin:
hayır olmaz öyle
ev sahibi sensin
misafirden önce kalkılır
kahvaltı hazırlanır
çok ayıp
Jungkook:
sen misafir değilsin ama
Jimin:
misafirim misafirim
kahvaltı hazırlaman lazım bana
Jungkook:
hazırlayayım madem
çok ısrar ettin
Jimin:
hiç ısrar etmemiştim
görgü kuralları gereği
Jungkook:
geliyorum bekle
görgü kuralları gereği
....
Jungkook salonun kapısını çalarak girdiğinde Jimin yerinde doğruldu. Gerçekten çok mutluydu ve iyi bir uyku çekmişti. "Günaydın." dedi Jungkook gülümserken.
"Günaydın."
"Iyi uyudun mu?"
"Uyudum evet. Çok rahattı." diye cevapladı Jimin. Jungkook kapı pervazına bir omzunu yaslamış ona bakıyordu. "O zaman kalk bakalım mutfağa gidelim."
"Tamam burayı toplayıp geliyorum." derken ayaklanıp yatağını toplamaya başladı Jimin. "Ben hallederim sen gel."
"Sen hazırlamayacak mıydın benim kahvaltımı? Ben neden geliyorum?"
"Ne sevdiğini bilmiyorum bana yardımcı olman lazım." Jimin hızla yatağını katlayıp kenara koydu. Camı açarken gülüyordu. "Yanımda olmanı istiyorum desen de yeterliydi. Böyle bahanelere gerek yok." diyerek kapıya doğru ilerledi. Jungkook ile kapı arasına girip arkasını ahşap sert yapıya yasladı. Rahatsız hissettiriyordu ama sonuçta Jungkook'un tam karşısındaydı. Biraz oyundan zarar gelmezdi. Yanında olmanı istiyorum demesini bekliyordu. "Jimin."
"Efendim?"
"Gel benimle." diyip güldü ve Jiminle kapı arasından çıktı Jungkook. "Söylesen ölürsün sanki. Karnım aç olmasa gelmezdim." diyerek arkasından gitti.
Jungkook'un evi güzeldi. Güzel olmasının sebebi ne minimal bir şekilde dekore edilmiş olması ne de renk uyumuydu. Evi güzel yapan şey kokusuydu ve Jimin cennetteymiş gibi hissediyordu. Tüm ev,mutfak, salon ve utana sıkıla girdiği banyo tamamen Jungkook kokuyordu. Odasını da çok merak ediyordu bu yüzden. Keşke dün yatak teklifini kabul etseydi.
Gerçi Jungkook onun rahat uyuması için açtığı yatağı kokusuyla işaretlemişti. Yatağında yatmış gibi olmuştu zaten.
"Ne yemek istersin?" dedi Jungkook tezgaha yaslanırken. Çok havalı görünüyordu. Dağınık saçları hafifçe açılmış tişörtünden görünen köprücük kemiği ve genel olarak vücudu? Jimin çizdiği resimleri düşününce kızardı. Jungkook'u her şekilde çizmişti. Hayal etmesi zor değildi,delta her gün karşısında tüm karizması ile duruyordu ve çizmemek elde değildi.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
smells like serenity | jikook
FanfictionJimin,kendisini herkesin içinde küçük düşüren sanat kulübü başkanı delta Jungkook'a mesaj atar. Jungkook'un kafasında ise küçük omeganın kokusunu neden sakladığı sorusu vardır. |omegaverse/texting|
