Hazar'dan
Oturduğumuz mekanda hâlâ sohbet ediyorduk.
Çocukluktan arkadaşımız olan Meryem dün İstanbul'a gelmişti, Zafer onu hava limanından almış ve otele yerleştirmişti, üç gündür fazlası ile yoğun olduğum için hiç birşeye vakit bulamamıştım.
Bugün Meryem'de dükkana geldiği için ona vakit ayırmak zorunda kalmıştım, kendisi başaralı bir iş kadını olmuştu, Zafer ve benim okuldan arkadaşımızdı Meryem. Ailesi yurt dışına taşınınca o da bizden uzaklaşmıştı hâliyle
Ne kadar uzakta olursa olsun Zafer 'de bende Meryem'e değer verirdik.
Onu bir nevi kız kardeşimiz olarak görüyorduk, annesi Zafer ve bana çoğu zaman seviyoruz diye börek yapar Meryem'le beraber okula gönderirdi, öğle aralarında üçümüz beslenme yapardık.
O hallerimiz hâlâ gözümün önüne geliyordu.
Zahir'e mesaj atmak istiyordum ama telefonumun şarjı bitmişti, bende çekmecemin içine sonra şarj ederim diyerek koymuştum, dışarı çıktığımızda da çekmecenin içerisinde unutmuştum.
Zaten üç gündür yoğun olduğum için pek konuşamamıştık, ne kadar boş vaktim olsa ona yazmıştım ama tabiki yetersizdi,onu çok özlüyordum Zahirlerin evi ve bizim dükkan yakın olmasına rağmen o her sabah okula gittiği için ve bende genelde araba satım işinde olduğum için dükkanda olmuyordum.
Hâliyle görüşmemiz zor olmuştu, aslında bugün onun yanına gitmek istiyordum ama Meryem bir anda gelince dükkandan çıkamamıştım nede olsa kız yurt dışından gelmişti ve İstanbul'da tanıdığı bir biz vardık.
İçim Zahir özlemi ile kavrulurken diğer yandan da içimde hafif bir huzursuzluk vardı, anlam vermediğim için üzerinde durmadım.
'Demek sözlendin haa' Zafer gülerek konuştuğunda Meryem yüzüklü elini kaldırıp genişçe gülümsedi.
'Yaptık birşeyler' elini indirip kahvesini eline aldı.
'Aferin kız, eee kim bu şanssız kişi' Meryem elinde ki kahveyi bırakıp Zafer'in koluna vurdu.
'Bak dayak istiyorsun yine' ikisi güldüğün de öylece onlara bakıyordum.
Zahir uyuyor muydu acaba. Dudaklarını da büzmüştür, çokta güzel öpülür o dudaklar..
'Hey kime diyoruz' kolumdan dürtüldüğüm de Meryem'e baktım.
'Anlamadım birşey mi dedin?' Meryem Zafer'e bakıp sırıttı, 'Aşık mı bu?' diye sorduğunda gözlerimi kaçırdım.
'Yok ya ne aşkı işten başını kaldırmıyor ki' Meryem anladım der gibi kafasını salladı.
Aklımı dağıtmak için elime bardağımı alıp büyük bir yudum aldım, saatlerdir burada oturmuş eskilerden bahsetmiştik, Meryem İstanbul'a alışveriş için gelmişti, kendisi ne kadar avukat olsa da yurt dışında kazandığı paraları burada daha iyi kullanacağını bildiği için alışverişi burada yapma kararı almıştı eşiyle.
Bizde hâliyle abileri olarak yardım etmeye çalışıyorduk.
İçim yine Zahir özlemi ile dolunca kendimi tutamadan ayağa kalktım, üç gündür zaten fazlası ile çalışıyordum bu yüzden pek konuşamamıştık, şimdi birde içimi huzursuzluk kaplamıştı. Bu yüzden daha fazla oturmam söz konusu bile değildi.
'Meryem ben artık kalkayım daha çok işim var,zaten saatlerdir sohbet ediyoruz' Meryem'de ayağa kalktığında kısaca sarılıp ayrıldık.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
HAZAR | GAY
RomanceO kadar masum o kadar güzeldi ki ona nasıl kapıldığımı bile anlamamıştım, aklımdan biran olsun çıkmıyordu o güzel yüzü,huzur veren sesi... Her seferinde uyardım kendimi,ondan uzak durmalısın Hazar dedim,o senin kardeşin yerinde dedim ama kalbim beni...
