2.5

25.9K 1.5K 129
                                        

Yorum yaparak okuyun olur muu?🥺🥺

Tiktok: themeeryy

***
Kapının önünde heyecanla durmuş doktorun ve Nesrin teyzenin odadan çıkmasını bekliyordum.

Elimde tuttuğum poşeti daha sıkı kavrayıp derin bir nefes aldım. Poyraz şükürler olsun ki iyiydi ve yaşadığı bu kaza onun hayallerinin önüne set kuramayacaktı.

Önü öptüğüm günün üzerinden iki gün geçmişti. Okul yüzünden geceleri abimle hastaneye geliyordum ve bu sıralar dersleri boşlamış olsam da Poyraz daha önemliydi. Konu eksiğim yoktu. Sadece soru eksiğim vardı. Onu da hallederdim.

Sosyal medyada gördüğüm çift pijamalarından alacağımı aylar öncesinde söylemiş olsalardı buna sadece güler geçerdim ama elimde ki pijamalarla gülmek absürt kaçardı.

İkimiz için aldığım kareli pijama takımını eminim ki çok sevecekti.

Yanağımın içini dişleyip sırtımı duvara yasladığımda telefonumun zil sesini duydum. Çantamın içinde ararken bulmakta zorlanmıştım çünkü Poyraz için aldığım eşyaların arasında en alta düşmüştü.

Zeynep'in aradığını görünce gülümseyerek yanıtladım aramayı. "Alo balım."

"Mavişim neredesin?"

"Hastanedeyim." Poyraz'ın odasının kapısı açılınca başımı eğip baktım ve Nesrin ablayla doktorun çıktığını, kapı önünde konuştuklarını gördüm.

"Poyraz iyidir umarım."

"Evet, iyi. Yanına geldim ben de. Yarın sabah da taburcu olacak."

"Ne güzel," dedikten sonra birkaç tıkırtı sesi geldi. Hatta bu tıkırtı bir şeylerin kırılma sesiydi basbayağı. Kaşlarım çatıldığında, "Zeynep," diye konuştum ama ses gelmedi. Oldukça gerilmiş bir haldeyken yüzüme kapatılan telefonla ekrana bakakaldım.

"İremciğim?" Nesrin ablaya baktığımda yüzümde ki ifadeyi görmemesi için gülümsedim hemen. Aynı karşılığı ondan aldığımda başıyla Poyraz'ın kaldığı odayı gösterip, "Gir hadi. Seni bekliyordu," dedi.

Nesrin ablanın yanından geçip Poyraz'ın kaldığı odaya geçerken aklım tamamen Zeynep'te kalmıştı. Okulda ki mutsuzluğu, üzüntüsü aklıma gelince bunun normal bir durum olmadığını düşündüm. Ailesel bir durumdu ve Zeynep'e ne olduğunu merak ediyordum.

Poyraz beni gördüğü anda gülümseyip kollarını açtı iki yana. Gülümseyip koşar adımlarla boynuna sarıldığımda ellerini belime sarıp başını boyun girintime sokmuştu. Boynuma öpücük bıraktığında gözlerimi yumup saçlarından öptüm.

"Özledim seni." Kıkırdayıp, "Hep özlüyorsun beni," dedim bilmiş bir ifadeyle.

Yatağın kenarında oturduğumda ellerini belimden çekmedi. Dudaklarını büzüp, "Öyle mi dersin?" diye sordu gülümseyerek. Yanağını yavaşça okşadığımda yüzünde ki güzel ifade içimi ısıtmıştı.

Yere düşen poşeti görünce merakla baktı. Eğilip yerden poşeti alarak, "Güzel bir hediye aldım bize," dedim poşeti yüzüne doğru sallarken.

"Neymiş benim prensesimin aldığı değerli hediye?" Poşetten pijamaları çıkarıp onun kucağına doğru bıraktığımda eğilip çantamı da aldım. İçinden onun için aldığım anahtarlığı da çıkardım. Aldıklarıma bakarken gözlerinin ışıltısını görebiliyordum.

Tuttuğu takımın anahtarlığını eline aldığında, "Beğendin mi?" diye sordum heyecanla.

"Evimizin anahtarını seçmişsin güzelim." Konuşmak için aralanan dudaklarımı kapattım çünkü utanmıştım. Kahretsin neden bu kadar heyecanlanmıştım ki? Hayır, hayır sakin olup yüzüne bakmalıydım.

"Bu pijamaları da evimizde mi giyeceğiz?"

Ellerimi yüzüme kapatıp, "Sus," dedim ama gülüyordum. Poyraz inatla, "Film de izler miyiz?" diye başka sorular sorarak beni utandırmaya devam ediyordu.

Belimden tutup kendine çektiğinde başımı göğsüne yasladım. Saçlarımın kokusundan içine çekip, başımın üzerine öpücükler bıraktı. Onun yanındayken bambaşka hislerle kuşatıldı her yanım. Küçük bir çocuk gibi sığındım ona.

Benim yanı daima Poyraz'ın yanı olacaktı.

**
Dün gece eve geldikten sonra Zeynep'i defalarca aramış olsam da hiçbirine karşılık alamamıştım.

Oturma odasında, meyve soyan annemin yanında oturmuş, dudağımın içini dişliyordum. Abim sınavları olduğundan arkadaşlarıyla kütüphaneye gitmişti.

"Of," diye sızlandığımda annem bıçağın ucuna koyduğu elmayı uzatıp, "Noldu?" diye sordu.

Elmadan bir ısırık alıp, "Zeynep'e ulaşamıyorum," dediğimde annem kaşlarını çatarak yüzüme baktı.

Ağzımda ki elmayı yutup, tek dizimi kırıp diğer bacağımın altına alarak oturdum koltukta. Annem de yönünü bana dönmüş anlatmamı bekler gibi bakıyordu yüzüme.

Saçımı kulağımın arkasına sıkıştırıp, "Dün hastanedeyken Zeynep aradı ve konuşurken birkaç tıkırtı sesleri geldi. Zeynep'in sesi çıkmayınca konuştum ama bir anda yüzüme kapatıldı telefon. Ve anne, bu aralar pek yolunda gitmeyen bir şeylerde var," dediğimde annem dudağını büzüp baktı yüzüme.

"Ailevi bir sorun olabilir mi acaba?"

Yutkunup, "Şiddet mi görüyor yani?" diye sorarken gözlerim dolmuştu.

Annem uzanıp çenemden tuttu ve akan birkaç damlayı sildi. Berbat hissediyordum. Eğer düşündüğüm gibi bir durum varsa ortada ne yapmam gerektiğini de bilmiyordum.

Annemle biraz konuştuktan sonra odama çıkıp üzerimi giyindim. Hava soğuk olduğundan kalın giyinmiştim. Bugün Poyraz'ın yanına gidecektim. Sürekli mesaj atıp araması normalde gülümsetirdi ama aklım Zeynep'te kalmıştı.

Evden çıkarken Poyraz için yaptığım pastayı da aldım. Otobüs durağına gittiğimde telefonum çalmaya başladı. Ekranda yazan isim Poyraz'dı. Aramayı yanıtlayıp oturacak yer aradım ama bulamadım.

"Neredesin?" Sesi uykulu geliyordu. Laf arasında uyumamış olduğunu söylemişti zaten.

"Geliyorum. Uykun mu var senin?"

Esneme sesini duyunca yüzümü buruşturup gülümsedim. Yaklaşan otobüsü gördüğümde, "Kapatıyorum balım," dediğimde cevap vermesine fırsat vermeden kapattım.

Arka koltuklardan boş olana oturduğumda telefonumu çıkarmış Zeynep'e mesajlar atıyordum. Ne halde olduğunu bilsem az da olsa rahatlayacaktım ama bu şekilde çok can sıkıcı bir hal alıyordu.

İrem; Zeynep lütfen mesajlarıma baktığında nasıl olduğunu bir kelimeyle bile olsa yaz

İrem; Seni çok merak ediyorum güzelim

İrem; İyi olup olmadığını bilmem gerek

Üstten düşen bildirimle kayıt olmayan numaranın attığı mesajlara girip baktım. Profile bakınca Gökhan adının yazılı olduğunu gördüm. Numaramı bir yerden almış olmalıydı. Önemli olan bu değildi. Önemli olan ve merak ettiğim numaramı neden bulduğuydu.

Gökhan; İrem selam

Gökhan; Senden başka kimseye diyemedim

Gökhan; Çünkü Zeynep izin vermedi

Kaşlarım çatıldı. Ne demek Zeynep izin vermedi?

İrem; Anlamadım

Gökhan; *konum*

Gökhan; Gelirsen anlarsın

Gökhan; Zeynep sana anlatacak

***
Neler oluyor Mithat???

Çok bölümümüz kalmadı :( çok uzatmadan bitecek çünkü ne zaman tıkandığımı hissedersem o zaman finali vermiş oluyorum.

Beni themeeryy şuna basarak takip eder misinizzz??🥺🥺🥺🥺

Yeni kitap ve duyurulardan haberdar olabilirsiniz

Sinek Valesi | Texting Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin